Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Güzel Sanatlar Enstitüsü, Cumhurbaşkanı kararıyla kapatıldı. Bu gelişme, eğitim camiasında ve toplumda büyük bir tepkiyle karşılandı. Kapatma kararına karşı çıkan gruplar, Alsancak’taki DEÜ Rektörlüğü önünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Birleşik Emekliler Sendikası’nın öncülüğünde gerçekleştirilen eyleme, çeşitli siyasi partiler, sendikalar ve sivil toplum kuruluşları katıldı.
Eylemde, Birleşik Emekliler Sendikası Buca Yönetim Kurulu Üyesi Şenay Erdin, kamusal eğitimin önemine vurgu yaptı. Erdin, "Eğitim ticari mal değildir, üniversiteler ticarethane değil, sanat lüks değildir ve öğrenciler müşteri değildir" diyerek, eğitimin toplumun ortak hakkı olduğunu belirtti. Ayrıca, kapatılan bir kurumun yalnızca öğrencileri değil, tüm toplumu etkilediğini ifade etti. Erdin, "Kamusal eğitimin dar grupların eline bırakılmasına rıza göstermiyoruz. Bu karardan vazgeçin. Öğrencileri, sanatçıları ve sanat emekçilerini dinleyin" şeklinde konuştu.
Ortak Mücadele Çağrısı
DEMP Parti MYK Üyesi ve İzmir Milletvekili İbrahim Akın, bu karara karşı ortak bir mücadele çağrısında bulundu. Akın, İzmir Güzel Sanatlar’ın önemli bir eğitim kurumu olduğunu ve geçmişte benzer kapatmaların yaşandığını hatırlatarak, bu durumu sessizce kabul etmenin İzmir’e yakışmadığını dile getirdi. "Mücadelemiz ve sesimiz kısık değil, gür çıkmalı. Rektörlük geri adım atmalı; şayet atmazsa örgütlenmek ve bu duruma ortak olmamak gerekir" dedi.
Sanat Eğitiminin Önemi
CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, sanat eğitiminin üniversite kimliği açısından vazgeçilmez olduğunu belirtti. Gümrükçü, "Güzel Sanatlar biriminin yaşatılması için elimizden geleni yapacağız. Üniversite halkındır, ticarethane değildir" diyerek, bu mücadelenin arkasında olduklarını ifade etti.
Dayanışma ve Mücadele
Yeşil Sol Parti İl Yönetim Kurulu Eş Sözcüsü Kenan Işık, İzmir halkını dayanışmaya çağırdı. Işık, "Siyasal iktidarın emeğe ve sanatçıya yönelik baskıcı politikaları devam ediyor; Dokuz Eylül de bundan payını aldı. İzmir’deki bütün sanatçıları ve demokratik kitle örgütlerini birleşik bir mücadeleye davet ediyoruz" şeklinde konuştu. Mücadelenin parlamentoya taşınacağına dair söz veren Işık, tüm emek ve demokrasi güçlerini güzel sanatlara sahip çıkmaya çağırdı.
Eleştiriler ve Yönetim Sistemi
İYİ Parti Kurumsal İlişkilerden Sorumlu İzmir İl Başkan Yardımcısı Av. Berkay Muhammet Birci, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni eleştirerek, bu sistemin ülkeyi hukuksuzluğa sürüklediğini ifade etti. Birci, iktidarın sanattan anlamadığını ve yalnızca betona değer verdiğini söyledi. "Yaşamış olduğumuz meselenin temel sebebi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'dir. Tek adam sisteminin ülkeyi hukuksuzluğa götüreceğini söyledik" diyerek, parlamenter sisteme dönüş çağrısında bulundu.
Eyleme katılan gruplar, sanatın ve eğitimin toplum için vazgeçilmez olduğunu, bu tür kararların geri alınması gerektiğini savundu. Katılımcılar, "Sanat susmayacak; öğrenci, emekli dayanışması ve örgütlü mücadelemiz yaşasın" diyerek, bu mücadeleye devam edeceklerini belirtti.
Sonuç olarak, DEÜ Güzel Sanatlar Enstitüsü’nün kapatılması, sadece eğitim alanında değil, toplumun genelinde de büyük bir yankı uyandırdı. Eğitim hakkının ticaretleştirilemeyeceği ve sanatın toplum için bir lüks değil, bir hak olduğu vurgulandı. Bu bağlamda, eyleme katılanlar, hem öğrencilerin hem de sanatçıların taleplerinin dinlenmesi gerektiğini savunarak, bu kararın geri alınmasını talep ettiler.
Eğitim Hakkı ve Sanatın Önemi
Bu olay, eğitim hakkının sadece bireyler için değil, toplum için de ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Eğitim, bireylerin gelişiminde ve toplumun ilerlemesinde kritik bir rol oynamaktadır. Sanat ise, kültürel birikimin ve toplumsal duyarlılığın bir yansımasıdır. Bu nedenle, sanat eğitiminin sürdürülmesi, sadece mevcut nesiller için değil, gelecek nesiller için de büyük bir sorumluluktur.
Kapatılan Güzel Sanatlar Enstitüsü, uzun yıllar boyunca birçok sanatçının yetişmesine katkı sağlamış bir kurumdur. Bu tür eğitim kurumlarının varlığı, sanatın ve eğitimin toplumda hak ettiği yeri bulması açısından hayati öneme sahiptir. Eğitim hakkının korunması ve geliştirilmesi, sadece bireylerin değil, tüm toplumun geleceği için gereklidir.
Sonuç olarak, DEÜ Güzel Sanatlar Enstitüsü’nün kapatılması, sadece bir kurumun kapatılması değil, aynı zamanda toplumun kültürel ve sanatsal geleceğine yönelik bir tehdit olarak algılanmaktadır. Bu nedenle, sanatçılar, öğrenciler ve toplumun diğer kesimleri, bu karara karşı durarak, eğitim ve sanat hakkının korunması için mücadele etmeye devam edecektir.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.