İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yürütülen "İmamoğlu çıkar amaçlı " davasının 79. duruşması, 51'i tutuklu toplam 414 sanığın yargılandığı bir davada devam ediyor. Duruşma, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda gerçekleştiriliyor ve tutuksuz sanıkların savunmaları alınmakta.

Orçun Muhittin Yılmaz'ın Savunması

Duruşmada ilk olarak Orçun Muhittin Yılmaz söz aldı. Yılmaz, Ekrem İmamoğlu ve diğer sanıklarla birlikte Beylikdüzü Belediyesi'nde çalıştığı ve iş insanlarından para talep ettiği yönündeki suçlamaları reddetti. Yılmaz, hayatı boyunca hiçbir kamu kurumunda çalışmadığını ve suçlamaların isim karışıklığından kaynaklandığını ifade etti. İddianamede, 2019 ile 2025 yılları arasında 3 eylemden sorumlu tutulduğunu belirten Yılmaz, "Soruşturma konusu 2019 ile 2025 arasında. Sonradan yaptığımız incelemede 7-8 tane ihaleye girilmiş. İddianamede benim şirketimi Emrah Bağdatlı'ya kullandırdığımla ilgili bir suçlama var. Şirketini kullandıran bir insan, 2019'dan 2025'e kadar 7 tane mi ihaleye girer?" ifadesini kullandı. Bu durumun kendisini zor durumda bıraktığını vurguladı.

Cengiz Özkarabekir'in Savunması

Bir diğer tutuksuz sanık olan Cengiz Özkarabekir, savunmasında kendisi hakkında dolandırıcılık ve ihaleler üzerinden zenginleşme iddialarının bulunduğunu belirtti. İstanbul Kültür AŞ'de genel müdür danışmanı olarak 28 Ağustos 2019'da işe başladığını ve 30 Eylül 2022'de emekli olduğunu, ardından İBB Yayınlar Koordinatörü olarak görevine devam ettiğini ifade etti. Özkarabekir, "Kültür ve sanatı zenginleştirmekten başka bir şey yapmadım. Hiçbir mal varlığım yoktur, paraya pula değer vermem, eserlere değer veririm. İddianamede firma yetkisi olarak adım geçiyor, belgesiz bir suç uydurma var hakkımda." şeklinde konuştu. Bu iddiaların tamamen asılsız olduğunu savundu.

Bünyamin Durukan'ın İddiaları

Tutuksuz sanık iş insanı Bünyamin Durukan, kendisinin bir kamu görevlisine çıkar sağlamak isteyen biri olmadığını öne sürdü. Durukan, 32-33 yıldır peyzaj sektöründe çalıştığını ve Ağaç AŞ'den alacaklarını tahsil etmek için para istendiğini iddia etti. "Uzun yıllardır peyzaj sektöründe çalışmaktayım, yaklaşık 32-33 yıldır. Ağaç AŞ'de 15 yıllık bir ticari hayatım vardı. 2024 yılı seçimlerinden önce Ağaç AŞ'ye yaklaşık 25-30 milyon liralık bitki vermiştim. Bu dönemde döviz hareketleri, ithalatların karşılığı ödemeler, işçi ödemeleri ve şirket masraflarından dolayı çok zora düştüm." diyen Durukan, bu süreçte alacaklarının tahsilatı için sürekli para talep ettiğini ifade etti.

Durukan, Ümit Polat ile yaptığı görüşmelerde, ekonomik sıkıntısını anlattığını ve Polat'ın kendisine 30 bin dolar hazırlaması gerektiğini söylediğini belirtti. "Ben de kendisine zaten ekonomik olarak çok zor durumda olduğumu, bu parayı nasıl vereceğimi söyledim. Buna rağmen seçimden hemen önce, cuma günüydü, hesabıma 1,5 milyon lira Ağaç AŞ'den para geldi." şeklinde konuştu. Bu durumun kendisini daha da zor durumda bıraktığını ifade etti.

Fikret Baydemir'in Savunması

Tutuksuz sanıklardan iş insanı Fikret Baydemir, rüşvet veren değil, alacağını tahsil etmeye çalışırken kendisinden para istenen biri olduğunu savundu. Baydemir, 2024 yılı Şubat ayında Ağaç AŞ'den yaklaşık 7 milyon lira alacağının biriktiğini belirterek, "O dönemde ciddi şekilde nakit sıkıntısı yaşıyordum ve ödemelerim aksıyordu. Bu nedenle alacağımı tahsil edebilmek için Satın Alma Müdürü Ümit Polat ile görüştüm. Ümit Polat, ödemelerin Ali Sukas (sanık) tarafından yapıldığını söyleyerek beni onun yanına yönlendirdi." dedi. Baydemir, Ali Sukas ile yaptığı görüşmede, kendisinden 1 milyon lira ödeme talep edildiğini ifade etti. "Çünkü söz konusu para zaten sattığım mallardan doğmuş olan kendi alacağımdı. Ben yeni bir ihale veya hak etmediğim bir menfaat istemiyordum. Kendi alacağımı tahsil etmeye çalışıyordum." diyerek durumu açıkladı.

Baydemir, Ali Sukas ile yaptığı görüşmelerin ardından, kendisinden istenen paranın, kendi alacağını tahsil etmek için gerekli olduğunu düşündüğünü belirtti. "Ertesi gün şirketinin hesabına 3 milyon lira ödeme yapıldığını söyleyen Baydemir, "Ancak içeride hala yüksek miktarda alacağım vardı ve acil ödemelerimi yapmak zorundaydım. Benden istenen parayı vermek istemiyordum fakat kalan alacağımın ödenmeyeceği veya ödemelerin geciktirileceği endişesini taşıyordum." dedi. Bu nedenle istenen tutarın yarısını hazırladığını ve birkaç gün sonra parayı Ali Sukas'ın makamına götürdüğünü ifade etti.

Baydemir, "Bunun dışında herhangi bir ödeme yapmadım." diyerek, tek amacının ödenmesi gereken ticari alacağını tahsil etmek olduğunu vurguladı. Duruşma, bu ifadelerin ardından devam etmektedir. Duruşmada sanıkların savunmaları dinlenmeye devam ediyor ve ilerleyen günlerde duruşmanın sonuçları merakla bekleniyor. Mahkeme, davanın seyrine göre yeni duruşma tarihleri belirleyecek.