İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen "İmamoğlu çıkar amaçlı " davasının 79. duruşması, 10 Eylül 2026 tarihinde başladı. Bu davada toplamda 51'i tutuklu olmak üzere 414 sanık yargılanıyor. Duruşmaya, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun ve avukat Mehmet Pehlivan gibi önemli isimlerin de aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı. Ayrıca, bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları da duruşmada hazır bulundu.

Duruşma salonunda sanıkların yakınları da izleyici olarak yer aldı. Duruşmaya katılan Yeni Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, Ekrem İmamoğlu'nun duruşmadan çıkarıldığı gün gösterdiği tepkiye karşılık olarak salondan çıkarılmak istendi. Özçağdaş, bu duruma itiraz edince duruşma başlatılamadı. Ancak Özçağdaş'ın bir süre sonra salondan ayrılmasının ardından duruşma devam etti.

İddianame ve Suçlamalar

Duruşmada, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam ediliyor. İddianame, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanmış olup, çeşitli bakanlıklar ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi, "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer almakta. İddianamede toplamda 407 kişi "sanık" olarak belirtiliyor; bunlardan 16 kişi "müşteki", 7'si firari ve 5'i "müşteki sanık" konumunda.

İddianamede, suç örgütünün 2014 yılından bugüne kadar gerçekleştirdiği faaliyetler ayrıntılı bir şekilde anlatılmakta. Örgüt elebaşı olarak Ekrem İmamoğlu'nun, yöneticiler olarak ise Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ve firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun isimleri geçiyor. İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun toplamda 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Diğer Sanıkların Durumu

Diğer sanıklar için de çeşitli suçlamalardan uzun hapis cezası isteniyor. Örneğin, Fatih Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma" ve "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" gibi suçlardan toplamda 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. Murat Ongun'un ise "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması isteniyor.

Adem Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. Murat Gülibrahimoğlu'nun ise "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet" ve "Orman Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor. Hüseyin Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep ediliyor.

Birleşen Dosyalar ve Tahliyeler

Duruşma sürecinde, birleşen dosyalarla birlikte toplam 59 sanığın tahliye edilmesiyle davada 51 bulunuyor. Duruşmanın devamında, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına ve diğer işlemlere devam edileceği belirtildi. Bu , İstanbul'daki yerel yönetimlerin işleyişi ve yargı süreci açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Duruşmanın ilerleyen günlerinde, sanıkların ifadeleri ve kararları merakla bekleniyor.

Duruşmanın Geleceği

Duruşmanın ilerleyen günlerinde, sanıkların ifadeleri alınmaya devam edilecek. Ayrıca, iddianamede yer alan suçlamaların detayları ve sanıkların savunmaları, mahkeme tarafından değerlendirilecek. Bu süreç, hem yargı süreci hem de İstanbul'daki yerel yönetimlerin geleceği açısından kritik bir öneme sahip. Duruşmanın sonuçları, kamuoyunda geniş yankı uyandıracak ve siyasi tartışmalara yol açacaktır. İddianameye göre, suç örgütünün faaliyetleri ve sanıkların rolleri, İstanbul'un yönetiminde önemli bir etki yaratmıştır. Bu nedenle, duruşmanın sonuçları, hem hukuki hem de siyasi açıdan büyük bir önem taşımaktadır.