Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Diyarbakır'da asılan Kürtçe tabelalarla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Özdağ, düzenlediği basın toplantısında, "DEM'li belediyeler, şehirdeki her yeri Kürtçe trafik levhalarıyla dolduruyorlar. Diyarbakır'da, bu iş için Belediye Kültür, Dil Koruma ve Geliştirme Şubesi kurulmuş durumda ve bu şube, trafik levhalarının işini üstleniyor" dedi.
Özdağ, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'nin esnafa, "Türkçe levhanı indir, Kürtçe levha asarsan aldığımız vergiyi yarı yarıya azaltacağız" şeklinde bir uygulama sunduğunu belirtti. Bu durumun doğruluğunu sorduğu Diyarbakır Valiliği ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, bu konuda herhangi bir yanıt verip vermediği merak konusu oldu.
Kürtçe tabelaların asılmasıyla ilgili olarak, Özdağ, "Gelinen aşamada terörsüz Türkiye sürecinde PKK terör örgütünün silah bıraktığına dair henüz hiçbir bilgi bulunmamaktadır. PKK'nın Suriye, Irak ve İran kolları zaten silah bırakmayacaklarını açıklamışlardır. Bu bakımdan çerçeve yasasının fiilen işleme alınması da mümkün değildir" şeklinde konuştu.
PKK'nın Silah Bırakmadığı İddiası
Özdağ, PKK'nın silah bırakmadığını ve bu durumun Türkiye'nin güvenliği açısından büyük bir tehdit oluşturduğunu vurguladı. Ayrıca, Suriye'de özerk bir paralel yapı oluştuğunu ve PKK'lıların bu özerk bölgede kamu kurumlarında istihdam edildiğini ifade etti.
Diyarbakır'daki Tabela Uygulamaları
Diyarbakır'da asılan Kürtçe tabelalar hakkında değerlendirmelerde bulunan Prof. İzzet Özgenç, bu durumun, "kanun arkadan gelsin" örneği olduğunu belirtti. Özgenç, bu tür uygulamaların yasal çerçevede nasıl bir sorun oluşturduğunu ve toplumda nasıl bir karşılık bulduğunu sorguladı.
Özdağ, ayrıca Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçiminde yaşanan gelişmeler hakkında da konuştu. Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın tutuklanmasının ardından, belediyenin AK Parti'ye geçmesiyle ilgili olarak, "Yargının müdahalesinin nasıl, 'atı alan Üsküdar'ı geçti' mantığıyla Üsküdar Belediye Başkanının değişmesine neden olduğunu gördük. Bu demokrasi değil, bu adalet değil" dedi.
Özdağ'ın bu açıklamaları, Türkiye'de Kürtçe tabelalar ve yerel yönetimlerin uygulamaları hakkında tartışmaları yeniden alevlendirdi. Bu tür uygulamaların, toplumda nasıl bir etki yarattığı ve yasal çerçevede nasıl bir karşılık bulduğu, önümüzdeki günlerde daha fazla tartışılacak gibi görünüyor.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.