İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ile ilgili davalar devam ederken, duruşmaların ikinci celsesi gerçekleştirildi. Duruşmalarda, tutuklu sanıklar ve tutuksuz sanıklar savunmalarını yapmaya devam ediyor. Duruşmaları takip eden iş insanı , İBB’den alacaklarını tahsil edemediği için tutuklu sanıklar ve kardeşi Bulut Aydöner ile iletişim kurduğunu ifade etti. Danış, alacaklarını almak için verdiğini ve bir arsa devrettiğini öne sürdü. Ancak Aydöner kardeşler, bu iddiaları kesin bir dille reddetti.

Duruşmada Yaşananlar

Duruşma sırasında Baki Aydöner, Danış’a yönelttiği sorularda, “Şirketimin batma noktasına geldiğini söylüyorsunuz. Ancak aynı dönemde sermaye artırımına gitmişsiniz. Bu nasıl oluyor?” diyerek bir sorgulama gerçekleştirdi. Bu diyalog, itirafçı iş insanlarının ticari hayatlarında neler yaşadığına dair soru işaretlerini artırdı.

İhaleye Fesat Karıştırma İddiası

Serbülent Danış, 2020 yılında yapılan bir yol bakım ve onarım ihalesi nedeniyle “ihaleye fesat karıştırma” suçlamasıyla şüpheli konumundaydı. İBB dosyasında itirafçı olan Danış’ın şirketinin ismi daha sonra Yeditepe Taahhüt olarak değiştirildi. Bu süreçte Gaziosmanpaşa Belediyesi, 2026/367344 kayıt numaralı yol bakım ve onarım ihalesini 139 milyon 977 bin TL bedelle gerçekleştirdi. İhaleyi kazanan firma, Danış’ın şirketiydi.

Mahkeme Salonunun Betonu

Ayrıca, Silivri’de inşa edilen yeni duruşma salonunun betonunu, Danış’ın şirketler grubunda yer alan bir firmanın sağladığı bildiriliyor. İnşaat sürecinde çekilen fotoğraflar, bu firmanın gerçekten aynı grup bünyesinde olduğunu gösteriyor. Bu durum, İBB davası itirafçısının, İBB sanıklarını yargıladıkları mahkemenin betonunu döktürmesi olarak değerlendiriliyor.

Boğaziçi Yönetim AŞ’ye Yönelik Operasyon

İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki Boğaziçi Yönetim AŞ’ye yönelik düzenlenen operasyonda 57 kişi gözaltına alındı. Soruşturma dosyasında adı geçen şirketlerden biri de Baya isimli firmaydı. Bu firmanın yetkilisi Muammer Yamak, aynı zamanda Sağlık Bakanlığı’nın Şanlıurfa Şehir Hastanesi Projesi kapsamında cerrahi alet alımı ihalesini kazandı. İhale kayıt numarası 2026/612729 olan bu , yaklaşık 1 milyar 344 milyon TL maliyetle gerçekleştirildi ve Baya firması 588 milyon TL’lik kısmı kazandı. Ancak teklifler arasındaki fark dikkat çekici. Aynı iş için neredeyse yarı fiyat teklifleri verilmiş. İhale sonucuna itirazda bulunulduğu belirtiliyor.

Rüşvet İddiaları ve Kamu İhaleleri

Rüşvet verdiğini söyleyen bir kişinin kamu ihalelerine girmeye devam etmesi, kamu adına sorulması gereken ciddi bir soru olarak öne çıkıyor. İddianamede “örgüt lideri” olarak suçlanan Aziz İhsan Aktaş, itirafçı olduktan sonra tutuksuz yargılandı. Dava sürecinde televizyon kanallarında boy gösterdi ve rüşvet verdiğini söylediği eylemlerden dolayı ceza almadı. Rüşvet aldığı iddia edilen kişiler ise tutuklu olarak duruşmalara katılıyor. Bu durum, adaletin eşit uygulanıp uygulanmadığı konusunda soru işaretleri doğuruyor.

Adaletin Eşit Uygulanması Gerekiyor

Sonuç olarak, itirafçı olanların yalnızca özgürlüklerinin mi korunduğu, yoksa itirafçı oldukları için şirketlerinin önü mü açıldığı merak ediliyor. Bu durum, itirafçılık kurumunun hukuki bir mekanizma mı yoksa bazı kişiler için ticari ve adli dokunulmazlık sağlayan bir araç mı olduğu sorusunu gündeme getiriyor. İtirafçıların ticari ilişkileri ve geçmiş soruşturmaları dikkate alınıyor mu? Rüşvet verdiğini söyleyen bir kişi, neden başka kamu ihalelerini almaya devam ediyor? Hakkında “ihaleye fesat karıştırma” suçlaması bulunan bir şirketin kamu kurumlarıyla ilişkisi neden sürüyor? Bu sorular, kamu adına yanıtlanması gereken önemli sorular olarak öne çıkıyor. Adaletin yalnızca salonunda verilen kararlardan ibaret olmadığı, uygulamanın eşit görünmesi ve aynı durumdaki kişilere aynı ölçünün uygulanması gerektiği unutulmamalıdır. Ortaya çıkan tablo, itirafçıların yalnızca özgürlükleri değil, aynı zamanda ticari faaliyetleri açısından da korunduğu izlenimini veriyor.