İstanbul'da devam eden "İmamoğlu çıkar amaçlı " davasının 80. duruşması, 51'i tutuklu toplam 414 sanığın yargılandığı bir ortamda gerçekleştiriliyor. , İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılıyor. Duruşmanın en önemli noktalarından biri, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınması. Bu kapsamda, Medya AŞ İç Yapımlar Koordinatörü Nazlı Dalar, duruşmada yaptı.

Dalar, teknik ekipteki kameraman, muhabir ve yönetmen arkadaşlarıyla birlikte İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) projeleri ve kültürel mekanlarda saha çekimleri yaptıklarını ifade etti. İddianamede yer alan reklam alanları, izinler ve ihale süreçleri hakkında herhangi bir görev veya bilgi sahibi olmadığını belirten Dalar, karar alma yetkisinin de bulunmadığını vurguladı. Dalar, iddianamede kendisine yöneltilen suçlamaları reddederek, hiçbir zaman satın alma departmanında çalışmadığını ve bu süreçlerde yer almadığını savundu. Ayrıca, böyle bir örgütün oluşumuna da şahit olmadığını dile getirdi.

Mete Sarısaltun'un Savunması

Tutuksuz sanık şirket muhasebecisi Mete Sarısaltun, iddianamede yer alan bir eylemde "rüşvet"le suçlandığını belirtti. Sarısaltun, yalnızca muhasebeci olarak çalıştığını ve bu eylemle ilgili herhangi bir bağlantısının olmadığını savundu. Yıllardır şirketlerin muhasebe işlerini takip ederek geçimini sağladığını ifade eden Sarısaltun, anlatılan mekanizmanın neresinde yer aldığını anlamadığını söyleyerek, beraatini istedi. Sarısaltun, "Benim bu eylem kapsamında yer almamın tek dayanağı ise muhasebeci olarak çalıştığım şirket adına imzalanmış olduğu savunulan sözleşmenin bulunması iddiasıdır. Ben sadece bir muhasebeciyim." ifadelerini kullandı.

Cem Çelik'in İfadesi

Tutuksuz sanık iş insanı Cem Çelik, herhangi bir örgüte finansman sağlamadığını öne sürdü. Dijital Deneyim Müzesi inşaatının giderlerini karşılayan ve alacaklarını tahsil edemediği için hukuki yollara başvuran taraf olduğunu belirtti. Çelik, müzenin inşaat maliyetinin abartılı gösterildiğini düşündüğünü ve bu konuyu savcılık ifadelerinde de dile getirdiğini aktardı. Ayrıca, müze ile ilgili sözleşmelerin imzalandığını ve kendisine ödeme yapılmadığını belirtti. Çelik, "Müzenin gerçek inşaat maliyetinin olduğundan yüksek ve abartılı gösterilmesine yol açtığı düşüncesindeyim. Bu durum, müze ile aynı zamanda yapılan iletişim binasının yapımının incelenmesiyle bilirkişi tarafından ortaya konulabilir." dedi.

Çelik, kendisine yapılan ödemelerin gerçekleşmemesi halinde sözleşmelerin feshedilebileceğinin kendisine söylendiğini ve bu nedenle 12 milyon 687 bin liralık ödeme yaptığını ifade etti. Faturalarda etkinlik, billboard basımı ve baskı kalemlerinin bulunduğunu belirten Çelik, bu paraların reklam için kullanılmadığını öğrendiklerini ve bu konuda savcılığa başvurduklarını söyledi.

