Türkiye’nin OECD tarafından açıklanan 2025 sonuçları, matematik, fen ve okuma alanlarında 2022’ye göre artış göstermesiyle camiasında tartışmalara yol açtı. Ülkenin üç alanda birden yükselmesi olumlu bir gelişme olarak değerlendirilse de, sınava katılan öğrencilerin önceden PISA’ya özel hazırlanıp hazırlanmadığı sorusu gündeme geldi. PISA’nın temel amacı, ülkelerin eğitim sistemlerinin mevcut durumunu ölçmek ve öğrencilerin bilgi ve becerilerini karşılaştırmalı olarak değerlendirmektir. Ancak bazı eğitim uzmanları ve ’nda daha önce görev yapmış kişiler, Türkiye’de sınava seçilen öğrencilere yönelik özel çalışmalar yapıldığını öne sürdü.

Özel Eğitim Tartışmaları

Prof. Dr. Erhan Erkut, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, PISA’ya girecek öğrencilerin özel bir eğitimden geçirilmemesi gerektiğini vurguladı. Erkut, sınavın amacının ülkedeki eğitim sisteminin durumunu yansıtmak olduğunu belirtti. Ayrıca, Türkiye’den seçilen öğrencilerin bir kısmına sınav öncesinde özel program uygulandığını savundu. Bazı okulların bu çalışmalara dair bilgileri kendi internet sitelerinde yayımladığını ifade eden Erkut, bu uygulamaların PISA’nın ölçme amacına ilişkin soru işaretleri doğurduğunu dile getirdi.

MEB Eski Daire Başkanının Görüşleri

Tartışmaya katılan bir diğer isim ise MEB’de geçmişte Yönetimi Değerlendirme ve Geliştirme Daire Başkanlığı görevini üstlenmiş Dr. Kadir Çetin oldu. Çetin, PISA süreçlerinde öğrencilerin sınava özel hazırlandığını belirterek, bunun yalnızca 2025’e özgü olmadığını ifade etti. 2018 ve 2022 yıllarında da benzer uygulamalara tanıklık ettiğini söyleyen Çetin, 2025’teki hazırlıkların daha yoğun bir şekilde yürütüldüğünü savundu. PISA’nın eğitim sistemine ilişkin “ayna” işlevi görmesi gerektiğini belirten Çetin, yapılmasının sınavın temsil niteliğini zedelediğini ileri sürdü.

Öğrencilerin Özel Hazırlık Programları

Çetin, PISA 2025 öncesinde öğrencilerin özel hazırlık programlarına alındığını iddia etti. Bazı okulların internet sitelerinde bu çalışmalara dair duyurular yayımladığını, ancak daha sonra bu içeriklerin kaldırıldığını öne sürdü. Bu programların yalnızca ve öğretmenlere yönelik bilgilendirme toplantısı olarak gösterildiğini, fakat toplantıların öncesinde daha kapsamlı bir hazırlık süreci yürütüldüğünü savundu. Çetin, bu sürecin yaklaşık bir haftalık bir hazırlık dönemini içerdiğini belirtti.

Geçmişteki Uygulamalar

Çetin, bu tür uygulamaların ilk kez 2025’te hayata geçirilmediğini vurguladı. 2018 ve 2022 yıllarında da özel hazırlıkların yapıldığına bizzat tanıklık ettiğini söyleyen Çetin, önceki dönemlerde aynı ölçüde bir başarı elde edilemediğini ifade etti. 2025’teki hazırlık çalışmalarının daha kapsamlı olmasının sebebinin, geçmiş PISA sonuçlarının kamuoyunda daha fazla tartışılması olduğunu belirtti. Çetin, Türkiye’nin 2025 sonuçlarındaki yükselişin tamamen yapılan özel hazırlıklarla ilgili olduğunu değerlendirdi.

Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesinin İncelemesi

İstanbul Aydın Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Devrim Akgündüz, PISA 2025 sonuçlarının ne kadar organik olduğunu sorgulayan bir çalışma yayımladı. Akgündüz, MEB’in merkezi belgeleri ile PISA’ya seçilen okulların resmi internet sitelerinde yayımlanan belgeleri birlikte değerlendirdi. İncelemede bazı okullardaki çalışmaların yalnızca sınavın tarihi, süresi ve teknik işleyişine dair bilgilendirmelerle sınırlı kalmadığı aktarıldı. Çalışmalarda geçmiş PISA sorularının çözülmesi, e-İzleme üzerinden alıştırmalar yapılması ve motivasyon çalışmalarının yer aldığı belirtildi.

Seçilen Öğrenciler Üzerine Özel Çalışmalar

Akgündüz’ün incelemesinde, Adana’daki Mehmet Özöncel Anadolu Lisesi’nin çalışma planı da yer aldı. Bu planda doğrudan “PISA için seçilen 42 öğrenci” ifadesinin kullanıldığı belirtildi. Öğrencilere mart ayının ilk iki haftasında geçmiş PISA sorularının çözdürülmesi ve ardından e-İzleme içeriklerinin bilgisayar üzerinden uygulanmasının planlandığı aktarıldı. Benzer çalışmaların farklı okullarda da gerçekleştirildiği ifade edildi. Akgündüz’ün çalışmasına göre bazı hazırlık programları yaklaşık altı haftaya yayıldı.

MEB’in Hazırlık Materyalleri

Akgündüz, MEB tarafından hazırlanan merkezi materyallerin de tartışmanın bir diğer boyutunu oluşturduğunu belirtti. MEB’in hazırlık sunumlarında öğrencilere PISA’da kullanılan soru türleri hakkında örnek sorular üzerinden çalışma yapılmasının önerildiği ifade edildi. Sunumda yer alan “Hangi soru türlerine nasıl cevap verirsem tam puan alırım?” başlığı dikkat çekici bulunarak, bu tür çalışmaların genel sınav bilgilendirmesi ile doğrudan sınav performansını artırmaya yönelik hazırlık arasındaki sınırı tartışmaya açtığını ifade etti.

Sonuçlar ve Temsil Niteliği

Çetin, seçilen öğrenci ve okullara özel hazırlık yapılmasının PISA’nın temsil niteliğini zedeleyeceğini savundu. PISA’ya katılan öğrencilerin ülke genelindeki öğrencileri temsil etmesi gerektiğini belirten Çetin, özel hazırlık yapılması durumunda elde edilen sonuçların eğitim sisteminin doğal durumunu yansıtmayacağını ifade etti. Türkiye’nin PISA 2025 sonuçlarındaki üç temel alanda yaşanan yükseliş, yalnızca puan artışı üzerinden değil, sınava katılan öğrencilerin seçimi ve sınav öncesindeki hazırlık süreçleri açısından da tartışılmaya başlandı.