Hürmüz Boğazı'ndaki gerginlik, Orta Doğu'daki çatışma riskini artırıyor. Husilerin Yemen'de hükümet güçlerine karşı başlattığı taarruz, Suudi Arabistan'ın Kızıldeniz üzerinden yürüttüğü petrol ihracatını tehdit eder hale geldi. Son günlerde Husiler, Suudi destekli Yemen hükümet güçlerinden Mokha limanını ve Kızıldeniz'deki bir adayı ele geçirerek Babülmendep Boğazı üzerinden Suudi sevkiyatını engelleme kabiliyetini artırdı. Suudi Arabistan, doğudaki büyük petrol sahalarından batıdaki Kızıldeniz'e uzanan boru hattını, Irak kaynaklı insansız hava aracı saldırıları sonucu kapattığını duyurdu. Bu gelişmeler, bölgedeki gerilimi daha da artırdı.
Husilerin saldırıları, Suudi Arabistan'ın Asya'ya petrol ihracatında haziran ayında günlük yaklaşık 3,4 milyon varilden ağustosta 128 bine düşmesine neden oldu. İhracat bu ay 700 bine kadar toparlanma gösterse de krizin etkileri hala sürüyor. Hürmüz Boğazı'nda bir ticari gemiye düzenlenen saldırıda 1 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi yaralandı. İran, bu saldırının ABD tarafından gerçekleştirildiğini öne sürdü. Bu olay, ABD ile İran arasında kargo gemilerine yönelik karşılıklı saldırıların yaşandığı kritik su yolunda kaydedilen son ölümlü vaka oldu.
Hürmüz Boğazı'ndaki Saldırılar
İran devlet yayıncısı IRIB'in haberine göre, Hürmüz Boğazı'nda bir ticari gemiye saldırı düzenlendiği bildirildi. Kaşm Valisi Hüseyin Emir Teymuri, geminin Hengam Adası ile Kaşm Adası'nın Şib Deraz kıyısı yakınlarında vurulduğunu açıkladı. Bu saldırıda 1 kişi hayatını kaybederken, 3 kişi yaralandı. Al Jazeera'ye göre, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin daha geniş bir bölgesel çatışmaya dönüşmesi riski arttı. İran makamları, saldırının ardından bölgede incelemelerde bulunurken, olayın faillerine ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Hürmüz Boğazı, küresel petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir su yolu olarak biliniyor. ABD ve İran arasındaki karşılıklı saldırılar, bölgede tansiyonu yükseltti. İran Devrim Muhafızları, ABD donanma gemilerini Hürmüz Boğazı'na yaklaşmamaları konusunda uyardı. Devrim Muhafızları, ABD güçlerinin bölgeye yaklaşan herhangi bir geminin İran kuvvetlerinin yanıtıyla karşılaşacağını bildirdi.
Suudi Arabistan'ın Durumu
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, yıllardır ülkeyi küresel bir iş merkezine dönüştürmeyi amaçlayan geniş kapsamlı sosyal ve ekonomik değişimlerle çok farklı bir Orta Doğu inşa etmeye çalışıyordu. Ancak bu çabalar, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e saldırısının ardından birbirini izleyen savaşlarla büyük darbe aldı. ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırmasının ardından Tahran yönetimi, Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkelerine füze ve İHA saldırıları düzenleyerek Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapattı, petrol ve gaz ihracatını engelledi ve dünya ekonomisini sarstı.
Suudi Arabistan, 2015'ten itibaren yıllarca Husilere karşı savaştı ancak müttefikleri sahada çok az ilerleme kaydedebildi. Çatışma, 2022'deki ateşkesten önce tahmini 150 bin kişinin ölümüne yol açtı ve zaman zaman Yemen'i kıtlığın eşiğine sürükledi. Chatham House'ta Orta Doğu uzmanı olan Neil Quilliam, Suudi Arabistan'ın birkaç yıldır Yemen çatışmasının ötesine geçmeye ve ekonomik dönüşüm ve bölgesel istikrara odaklanmaya çalıştığını belirtti. Ancak son Husi kazanımları Riyad üzerindeki baskıyı artırıyor.
Diplomatik Çözüm Arayışları
Suudi Arabistan, Husilerle ya da Tahran'daki destekçileriyle diplomatik bir çözüm arayabilir. Husiler, Suudi öncülüğündeki ablukanın kaldırılmasını talep ediyor. Ablukanın kalkması, uzun vadede Husilerin çok daha güçlenmesine olanak tanıyabilir. ABD, Körfez müttefiklerine danışmadan İran'a saldırdı ve o zamandan beri onları İran saldırılarından korumakta zorlanıyor. Husiler, Babülmendep'in kontrolü için stratejik önemdeki Meyyun Adası'nı ele geçirdi.
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile son görüşmesi sorulduğunda, Trump "O benim iyi bir dostum ve sadece her şeyin yolunda gideceğini söyleyebilirim" yanıtını verdi. Beyaz Saray, Yemen'e müdahale planlayıp planlamadığına ilişkin yorum talebine yanıt vermedi. Trump, İran'la savaş hakkında konuşurken, bazı ABD şahinlerinin önerdiği gibi askeri baskıyı artırma fikrini reddederek, "Belki de seçim yüzünden bunu yapmıyorum" demişti.
Eski Büyükelçi Ratney, Suudilerin daha önce Husilerle savaşırken sahip oldukları tutarlı ABD desteği olmadan hedeflerine ulaşmalarının zor olacağını ifade ederek, "Şu anda anladığım kadarıyla Beyaz Saray müdahil olmaya pek hevesli değil" dedi. Bu durum, Suudi Arabistan'ın gelecekteki stratejilerini de etkileyebilir. Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim, bölgesel güvenlik dinamiklerini değiştirebilir ve uluslararası petrol piyasalarında dalgalanmalara yol açabilir. Bu nedenle, bölgedeki gelişmeler dikkatle izlenmelidir.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.