Yozgat'ın ilçesinde Sorgun Belediyesi'ne yönelik olarak hazırlanan 137 sayfalık , birçok önemli detayı barındırıyor. İddianamede 53 kişi şüpheli olarak yer alırken, bu kişiler arasında mevcut başkanı, eski belediye başkanı, belediye meclis üyeleri, imar müdürü, şehir plancısı, mimar, mühendis ve teknikerler bulunuyor. İddianamenin temel suçlaması ise "" olarak öne çıkıyor.

İddianamede yer alan bilgiler, yalnızca hatalı imar işlemleri ile sınırlı kalmıyor. Müteahhitlerden belediyeye yatırılan milyonlarca lira, bağışlanan taşınmazlar ve bu bağışlarla ilişkili olarak alınan kat ve yoğunluk artışı kararları gibi unsurlar da detaylı bir şekilde ele alınıyor. Ayrıca, kesinleşmemiş imar planlarına göre düzenlenen ruhsatlar, kapatılan yaya yolları, kaldırılan ibadet alanları ve park ile yeşil alanların karşılığında özel parsellere verilen ilave inşaat hakları gibi konular da iddianamede yer alıyor.

İddianamenin merkezinde Sorgun Belediye Başkanı bulunuyor. Ekinci, 2009 ve 2014 yıllarında MHP'den belediye meclis üyesi olarak seçilmiş ve 31 Mart 2019 tarihinde belediye başkanı olmuştur. İddianamede Ekinci'ye atfedilen eylemler, 2013, 2016, 2019, 2020 ve 2021 yıllarını kapsıyor. Bu durum, Ekinci'nin bazı kararlarda meclis üyesi, 2019 sonrasındaki kararlarda ise belediye başkanı olarak karşımıza çıkmasını sağlıyor.

Dosyada dikkat çeken bir diğer isim ise 2004-2018 yıllarında belediye başkanlığı yapan AK Partili Ahmet Şimşek. Bu durum, iddianamenin tek bir siyasi parti dönemine ait olmadığını gösteriyor. Ancak "bağış karşılığında yoğunluk ve kat artışı" olarak özetlenebilecek bölüm, ağırlıklı olarak Ekinci’nin belediye başkanlığı dönemine ilişkin. İddianamede, 11 ayrı taşınmaz veya taşınmaz grubu incelenmiş.

Örneğin, Hanbaşı Mahallesi'ndeki 1295 ada 1 parsel başlangıçta dört katlı ticaret alanı olarak belirlenmişken, 3 Nisan 2013 tarihli bir kararla emsal artırılarak beş kata çıkarılmış. 6 Ocak 2016'da ise yapı yüksekliği 31,50 metreye, yani yaklaşık 10 kata yükseltilmiş. Bilirkişi heyeti, bu değişikliklerin çevredeki yapılaşmaya ve şehir siluetine aykırı olduğunu, gerekli asgari mesafenin korunmadığını ve plan değişikliklerinin kamu yararına, teknik ve nesnel gerekçelere dayanmadığını belirtmiştir. 2019 yılında aynı taşınmazın emsali yeniden artırılmış. Ticaret ve konut alanı olarak görünen parsele düzenlenen ruhsatlarda ise yapının tamamının konut olarak gösterildiği tespit edilmiştir.

Agahefendi Mahallesi'ndeki 2031 ada 1 parselde de benzer bir durum söz konusu. Çevredeki yapılar üç ve beş katlı olmasına rağmen, parsel önce 10 kata çıkarılmış, ardından emsal değeri 3,90'a yükseltilmiştir. Bu değişikliklerin ardından, Öztürkler Limited Şirketi tarafından belediyeye 100 bin TL “şartsız bağış” yapıldığı iddia edilmektedir. İddianamede yer alan dikkat çekici bölümlerden biri ise Grup Avenir Limited Şirketi ile ilgilidir. Şirket yetkilisi, 28 Nisan 2021'de Sorgun Belediyesine 1 milyon 500 bin TL şartsız bağış yapmıştır. Yaklaşık beş ay sonra, 6 Ekim 2021'de belediye meclisi plan notunu değiştirmiş ve belirli şartları taşıyan en az 5 bin metrekare büyüklüğündeki ve 15 metre genişliğindeki yollara cepheli alanlarda 15 kata kadar yapılaşmanın önü açılmıştır. Bilirkişi heyeti, bu değişikliğin kamu yararına dayanmadığını, teknik ve nesnel gerekçesinin bulunmadığını ve planın ana kararlarını bozduğunu belirtmiştir.

Bir başka dikkat çekici isim ise müteahhit ve dönemin belediye meclis üyesi Murat Bulut. Bulut, savcılık ifadesinde 18 Ocak 2021'de belediye hesabına 470 bin TL gönderdiğini kabul etmektedir. Paranın, yaptığı binanın yoğunluğunun artırılması için gönderildiğini ifade etmektedir. Bulut’un ifadesine göre para, Belediye Başkanı Mustafa Erkut Ekinci’nin bilgisi ve isteği doğrultusunda, İmar Müdürlüğünün talebi üzerine gönderilmiştir. Ancak İçişleri Bakanlığının soruşturma izni kararında, bu 470 bin TL’nin imar iş ve işlemleriyle bağlantılı olmadığı kabul edilmiştir.

İddianamede bazı belediye meclis üyelerinin ifadeleri de bulunmaktadır. Ferhat Fidan, Ekinci’nin bir toplantı öncesinde “Bağışları alan benim, sizinle bir şey yok. Size bir sıkıntı çıkmaz. Olursa bana olur. Evet, ben yoğunluk satıyorum, gelen bana gelsin” dediğini öne sürmektedir. İsmail Doğan ise Ekinci’nin, “Bu bağış konuları müteahhitlerle benim aramda, sizinle ilgisi yok” dediğini anlatmaktadır. Kasım Faruk Kandemir de Ekinci’nin meclis toplantılarında yoğunluk satışı yaptığını ifade etmektedir. Bazı meclis üyeleri, ret oyu verdikleri kararların tutanaklarda “kabul” olarak gösterildiğini öne sürmektedir.

Mustafa Erkut Ekinci ise tüm suçlamaları reddetmektedir. Ekinci, belediyeye yapılan bağışların imar imtiyazı karşılığında verilmediğini, kişilerin kendi iradeleriyle şartsız bağış yaptığını savunmaktadır. İmar kararlarının uzmanların görüşleri doğrultusunda alındığını, bilirkişi raporlarında şehir plancısı bulunmadığını ve bu nedenle raporların eksik olduğunu belirtmektedir. Ekinci, ayrıca hiçbir müteahhitten kişisel menfaat veya rüşvet almadığını ve hiç kimseyi kendisi adına para almaya yönlendirmediğini ifade etmektedir.

Savcılığın hukuki değerlendirmesi de dikkat çekici bir noktadır. Savcılık, belediyeye bağış yapan kişilere imar ayrıcalığı sağlandığı yönünde tespit bulunduğunu kabul etmektedir. Ancak bağışların belediye başkanı veya meclis üyeleri tarafından şahsi olarak alındığına dair somut bir delil bulunmadığını belirtmektedir. Paralar belediye hesabına yatırıldığı için "irtikap" suçunun unsurlarının oluşmadığı sonucuna varan savcılık, eylemleri "görevi kötüye kullanma" kapsamında değerlendirmektedir. Rüşvet iddiaları ise 2025/1269 numaralı ayrı bir soruşturma dosyasına ayrılmıştır. Bu durum, söz konusu iddianamenin yalnızca görünen tablonun bir bölümünü temsil ettiğini göstermektedir.