Hasan Basri Yalçın, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılı dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu. Yalçın, bu darbenin Türkiye'nin siyasi tarihindeki önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek, "1980 darbesi 12 Eylül'de gerçekleşti, burada bir trajedi yaşandı ve bu durum sadece o günle sınırlı kalmadı. O trajedi, sonrasında ülkenin gelişmesini, insan hakları açısından ilerleme kaydedilmesini ve demokratik kurumsallaşmasını engelleyen bir atmosfer yarattı." ifadesini kullandı.
Yalçın, Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasi tarihini kaleme alacak olsanız, darbe hikayeleri üzerinden yazılacak çok şey olduğunu vurguladı. Bu durumun ülke ve millet adına üzüntü verici bir gerçek olduğunu ifade eden Yalçın, o dönemlerde sanki darbelerin her on yılda bir yaşanması gereken bir gerçeklik olarak algılandığını dile getirdi.
Darbelerin Etkisi
Yalçın, askeri darbeler sonrasında yapılan seçimlerde halkın yaşanan haksızlıklara karşı oy kullandığını, ancak yeni hükümetlerin her zaman bir darbe tehdidi altında çalışmak zorunda kaldığını belirtti. Bu durumun, Türkiye'de demokratik siyasetin sağlıklı bir şekilde gelişmesini engellediğini vurguladı. Yalçın, "Hükümetler, Demokles'in kılıcı gibi bir darbe ihtimaliyle çalışmak zorunda kalıyorlar." dedi.
Anayasa ve Vekalet
1980 darbesini gerçekleştirenlerin, hazırladıkları anayasa ile devlet üzerindeki kontrolü sürdürme amacı güttüğünü belirten Yalçın, bu durumun hukuksuzlukların karşılık bulabileceği endişesini doğurduğunu ifade etti. Yalçın, 1982 Anayasası'nın da vesayet mekanizmasını güçlendirdiğini ve bu durumun insan hakları ile demokrasinin gelişimini engellediğini söyledi.
Yalçın, "1980 darbesini yapanlar, öyle bir anayasa hazırlamışlar ki o anayasa kendilerinin hem devlet üzerindeki kontrolünü devam ettirmek hem de iktidardan uzaklaşsalar, darbe havası ülkeden çıksa bile kendilerini asla yargılanamayacak bir koruma kalkanı altına almayı tercih etmişler." diyerek, darbecilerin yaptıkları antidemokratik eylemlerin bir gün karşılık bulabileceğini bildiklerini ifade etti.
Vesayet Mekanizması
Yalçın, vesayet mekanizmasının, iktidarı muktedir olmaktan uzak tuttuğunu belirtti. Uzun yıllar boyunca Türkiye'de demokrasi ve insan haklarının gelişemediğini ifade eden Yalçın, bu durumun ekonomik büyümeyi de olumsuz etkilediğini vurguladı.
Yalçın, "Demokrasi ve insan hakları gelişmediğinde ülkenin ekonomik büyümesi, kalkınması da gerçekleşemez hale geliyor ve bir çıkmazın içerisinde sürekli patinaj yapan bir ülkeye dönüşmeye başlıyorsunuz." şeklinde konuştu.
Sivil Anayasa İhtiyacı
Yalçın, AK Parti'nin iktidara gelmesiyle birlikte vesayet odaklarıyla mücadele ettiğini, bu mücadelenin sonucunda Türkiye'nin artık darbelerle yönetilemeyecek bir ülke haline geldiğini söyledi. Sivil bir anayasaya ihtiyaç duyulduğunu ve bunun Türkiye'nin geleceği için önemli bir adım olacağını belirtti.
Yalçın, "1982 Anayasası'nı kurgulayanlar, devletin üzerindeki vesayet mekanizmasını sağlamlaştırmak için bu mekanizmayı kurdular. Anayasanın içerisinde sanki insan hakları, demokrasi, sosyal devlet hakları gibi meseleler geçiyormuş gibi gözükmesine rağmen her seferinde bir 'ama' ifadesi gelir, sonra sınırlandırmalarla karşı karşıya kalırsınız. Yani 1982 Anayasası sadece hükümeti, siyaseti sınırlandırmadı, toplumun üzerine de bir heyula gibi çöktü." dedi.
Yalçın, "Bugün sivil bir anayasayı konuşabiliyorsak verilen bu mücadelenin sayesindedir." diyerek, AK Parti'nin bu konudaki kararlılığını vurguladı.
Yalçın, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Türkiye Cumhuriyeti'nin bütün vatandaşlarının ve dünya kamuoyunun artık Türkiye'nin darbelerle ve vesayetle yönetilemeyecek bir ülke olduğunu gördüğünü ifade etti.
Sonuç ve Gelecek
Yalçın, "Bu, uzun yıllar verilen bir mücadelenin sonucunda milletiyle bütünleşmiş bir siyasi iktidarın aynı hedefe yürümesiyle gerçekleşti. Bugün darbelerle hesaplaşabiliyorsak, ülkemizde seçilmemişlerin ülkeye vesayet etmesini engelleyebiliyorsak, sandıktan çıkan bir iktidar ülkenin geleceğini, vatandaşının, milletinin geleceğini kurgulayabilir hale geldiyse bu, aslında bizim verdiğimiz yoğun bir mücadelenin sonucunda gerçekleşti." dedi.
Yalçın, 1980 darbesini gerçekleştirenlerin bu ülkenin mahkemelerinde hesap vermesini sağladıklarını da belirtti. Bu mücadelelerin sonucunda Türkiye'nin normal bir demokrasi ve insan hakları zeminine kavuşabildiğini dile getirdi.
Yalçın, "AK Parti'nin en önemli özelliklerinden bir tanesi, devlet-millet kucaklaşmasını sağlayan ve vesayeti aradan çıkartan bir mücadeleyi başarıya ulaştırmış olmasıdır." diyerek, Türkiye'nin katettiği mesafeye uygun bir sivil anayasayı yapabileceklerine inandıklarını ifade etti.
Yalçın, "Biz, Türkiye Cumhuriyeti'nin geldiği, katettiği mesafeye uygun bir sivil anayasayı yapabileceğimize inanıyoruz." diyerek, bu konudaki inancını yineledi.
Sonuç olarak, Yalçın, Türkiye'nin bütün bu vesayet mekanizmalarını ve darbe hikayelerini geride bırakmayı başardığını ve Cumhurbaşkanının öncülüğünde uzun yıllar boyunca verilmiş bir mücadelenin bu başarıyı sağladığını ifade etti. Bu mücadele, toplumun özgürlüklerini ve haklarını garanti edecek, ülkenin daha da gelişmesini sağlayacak sivil bir anayasayı en kısa süre içerisinde kazandırmayı hedefliyor.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.