'nın mutfak kültürünün simgesi olan taze , hasat döneminin başlamasıyla birlikte yoğun bir hareketlilik yaşıyor. Kent genelinde kış hazırlıkları çerçevesinde, tamamen yerli isotlar tarlalardan toplanarak pazar tezgahlarına yerleştirilmeye başlandı. Bu yıl, geleneksel yöntemlerle evlerde zahmetli bir süreçten geçirilerek pul bibere dönüştürülecek isot, hem kalitesi hem de uygun fiyatıyla üreticilerin ve tüketicilerin memnuniyetini sağlıyor.

Suruç Ovası'ndan Pazara

Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında sulama imkanlarıyla desteklenen Suruç Ovası'nda yetiştirilen yerli isotlar, sabahın erken saatlerinde tarlalardan tek tek elle toplanıyor. Toplanan tonlarca taze kırmızı biber, kent merkezindeki ve çevre ilçelerdeki sebze pazarlarına taşınıyor. Vatandaşlar, kışlık ihtiyaçları için bu yerli isotları çuvallarla satın alıyor. Yerli isotun kilogram fiyatı ise 20 ile 30 lira arasında değişiklik gösteriyor.

Kadınların Elinde Acı Yolculuk

Pazardan satın alınan isotlar, Şanlıurfalı kadınlar tarafından zahmetli bir dönüşüm sürecine tabi tutuluyor. Geleneksel isot yapımında kadınların emeği büyük bir önem taşıyor. Ekim aşamasından başlayarak, toplanması ve temizlenmesi gibi her aşamada kadınların katkısı bulunuyor. Bu süreç, sadece tarımda değil, aynı zamanda toplumda da kadınların rolünü pekiştiriyor. İstihdam açısından da önemli bir yere sahip olan isot, mutfakta kadınların dokunuşuyla yemeklere lezzet katıyor.

Çiğköftenin Vazgeçilmezi

Satın alınan biberler, kadınlar tarafından özenle yıkanarak sap ve tohumlarından ayrılıyor. Tohumlarından arındırılan biberler, Şanlıurfa'nın kavurucu güneşinde kuruması için düz alanlara ve evlerin damlarına seriliyor. Güneşte tamamen kuruyan ve rengi koyulaşan biberler, son aşamada zeytinyağı ile harmanlanarak özel makinelerde çekilerek pul biber haline getiriliyor. Bu işleme tabi tutulan ürünler, kış aylarında yemeklere ve özellikle çiğ köfteye lezzet katmak için kavanozlarda saklanıyor.

İsotun Ekonomik Önemi

Ekimden hasada kadar geçen 5 aylık süreçte yoğun bir bakım ve sulama çalışması yapıldığını ifade eden İbrahim Halil Eşsiz, bu süre zarfında büyük bir emek harcandığını belirtti. Ziraat Mühendisi Mehmet Bilgin ise geçen yıla oranla ekim alanının yüzde 30 azaldığını vurgulayarak, Şanlıurfa'da 18 bin 900 dekarlık alanda ekim yapıldığını ve bu yıl yaş olarak 200 bin ton rekolte elde edildiğini açıkladı. Bilgin, isotun hem Şanlıurfa hem de ülke ekonomisi için kritik bir öneme sahip olduğunu dile getirdi. Bu durum, tarımın sürdürülebilirliği açısından da önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor.