Milli Bakanı , 2025 sonuçlarına dair önemli açıklamalarda bulunarak, Türkiye'nin eğitim alanındaki hedeflerini belirtti. Gelecek PISA araştırmalarında Türkiye'nin, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkeleri arasında ilk 5'e girmeyi amaçladığını vurguladı. Bu hedefe ulaşmanın kalıcı hale getirilmesi gerektiğini ifade eden Tekin, Slovakya'nın başkenti Bratislava'da gazetecilere yaptığı açıklamalarda, Türkiye'nin eğitim sisteminin daha iyi bir noktaya ulaşması için atılması gereken adımları sıraladı.

Eğitimde Vasıta Olarak Dershaneler

Tekin, Türkiye'de eğitim sisteminin başarılı olabilmesi için eğitimin üzerindeki vesayet çemberinin kırılması gerektiğini belirtti. 2013 yılında dershanelerin kapatılması sürecinin başlangıcında, eğitimdeki manipülasyonların önüne geçilmesi gerektiğini ifade etti. O dönemde dershanelerin eğitim sistemine olan etkilerine dikkat çeken Tekin, dershanelerin sunduğu eğitim programlarının Milli Eğitim müfredatıyla uyumlu hale getirilmesi gerektiğini savundu. Bu bağlamda, dershanelerin eğitimdeki rolü ve etkisi üzerine yapılan tartışmalara da değindi. Eğitimdeki bu değişimlerin, Türkiye'nin uluslararası başarılarını artırmak için kritik öneme sahip olduğunu belirtti.

Eğitimde Kalite ve Öğretmen Nitelikleri

Bakan Tekin, OECD Eğitim ve Beceri Direktörü Andreas Schleicher ile yaptığı toplantıda, Türkiye'nin eğitimdeki olağanüstü sıçramasını diğer ülkelere anlatma görevi aldığını söyledi. Eğitim ortamının iyileştirilmesi için atılan adımların, başarıyı artıracağını ifade eden Tekin, öğretmenlerin ders saatlerinin artırılması gerektiğini belirtti. Ancak müfredatın yoğunluğunun öğretmenlerin dersleri yeterince etkili bir şekilde anlatmalarını engellediğini dile getirdi. Öğretmenlerin karşılaştığı zorluklara dikkat çekerken, eğitimdeki bu sorunların çözülmesi için gerekli adımların atılması gerektiğini vurguladı.

PISA Araştırması ve Öğrenci Seçimi

PISA 2025 araştırmasında örnekleminin belirlenmesi konusunda OECD'ye yalnızca okul türlerine göre öğrenci sayılarını verdiklerini söyleyen Tekin, okulların seçiminin tamamen OECD tarafından yapıldığını vurguladı. Ayrıca, özel okulların da araştırmada yer aldığını belirtti. Bu durum, Türkiye'nin eğitim sisteminin uluslararası düzeydeki değerlendirmelerinin daha objektif bir şekilde yapılmasını sağlamak amacıyla önemli bir adım olarak değerlendirildi.

Ailelerin Eğitime Katılımı

Tekin, ailelerin eğitim süreçlerine daha fazla dahil edilmesi gerektiğini ifade etti. Öğretmenlerin, ailelerle iş birliği yaparak çocukların akademik başarısını artırmak için etkinlikler düzenlemesi gerektiğini söyledi. Bu bağlamda, yeni bir programın başlatıldığını ve bunun akademik başarıyı destekleyeceğini belirtti. Ailelerin eğitim süreçlerine katılımının artırılması, öğrencilerin başarısını olumlu yönde etkileyecek bir faktör olarak öne çıkıyor.

Sınavların Eğitim Üzerindeki Etkisi

Sınavların eğitim sistemine olan etkisini de değerlendiren Tekin, ölçme ve değerlendirme mekanizmasının iyileştirilmesi gerektiğini ifade etti. Öğrencilerin sınav pratiğinin, eğitim sistemini etkilediğini belirten Tekin, sınavla öğrenci alan ortaöğretim kurumlarının sayısının azaltılması gerektiğini vurguladı. Eğitimdeki bu baskının azaltılması, öğrencilerin daha sağlıklı bir öğrenme süreci geçirmelerine katkı sağlayacak.

Eğitim ve Ekonomik Kalkınma İlişkisi

Tekin, eğitimde niteliğin artırılması ile ekonomik kalkınma arasında sıkı bir bağ olduğunu belirtti. OECD'nin eğitimdeki kaliteyi artırma çabasının, ekonomik kalkınma açısından da önemli olduğunu ifade etti. Eğitimdeki başarıların, milli gelire katkı sağlayacağını vurguladı. Eğitimdeki bu gelişmelerin, ülkenin ekonomik büyümesine olumlu yönde katkı sağlaması bekleniyor.

Eğitimde Olumsuz Algılar

Bakan Tekin, PISA 2025 sonuçlarında Türkiye'nin "güvende hissetme" oranının OECD ortalamasının altında kaldığını belirtti. Bu durumun, araştırmanın yapıldığı dönemdeki sosyal olaylarla ilgili olduğunu ifade etti. Ayrıca, sosyal medya ve siber zorbalığın öğrencilerin kendilerini güvende hissetmemeleri üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Eğitimdeki bu olumsuz algıların giderilmesi için gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini belirtti.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli

Son olarak, Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile müfredatın bilgi vermekten ziyade bilgiyi beceriye dönüştürmeyi hedeflediğini belirtti. Bu modelin, uluslararası eğitim raporlarına uygun olduğunu ve bir sonraki PISA uygulamasında daha başarılı sonuçlar elde edilmesini sağlayacağını düşündüğünü ifade etti. Eğitim sisteminin bu yeni modelle birlikte daha etkili hale geleceği öngörülüyor. Tekin, PISA 2025 sonuçlarının açıklanmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile iletişim kurup kurmadığının sorulması üzerine, sonuçları kendisine arz ettiğini ve Erdoğan'ın maarif ailesini tebrik ettiğini söyledi. Bu sonuçların ekip çalışmasının payının olup olmadığına ilişkin soru üzerine Tekin, eğitim camiasının sonuçlarda büyük katkısı olduğunu, başarının ekip ruhuyla geldiğini ifade etti. Bakan Tekin, bir sonraki PISA araştırmasının ise 2029'da yapılacağını bildirdi.