Suudi Arabistan, Hürmüz Boğazı'nı bypass ederek petrolünü uluslararası piyasalara ulaştıran Doğu-Batı Boru Hattı'nı (Petroline) 10 Eylül 2026 tarihinde gerçekleşen saldırılar sonrası kapatma kararı aldı. Bu durum, ülkenin ihracat alternatiflerini kısıtlayarak petrol sevkiyatındaki lojistik baskıyı artırdı. ABD Enerji Enformasyon İdaresi'nin (EIA) verilerine göre, Hürmüz Boğazı'ndan geçen ham petrol ve diğer sıvıların miktarı 2025'in son çeyreğinde günlük ortalama 21,6 milyon varilden, 2026'nın ikinci çeyreğinde 4,9 milyon varile kadar gerilemiş durumda. Hürmüz'deki petrol akışının yaklaşık yüzde 77 oranında azalması, Suudi Arabistan'ın petrolünü Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı'na ulaştıran Doğu-Batı hattının önemini artırdı.
Doğu-Batı Boru Hattı'nın Önemi
Hattın kapatılması, Suudi Arabistan'ın petrolünü uluslararası piyasalara ulaştırabileceği çıkış rotaları üzerindeki baskıyı artırdı. Yanbu'ya ulaştırılan Suudi petrolü, buradan farklı pazarlara sevk edilebiliyor. Kuzeye yönelen tankerler, Süveyş Kanalı ve Mısır'daki SUMED Boru Hattı üzerinden Akdeniz ve Avrupa pazarlarına ulaşırken, Asya'ya yönelik sevkiyatlar için Kızıldeniz'in güneyindeki Babulmendeb Boğazı kritik bir rol oynuyor. EIA verilerine göre, Babulmendeb'den geçen ham petrol ve diğer sıvıların miktarı 2025'in son çeyreğinde günlük 5,4 milyon varilken, bu yılın ikinci çeyreğinde 8,1 milyon varile yükseldi. Bu veriler, Suudi petrolünün Hürmüz'den Doğu-Batı Boru Hattı üzerinden Yanbu'ya yönlendirilmesinin etkili olduğunu gösteriyor.
Lojistik Baskılar ve Kapasite Kısıtlamaları
Doğu-Batı Boru Hattı'nın günlük yaklaşık 7 milyon varil taşıma kapasitesine sahip olduğu belirtiliyor. Ancak, bu kapasitenin yaklaşık 2 milyon varillik kısmı batı kıyısındaki rafinerilerde ve elektrik üretiminde kullanılıyor. Teorik olarak, ihracata sunulabilecek yaklaşık 5 milyon varillik kapasite bulunmasına rağmen, hattın devre dışı kalması bu kapasiteyi risk altına sokuyor. Uzmanlar, Hürmüz'den kısmi geçişlerin devam etmesi ve Petroline'daki kesintinin kısa sürmesi durumunda etkinin sınırlı olacağını ifade ediyor. Ancak, kısıtlamaların sürmesi ve hattın uzun süre devre dışı kalması halinde Suudi petrol ihracatında günlük yaklaşık 3-4 milyon varillik kesinti yaşanabileceği öngörülüyor.
Yanbu'daki Stoklar ve İhracat İmkanları
Yanbu'daki mevcut petrol stoklarının, boru hattından yeni akış sağlanamaması halinde yaklaşık bir hafta yeterli olabileceği belirtiliyor. Ancak, kesintinin uzaması ve ihracat imkanlarının daralması halinde Suudi Arabistan'ın üretimini daha da kısıtlamak zorunda kalabileceği ifade ediliyor. Uzmanlar, Hürmüz ve Babulmendeb'deki güvenlik risklerinin artmasının, fiziki petrol piyasasındaki sıkışıklığı daha da belirgin hale getirebileceğini kaydediyor. Bu durum, Suudi petrolünün uluslararası piyasalara ulaştırılmasında Körfez'deki ana ihracat terminallerinin kullanılması ve geçişlerin mümkün olduğu ölçüde Hürmüz Boğazı üzerinden yapılması seçeneğini ön plana çıkarıyor.
