Memur-Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Antalya Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, 14 Eylül 2026 tarihinde başlayacak yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde eğitim çalışanlarının beklentilerini dile getirdi. Miran, eğitimin kalitesinin, eğitim çalışanlarının çalışma koşulları ve özlük haklarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı. Bu yeni dönemin, eğitim çalışanlarının uzun süredir devam eden sorunlarının çözüme kavuşturulduğu bir yıl olması gerektiğini ifade etti. Eğitim sisteminin başarısının yalnızca müfredat, sınav ve akademik başarılarla değerlendirilemeyeceğini belirten Miran, okulların fiziki koşullarından öğretmenlerin özlük haklarına, yardımcı personel ihtiyacından okul yöneticilerinin karşılaştığı sorunlara kadar geniş bir alanda iyileştirmeye ihtiyaç olduğunu söyledi.
Eğitim Çalışanlarının Sorunları
Miran, eğitim çalışanlarının sorunlarının çözümünün, eğitimin genel sorunlarının çözümünde kritik bir rol oynadığını ifade etti. Eğitim çalışanlarının sorunlarını çözmeden eğitimin kalitesinin artırılamayacağını belirten Miran, bu bağlamda eğitim çalışanlarının emeğinin karşılığını aldığı, çalışma barışının güçlendirildiği ve eğitim kurumlarının ihtiyaçlarının zamanında karşılandığı bir dönemin önemine vurgu yaptı. Eğitim çalışanlarının ekonomik ve sosyal beklentilerinin dikkate alınması gerektiğini belirten Miran, ücret ve özlük haklarında yaşanan kayıpların telafi edilmesinin, eğitim hizmetinin niteliği açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.
Ekonomik ve Sosyal Beklentiler
Eğitim çalışanlarının artan hayat pahalılığı karşısında gelir kaybına uğramaması gerektiğini belirten Miran, emeğin değersizleştirilmediği, çalışanların alın terinin karşılığını aldığı ve kamu görevlilerinin ekonomik açıdan nefes alabildiği bir ücret politikasının hayata geçirilmesi gerektiğini kaydetti. Öğretmenlerin mesleki itibarının güçlendirilmesinin de yeni dönemin öncelikleri arasında yer alması gerektiğini dile getiren Miran, öğretmenlerin asli görevlerine odaklanmasını engelleyen gereksiz iş ve işlemlerin azaltılması gerektiğini vurguladı. Eğitim çalışanlarının mesleki saygınlığını zedeleyen uygulamalardan kaçınılması çağrısında bulundu.
Okul İhtiyaçları ve Kaynak Yönetimi
Eğitim kurumlarının ihtiyaçlarının merkezi bütçeden yeterli ve doğrudan kaynak aktarımıyla karşılanması gerektiğini belirten Miran, okulların kendi imkanlarıyla ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmasının doğru olmadığını ifade etti. Her okulun öğrenci sayısı, sınıf mevcudu, fiziki kapasitesi ve personel durumu dikkate alınarak ihtiyaca dayalı kaynak tahsis edilmesi gerektiğini belirten Miran, özellikle yardımcı personel ihtiyacının kalıcı biçimde çözüme kavuşturulmasının eğitim ortamının sağlıklı işleyişi açısından zorunlu olduğunu vurguladı. Okulların eğitim-öğretimin yapıldığı kurumlar olduğu kadar eğitim çalışanlarının da çalışma alanı olduğunu belirten Miran, bu alanların güvenli, temiz, düzenli ve eğitim faaliyetlerini destekleyecek imkanlara sahip olması gerektiğini ifade etti.
Görev Tanımları ve Yönetim
Eğitim kurumlarında görev yapan memur, hizmetli ve diğer çalışanların görev, yetki ve sorumluluklarının açık biçimde belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Miran, belirsiz görev tanımlarının çalışanlar üzerinde gereksiz bir yük oluşturduğunu söyledi. Okul yöneticilerinin de önemli bir sorumluluğu omuzladığını ifade eden Miran, yöneticilerin mali, idari ve özlük haklarının iyileştirilmesi, karar alma süreçlerinde yetki ve sorumluluk dengesinin kurulması gerektiğini belirtti. Eğitim yönetiminde ehliyet, liyakat, adalet ve hakkaniyet ilkelerinin esas alınmasının eğitim sistemine duyulan güveni daha da güçlendireceğini dile getirdi.
Öğretmenin Asli Görevi
Öğretmenlerin asli görevinin eğitim ve öğretim faaliyetlerini yürütmek olduğunu hatırlatan Miran, eğitim çalışanlarının mesai dışı ve asli görev alanı dışında kalan uygulamalarla gereksiz biçimde meşgul edilmemesi gerektiğini söyledi. Eğitim-Bir-Sen olarak eğitim çalışanlarının iş yükünü artıran, çalışma barışını zedeleyen ve çalışanları kurumlarıyla karşı karşıya getiren uygulamalara karşı mücadele etmeye devam edeceklerini belirten Miran, çözümün çalışanların iradesini ve sahadaki gerçekliği dikkate alan bir anlayıştan geçtiğini ifade etti.
Ortak Akıl ile Eğitim Politikaları
Yeni eğitim-öğretim yılının eğitim camiasına hayırlı olmasını dileyen Miran, eğitim politikalarının sahadaki paydaşların görüşleri alınarak oluşturulması gerektiğini belirtti. Eğitim çalışanlarının görüşünün alınmadığı, sahadaki gerçekliğin dikkate alınmadığı hiçbir düzenlemenin kalıcı ve gerçekçi bir çözüm üretemeyeceğini ifade eden Miran, eğitim çalışanlarının beklentileri, talepleri ve önerileri dikkate alınmalı; sorunlar ötelenecek değil, çözülecek meseleler olarak görülmelidir. Eğitim-Bir-Sen olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da eğitim çalışanlarının hakkını, emeğini ve itibarını korumaya devam edeceklerini vurgulayan Miran, 14 Eylül'de başlayacak yeni eğitim-öğretim yılının başta öğretmenler olmak üzere tüm eğitim çalışanları, öğrenciler ve veliler açısından huzur, başarı ve kazanımların arttığı bir yıl olması temennisinde bulundu. Eğitim camiasının yeni döneme büyük bir gayret ve sorumluluk duygusuyla hazırlandığını belirten Miran, eğitim çalışanlarının emeğine değer veren, sorunları görmezden gelmeyen ve çözüm iradesini ortaya koyan bir anlayışla eğitimde daha güçlü bir gelecek inşa edilebileceğini ifade etti.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.