Bacaklardaki toplardamarların genişlemesiyle ortaya çıkan varis, estetik bir sorun olmanın ötesinde, ilerleyici bir damar hastalığıdır. Tedavi edilmediği takdirde, pıhtılaşma, ciltte renk değişikliği ve kapanmayan yaralar gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Ufuk Üniversitesi Dr. Rıdvan Ege Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Çetin Murat Songur ile TOBB ETÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Kardiyoloji Kliniğinden Op. Dr. Cemal Aslan, varisin oluşum nedenleri, risk faktörleri, tedavi yöntemleri ve korunma yolları hakkında önemli bilgiler sundu.
Varisin Nedenleri ve Risk Faktörleri
Prof. Dr. Çetin Murat Songur, varisin, bacaklardaki toplardamarların kanı kalbe taşırken, yer çekiminin etkisiyle geriye doğru kaçması sonucu oluştuğunu belirtti. Uzun süre ayakta kalan meslek gruplarında, özellikle kuaförler, sağlık çalışanları ve öğretmenlerin varis hastalığına daha sık yakalandığını ifade etti. Ayrıca, genetik yatkınlık, ani kilo alımı, ailede varis öyküsü ve kadınlarda gebelik sayısının artması gibi faktörler de varis oluşumunda önemli risk faktörleri arasında yer alıyor.
Varisin İlerlemesi ve Sonuçları
Varis, ilerleyici bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Songur, tedavi edilmediğinde hastalığın daha ileri aşamalara geçebileceğini vurguladı. İlerleyen dönemlerde açık cerrahi müdahale gerekebileceğini belirten Songur, genişlemiş toplardamarların içinde pıhtılaşmalar oluşabileceğini ve tedavi edilmezse ayakta kapanmayan yaralara, en kötü durumda ise bacak kaybına yol açabileceğini ifade etti. Bu nedenle, varisin ciddiye alınması gereken bir sağlık sorunu olduğunu söyledi.
Tedavi Yöntemleri
Günümüzde varisin tedavisinde seçeneklerin arttığını belirten Prof. Dr. Songur, lazer ve radyofrekans gibi kapalı yöntemlerin de kullanıldığını aktardı. Dışarıdan görülen ince varislerde köpük tedavisinin uygulanabileceğini söyleyen Songur, işlem öncesinde renkli doppler ultrasonografi ile damarların değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Derindeki toplardamarlarda bir kaçak varsa, öncelikle bunun düzeltilmesi gerektiğini ifade eden Songur, altta yatan sorun giderildikten sonra kozmetik amaçlı köpük tedavisinin olumlu sonuçlar verebileceğini belirtti.
Kilo Kontrolü ve Egzersiz
Varis hastalarında tedavi sürecinin yanı sıra kilo kontrolünün de önemli olduğunu ifade eden Songur, kilo verildiğinde damar çapında ve şikayetlerde rahatlama sağlandığını anlattı. Ayrıca, bacak kaslarını güçlendiren egzersizlerin toplardamar dolaşımına katkı sağladığını belirterek, yürüyüş, bisiklet ve yüzme gibi aktiviteleri önerdi.
Varisin Önemi ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
TOBB ETÜ Tıp Fakültesi Kardiyoloji Kliniğinden Op. Dr. Cemal Aslan, varisin bacaklardaki toplardamar sisteminin bir hastalığı olduğunu ifade etti. Variste en önemli risk faktörlerinden birinin genetik yatkınlık olduğunu belirten Aslan, uzun süre hareketsiz kalan kişilerde de hastalığın daha sık görülebildiğini söyledi. Varisin soğuk havalarda azaldığını ancak sıcak havalarda toplardamardaki genişlemelerin şikayetleri artırdığını kaydetti. Aslan, varisin sadece estetik bir tedavi olarak görülmemesi gerektiğini, çünkü bir damar hastalığı olduğunu vurguladı. Düzenli yürüyüş ve yüzmenin bacak kaslarını güçlendirdiğini belirterek, uzun süre hareketsiz veya ayakta kalınmamasını önerdi. Varis hastalarının, belirtilerini göz ardı etmemesi ve tedavi için bir uzmana başvurması gerektiğini ifade etti. Varis, ilerleyen bir hastalık olarak hayat konforunu etkileyebilir ve tedavi edilmediği takdirde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle, varis hastalarının durumlarını ciddiye alması ve gerekli önlemleri alması büyük önem taşımaktadır.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.