Enerji Ekonomistlerinin Görüşleri
Eski OPEC ülke temsilcisi ve Enerji Ekonomisti Afshin Javan, Suudi Arabistan'ın petrolde operasyonel esnekliğe sahip olduğunu, ancak mevcut koşullarda temel kısıtın giderek üretim kapasitesinden lojistik kapasiteye kaydığını belirtiyor. Doğu-Batı Boru Hattı'nın günlük yaklaşık 7 milyon varil taşıma kapasitesine sahip olduğunu aktaran Javan, bunun yaklaşık 2 milyon varillik bölümünün batı kıyısındaki rafinerilerde ve elektrik üretiminde kullanıldığını, teorik olarak ihracata sunulabilecek yaklaşık 5 milyon varillik kapasite bulunduğunu ifade ediyor. Javan, hattın devre dışı kalmasının bu kapasiteyi risk altında bıraktığını vurguluyor. Hürmüz'deki kısıtlamaların sürmesi ve hattın uzun süre devre dışı kalması halinde Suudi petrol ihracatında günlük yaklaşık 3-4 milyon varillik fiili kesinti yaşanabileceğini aktaran Javan, gerçek etkinin Hürmüz üzerinden sevkiyatın ne kadar sürdürülebileceğine bağlı olacağını kaydediyor.
İhracatın Geleceği ve Riskler
Yanbu'daki stoklar kesintinin etkisini kısa süreli sınırlayabilir. Middle East Economic Survey Yayın Editörü Jamie Ingram, Petroline hattındaki geçici kesintinin Kızıldeniz'deki ihracat terminallerinde bulunan stoklar sayesinde bir süre yönetilebileceğini ifade ediyor. Ancak, Körfez terminallerinden yapılan ihracatın günlük 3 milyon varilin üzerine çıkarılmasının lojistik açıdan zor olduğunu belirtiyor. Bu durum, ulusal petrol şirketi Saudi Aramco'yu petrolün sınırlı sayıdaki tankerle Hürmüz üzerinden taşınmasını sağlayacak "mekik" yöntemini kullanmaya zorlamakta. Ingram, operasyonların büyüklüğü nedeniyle Füceyre ve Sohar açıklarında da artan lojistik kısıtlar bulunduğunu ifade ederek, Aramco'nun Doğu-Batı hattını nispeten kısa sürede daha düşük kapasiteyle yeniden devreye alabileceğini, asıl riskin saldırıların tekrarlanması olduğunu vurguluyor.
Yanbu, çatışma boyunca Aramco'nun en önemli petrol ihracat tesisi olmayı sürdürdü. Sorun tek bir darboğaz değil. Sistem bir bütün olarak önemli ölçüde esneklik göstermiş olsa da ciddi baskı altında. Yeni kesintiler daha fazla üretim kısıntısını zorunlu hale getirebilir. Danışmanlık şirketi Helios Advisory'nin Ortağı Flavio Inocencio, Doğu-Batı hattının, Hürmüz'deki kısıtlamalara karşı önemli alternatiflerden biri olduğunu, Süveyş ve SUMED dahil diğer seçeneklerin hattın yerini tamamen alamayacağını belirtiyor. Yanbu'daki mevcut petrol stoklarının, boru hattından yeni akış sağlanamaması halinde yaklaşık bir hafta yeterli olabileceğine dikkati çeken Inocencio, kesintinin uzaması ve ihracat imkanlarının daralması halinde Suudi Arabistan'ın üretimini daha da kısıtlamak zorunda kalabileceğini aktarıyor. Hürmüz'deki kısıtlamalarla birlikte Babulmendeb çevresindeki güvenlik risklerinin artmasının, fiziki petrol piyasasındaki sıkışıklığı daha da belirgin hale getirebileceğini kaydediyor.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.