İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından bu yıl 30'uncusu gerçekleştirilecek olan İstanbul Tiyatro Festivali, 22 Ekim ile 3 Aralık tarihleri arasında 17 farklı yapımı seyirciyle buluşturacak. Festivalin programı, The Marmara Hotel Taksim'de düzenlenen bir basın toplantısıyla açıklandı. Toplantıda, festivalin küratörü Mehmet Birkiye ile İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı'nın yanı sıra birçok sanatçı da yer aldı.
Festivalin Programı
Bu yılki festivalde toplamda 6 uluslararası ve 11 yerli yapım sahnelenecek. Festivalin açılışını, Caroline Guiela Nguyen'in "Lacrima" adlı eseri gerçekleştirecek. Bu yapım, bir gelinlik siparişinden yola çıkarak görünmeyen emeği ve onun arka planındaki hikayeleri ele alacak. Festivalin kapanışını ise Mehmet Birkiye'nin yönettiği "Dorian Gray'in Portresi" adlı oyun yapacak. Ayrıca, uzun bir aradan sonra Nederlands Dans Theater 2, İstanbul seyircisiyle yeniden buluşacak. Festivalin 30. yılına özel olarak, İstanbul Devlet Opera ve Balesi iş birliğiyle Brezilyalı koreograf Fernando Melo'nun "Rüzgar Ağacı" adlı eseri MDTistanbul dansçılarıyla sahnelenecek.
Kadın Odağı
Festivalin küratörü Mehmet Birkiye, 30. yıl programını hazırlarken geçmişte emeği geçen kadın sanatçılara özel bir vurgu yapmayı hedeflediğini belirtti. Bu bağlamda, festivalin geçmişinde önemli katkılarda bulunan Zehra İpşiroğlu, Dikmen Gürün, Leman Yılmaz ve Handan Uzal Dündar gibi isimlerin emeklerine dikkat çekti. Program, genel çerçevede kadın meselesini öne çıkaracak şekilde tasarlandı. Birkiye, "Oyunların hepsi kadın oyunları değil. Erkeklerle ilgili sorunlar da var. Ancak genel çerçevenin kadınla, kadının dramatik çatışmasıyla ve sorunlarıyla ilgili olmasını istedim" diye ifade etti.
Tiyatro Ekonomisi
Birkiye, Türkiye'deki tiyatro üretiminin sürmesine rağmen ekonomik koşulların zorluklar yarattığını belirtti. "Tiyatro şu an ekonomik bir düşüş yaşıyor" diyen Birkiye, geçmişte de benzer dönemlerin yaşandığını hatırlattı. "Çok sayıda oyun var ama ekonomik olarak sıkışmış durumdalar. O sıkışıklığın geçeceğine inanıyorum. Biz de bunları yaşadık. Ama 'seneye geçer mi?' derseniz, hayır, seneye geçmez. Bir süre bu aşağıda kalacak gibi geliyor bana. Umarım yanılıyorumdur" ifadelerini kullandı. Birkiye, tiyatronun sosyal yaşamın önemli bir parçası olduğunu vurguladı ve tiyatroya gitmenin, sonrasında oyunu konuşmanın, paylaşmanın ve tartışmanın bir yaşam biçimi olduğunu dile getirdi.
Genç Sanatçılara Destek
Festivalin programlama yöneticisi Handan Uzal Dündar, genç sanatçıların desteklenmesine yönelik çalışmaların devam ettiğini belirtti. İKSV Genç Sanatçı Fonu aracılığıyla son dört yılda 13 yeni yapım desteklendi. Bu yılki festival, genç ve deneyimli kuşakları bir araya getirerek farklı coğrafyalardan yapımları sahneleyecek. Dündar, festivalin içeriğinin farklı coğrafyalardan gelen yapımlarla zenginleşeceğini ve bu sayede genç sanatçılara yeni fırsatlar sunulacağını ifade etti.
Tiyatro ve Sosyal Yaşam
Birkiye, tiyatro seyircisinin varlığını korumasının yalnızca sanatla değil, sosyal yaşamla da ilgili olduğunu vurguladı. "Tiyatroya gitmek, tiyatrodan sonraki sohbet, tiyatroyu yanınızdaki arkadaşınızla paylaşmak, onu tartışmak, o sorunla ilgili fikir beyan etmek bir yaşama biçimi" diyen Birkiye, bu sosyal yaşama biçiminin korunması gerektiğini belirtti. "Bazen tiyatro çuvallayabilir, eksik olabilir ama yine de devam etmeleri lazım" diyerek genç sanatçıların tiyatroda kalmalarının önemine dikkat çekti.
Festivalin Önemi
Bülent Eczacıbaşı, festivalin 1989'dan bu yana Türkiye'den ve dünyadan sanatçıları İstanbul'da bir araya getirdiğini belirtti. Farklı kuşakların tiyatroyla tanışmasına ve İstanbul'un kültür-sanat yaşamının zenginleşmesine katkı sağladığını ifade etti. Eczacıbaşı, festivalin genç sanatçıları desteklediğine ve yeni üretimlere alan açtığına dikkat çekti. Festivalin 30. yılı, geçmişteki başarıları kutlamak ve gelecekteki projelere ışık tutmak için önemli bir fırsat sunuyor. Ayrıca, festivalin sosyal ve kültürel etkileri, İstanbul'un sanat ortamının gelişimine katkıda bulunuyor. Bu bağlamda, festivalin sadece bir sanat etkinliği olmanın ötesinde, toplumsal bir buluşma noktası haline geldiği söylenebilir. Tiyatro, sadece sahnede sergilenen oyunlarla değil, aynı zamanda izleyici ile kurduğu etkileşimle de önemli bir rol oynamaktadır. Bu nedenle, festivalin her yıl daha fazla katılımcıyı bir araya getirmesi, İstanbul'un kültürel zenginliğini artırmakta ve sanatın toplumsal boyutunu güçlendirmektedir.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.