Sözleşme ve Ödemeler Üzerine

Çelik, "Bahse konu alımların bizim yaptığımız ve 23 Şubat'ta bitirdiğimiz Dijital Deneyim Müzesi ile hiçbir ilgisi yoktur. İşin başlangıcında sözlü taahhütler ve yazışmalar vardı. Müze tamamlanıp açıldıktan ve bilet satışları başladıktan sonra taahhüt edilen yüzde 40 oranını içeren sözleşmenin imzalanması için ısrar ettim. Gönderilen metinde hasılat payının yüzde 31 olduğunu ve sözleşme tarihinin 15 Ocak 2024 tarihi yazıldığını gördüm. Yüzde 31 oranını kabul etmeyeceğimi söyledim." beyanında bulundu. Çelik, kendisine ödeme yapılmayınca hukuki süreçlere başvurduğunu, kendilerine inşaat maliyetleri ile ziyaretçilerden elde edilen gelirden de bir kuruş pay ödenmediğini söyledi. Kültür AŞ ile hukuki ihtilaflarının operasyonlardan aylar önce başladığını anlatan Çelik, şunları kaydetti: "Dijital Deneyim Müzesi nedeniyle şirketime ve şahsıma inşaat bedeli ya da hasılat payı olarak ödeme yapılmadığını beyan ediyorum. Bu proje için bedeli karşılanmayan harcamalarımız yaklaşık 30 milyon lira düzeyindedir. 2024 yılı başında Murat Abbas, Dijital Deneyim Müzesi, Şerefiye Sarnıcı ve Panorama 1453 Müzesi için reklam ve etkinlikler yapılacağını, paylaşım oranları gereği bize 10 milyon lira düştüğünü bildirdi. Önceki reklam çalışmalarının Kültür AŞ ve Medya AŞ tarafından çok daha düşük bedellerle yapıldığını belirterek bu talebe karşı çıktım. Murat Abbas, bunun yukarıdan istendiğini söyledi. Kimi kastettiğini sorduğumda da Murat Ongun'un talimatı olduğunu belirtti."

Savcının Soruları ve Çelik'in Cevapları

Cumhuriyet savcısının, "Ne kadarlık bir imalat yaptınız?" sorusu üzerine sanık Çelik, "Yaklaşık 30 milyonu buldu." diye cevap verdi. Bunun üzerine savcının, "Daha sonra bu imalatın akıbeti ne oldu?" şeklindeki sorusuna Çelik, şu yanıtı verdi: "Biz talep ettik. Daha doğrusu sözleşmenin şartlarına göre biz bu işlemi yaptık fakat daha sonrasında sözleşmenin şartlarına mevzuat gereği inşaatta yaptığım harcamaları koyamayacaklarını, dolayısıyla bu orana yansıtamayacaklarını ve sadece içeriklerim ve yazılımlarımın bedellerini dahil edebileceklerini söylediler. Zaten kendileriyle de 'Peki ben bu inşaat harcamalarını nasıl alacağım?' diye defalarca toplantı yaptık hatta bu toplantıların birkaçını Murat Ongun'la İştirakler Daire Başkanı'nın ofisinde de devam ettirdik."

Sanık Çelik, savcının, "Murat Ongun'un Kültür AŞ'de bir yetkisi var mı peki? O süreçlere dahil olma aşamasında hangi sıfatla katıldı toplantılara?" sorusu üzerine de "Bizim bildiğimiz Murat Bey, her zaman işte Başkan'ın yanındaki ikinci adam ya da sağ kolu gibi görünürdü. O yüzden de benim kalkıp 'Murat Bey, bu toplantıda ne arıyor?' sorusunu sorma hakkım olacak bir durum değildi." cevabını verdi. Savcının, inşaat ihale sürecini sorması üzerine sanık Çelik, şunları söyledi: "Yaptıkları ihale tamamıyla Dijital Deneyim Müzesi ile bitişik olan İletişim Koordinatörlüğü binasının inşaatının ve içerideki dekorasyon ve mobilya işlerinin ihalesiydi. Onu Kültür AŞ üzerinden Dijital Deneyim Müzesi'nin ihalesi olarak yedirdiler ve bütün giderleri buraya yansıttılar. Zaten Sayıştayın da denetiminde çıkan sonuç, normal maliyetlerin müzenin çok üstünde gözükmesinin sebebi de budur. Kültür AŞ ve bizim yaptığımız müzede bu özellikle son ihaleyle beraber, basında ve suçlamada gözüken işte kamu zararının asıl sebebi o tarafta yapılan ihaledir."

Sanık Çelik, savcının "Yani sizin yaptığınız Dijital Deneyim Müzesi binasının giderlerini karşılamak için rakam anlamında orayı yüksek mi gösterdiler?" sorusuna da "Benim tahminim böyle çünkü o yapılan ihalenin, bizim inşaatını yaptığımız Dijital Deneyim Müzesi'nin inşaatına hiçbir şekilde harcanmadığını biliyorum." şeklinde cevap verdi. Duruşma, sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor. Duruşma sürecinin ilerleyen günlerde nasıl şekilleneceği merakla bekleniyor.