Türkiye Aydın Gençler Vakfı () Başkanı Mirkan Aydın, Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025 araştırmasının sonuçlarının Türkiye için oldukça sevindirici olduğunu ifade etti. Aydın, OECD tarafından 91 ülkenin katılımıyla gerçekleştirilen bu araştırmanın, Türkiye'nin fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarında önemli bir gelişim kaydettiğini belirtti.

Türkiye'nin Başarıları

Aydın, PISA 2022 ile PISA 2025 arasındaki karşılaştırmalarda Türkiye'nin güçlü bir şekilde ayrıştığını vurguladı. Fen bilimleri alanında puanlarını 18 artırarak 494'e, okuma becerilerinde 16 puanlık artışla 472'ye ve matematikte 9 puanlık artışla 462'ye ulaştıklarını açıkladı. Bu sonuçlarla Türkiye, OECD ortalamalarının üzerinde bir performans sergiledi. Aydın, Türkiye'nin bu başarılarının eğitim sisteminin geleceği açısından kıymetli olduğunu vurguladı.

Uluslararası Sıralamadaki İlerleme

Aydın, araştırmaya katılan 91 ülke arasında Türkiye'nin fen bilimlerinde 34'üncülükten 19'unculuğa, okuma becerilerinde 36'ncılıktan 18'inciliğe ve matematikte 39'unculuktan 28'inciliğe yükseldiğini aktardı. Bu durum, Türkiye'nin sistemleri arasındaki konumunu güçlendirdiğini gösteriyor. Aydın, Türkiye'nin bu başarıyı gösterebilen 8 ülkeden biri olduğunu belirtti.

Öğrenci Başarı Oranları

Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'de temel yeterlik düzeyine ulaşan öğrenci oranı fen bilimlerinde yüzde 80,5, okuma becerilerinde yüzde 75,9 ve matematikte yüzde 64,3 olarak belirlendi. Aydın, bu oranların OECD ortalamalarının üzerinde olduğunu ifade etti. Ayrıca, karmaşık problemleri analiz edebilen üst düzey öğrenci oranının fen bilimlerinde yüzde 7,4'e, okuma becerilerinde yüzde 4,2'ye ve matematikte ise yüzde 7,9'a ulaştığını kaydetti. Bu durum, Türkiye'nin eğitim sisteminin niteliğini artırdığını gösteriyor.

Eğitimde Eşitlik ve Başarı

Aydın, Türkiye'nin OECD bünyesinde hem temel yeterlik düzeyinin altında kalan öğrenci oranını azaltırken, üst düzey performans gösteren öğrenci oranını artırabilen iki ülkeden biri olduğunu belirtti. Bu durum, eğitim sisteminin gelişiminin niteliğini gösteriyor. Türkiye, PISA 2025 verilerine göre, öğrencilerin ekonomik, sosyal ve kültürel durumlarının fen bilimleri başarısını açıklama oranının yüzde 10,4 olduğunu ifade etti. Bu oranın OECD ortalamasının altında kalması, sosyoekonomik faktörlerin öğrencilerimizin başarısı üzerindeki etkisinin görece daha sınırlı olduğunu gösteriyor.

Gelecek Hedefleri

Aydın, Türkiye'nin eğitimde ulaştığı başarıyı kutlamakla birlikte, daha ileri hedeflere ulaşmak için önemli bir sorumluluk taşıdığını ifade etti. Eğitimde sürdürülebilir başarı için matematik alanındaki gelişim ihtiyacına daha fazla odaklanılması gerektiğini belirtti. Ayrıca, öğrencilerin dijital becerilerinin artırılması ve temel yeterlik düzeyindeki öğrencilerin üst düzey düşünme becerilerinin geliştirilmesi için nitelikli adımlar atılması gerektiğini kaydetti. Aydın, Türkiye'nin eğitim politikalarının bilimsel veriler ışığında geliştirilmesini ve eğitimde fırsat eşitliğinin güçlendirilmesini son derece önemsediğini vurguladı.

Araştırmanın Diğer Bulguları

Aydın, araştırmanın günde 1-2 saat ev ödevi yapan öğrencilerin fen bilimlerinde daha yüksek başarı gösterdiğini, okulda eğlence amaçlı ekran kullanımının başarıyı olumsuz etkilediğini, okul dışındaki dengeli ekran kullanımının ise başarıyı desteklediğini ortaya koyduğunu aktardı. Ayrıca, zekanın çabayla geliştirilebileceğine inanan, gelişim odaklı zihniyete sahip öğrenci oranının Türkiye'de yüzde 71,5'e ulaştığını belirtti. Bu oran, OECD ortalamasının üzerinde bir değeri temsil ediyor.

Sonuç

Sonuç olarak, PISA 2025 araştırmasının verileri, Türkiye'nin eğitim sisteminin uluslararası alanda daha güçlü bir konuma geldiğini göstermektedir. Aydın, Türkiye'nin eğitimdeki bu olumlu gelişmelerinin, öğretmenlerin özverisi, öğrencilerin çabaları ve eğitime yapılan altyapı yatırımlarının bir sonucu olduğunu ifade etti. Türkiye'nin eğitimdeki bu yükselişinin, sadece bir geçici başarı olmadığını, uzun vadeli ve istikrarlı bir gelişimi yansıttığını belirtti. Eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmeye yönelik çalışmaların önemini bir kez daha vurguladı.