TÜİK, ihaleleriyle ilgili iddialarıyla dikkat çekiyor. 28 Ocak 2022 ile 9 Mayıs 2026 tarihleri arasında TÜİK Başkanlığı görevini üstlenen Erhan Çetinkaya döneminde, daha önce ayrı ayrı gerçekleştirilen ihalelerin merkezden yapılmaya başlandığı ifade ediliyor. Bu dönemde, 2'si pazarlık usulü olmak üzere toplamda 4 farklı taşıt kiralama ihalesi gerçekleştirildi. Bu ihalelerin tamamı, eski AKP milletvekili aday adayı olan ve kamu kurumlarından alan Mehmet Kaya'nın “Carpartner” ve “Kayatur Filo” isimli şirketleri tarafından kazanıldı. İhalelerin toplam bedelinin 522 milyon lirayı aştığı belirtiliyor. İhalelerin, işin başlamasından kısa bir süre önce yapıldığı ve şartnamelerin dar kapsamlı belirlendiği, bu durumun birçok firmanın ihaleye katılmasını engellediği iddia ediliyor.

İhale Şartları ve Yönetici Araçları

İhale şartnamelerinde yerli menşeli araç kullanılması zorunluluğu bulunmasına rağmen, üst düzey yöneticilere yabancı menşeli lüks araçlar tahsis edildiği öne sürülüyor. Bu durumun, ihaleyi kazanan firmaya avantaj sağladığı ve lüks araçların maliyet farklarının başka gider kalemlerine yansıtıldığı iddia ediliyor. Ayrıca, "Fabrika çıkışı M sınıfı" olarak öngörülen minibüsler yerine, şartnameye aykırı olarak yük ve eşya taşımacılığı amacıyla üretilen “N sınıfı araçların” modifiye edilerek kullanıldığı ileri sürülüyor. Bunun yanı sıra, şartnameye aykırı olarak son ihaleye katılan ancak geçersiz teklif veren “BGR Filo” adlı firmanın araçlarının da iş kapsamında kullanıldığı iddialar arasında.

Meclis Gündemine Taşındı

Yeni Parti Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, bu iddiaları gündemine taşıdı. Öztürk, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yanıtlaması talebiyle TBMM’ye soru önergesi verdi. Öztürk, önergesinde araçların plaka, marka, model ve araç sahibi ile kayıtlı oldukları firmaların yanı sıra akaryakıt giderlerinin incelenmesi gerektiğini vurguladı. İddiaların doğruluğunu sorgulayan Öztürk, önergesinde şu soruları yöneltti: "Söz konusu ihalelerde teknik şartnameye aykırılık tespit edildi mi? İddialara konu uygulamalar nedeniyle TÜİK’in herhangi bir kamu zararı ile karşı karşıya kalıp kalmadığı konusunda inceleme veya denetim yapıldı mı?" Bu sorular, kamuoyunda büyük bir merak uyandırırken, iddiaların araştırılması için gerekli adımların atılıp atılmayacağı ise belirsizliğini koruyor. İhalelerdeki usulsüzlük iddiaları, kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığını sorgulayan bir tartışma başlattı. Bu durum, hem kamuoyunun hem de ilgili kurumların dikkatini çekerken, süreçle ilgili daha fazla bilgi edinmek isteyenlerin beklentileri giderek artıyor.