Dava Süreci ve Arka Plan

Adana'nın Çukurova ilçesinde yer alan ve 6 Şubat 2023'te meydana gelen depremler sırasında yıkılan Sami Bey Apartmanı, büyük bir trajediye sahne oldu. Bu olayda 40 kişi yaşamını yitirirken, 2 kişi de yaralandı. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, apartmanın müteahhitleri Abdullah Aybaba ve kızı Eda Aybaba Çelik ile Seyhan Belediyesi eski İmar Müdürü Alim Erdoğan ve eski Harita Kadastro Teknikeri Sunay Meydan hakkında, bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan toplam 22 yıl 6 ay hapis istemiyle dava açtı. Dava dosyaları sonradan birleştirildi ve duruşmalar devam ediyor.

Duruşmaya Katılım

Duruşmada tutuklu sanık Abdullah Aybaba, bulunduğu cezaevinden SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) aracılığıyla bağlanırken, diğer sanık Alim Erdoğan ile depremde yakınlarını kaybeden mağdur ailelerin avukatları da hazır bulundu. Duruşmada, sanık Aybaba'nın yaptığı açıklamalar dikkat çekti.

Abdullah Aybaba'nın Savunması

Sanık Abdullah Aybaba, bilirkişi raporunun eksik olduğunu belirterek, apartmanın teras kısmındaki kolonlarda tıraşlama yapıldığını ve üst katlarda tadilat yapıldığını savundu. Bu durumun binanın merkezini olumsuz etkilediğini düşündüğünü ifade eden Aybaba, görgü tanıklarına atıfta bulunarak, "Deprem esnasında ilk önce üst katlar sallanıp kopmuş, daha sonra bina yıkılmıştır. Binadan herhangi bir çimento veya malzeme çalınması durumu yoktur," dedi.

Mağdur Avukatından Müebbet Talebi

Mağdur ailelerin avukatı Mehmet Üsgüloğlu, yaptığı açıklamada sanık Abdullah Aybaba'nın iyi niyetli olsaydı, o tarihlerde yurt dışına kaçmayacağını ifade etti. Üsgüloğlu, karot ve basınç testlerinin yönetmeliklere uygun olmadığını ve her iki testte de olumsuz sonuçlar çıktığını belirtti. Bu nedenle, sanığın bilinçli taksir ölüme neden olma suçundan değil, her bir vefat için ayrı ayrı müebbet cezası ile cezalandırılmasını talep etti.

Abdullah Aybaba'nın Açıklamaları

Abdullah Aybaba, avukat Üsgüloğlu'nun sorusuna yanıt vererek, ilk deprem sonrası inşaatlarını kontrol etmek amacıyla Adana'ya gelmek istediğini ancak kendisi ve kızı hakkında tehdit içerikli paylaşımlar yapıldığı için yurt dışına çıktığını söyledi. Aybaba, "Amacım bir ay kalıp geri dönmekti fakat olaylar biraz soğusun, acılar biraz dinsin düşüncesiyle dönüşümü uzattım. Sonrasında kendim hakkında kırmızı bülten çıktığını öğrenince kendi rızamla ülkeye döndüm," şeklinde konuştu.

Sanığın Ülkeden Kaçışı

Mağdur aile avukatlarından Dudu Büşra Maksutoğlu Karadeniz ise sanık Aybaba'nın suçtan kurtulmaya yönelik savunmada bulunduğunu ve depremden bir gün sonra ülkeden kaçtığını belirtti. İlk ifadesinde binayı sağlam yaptığını iddia eden Aybaba'nın, apartmanın alt katında dükkan olmadığını ve oturan vefat edenler nedeniyle binanın yıkıldığını söylediğini aktardı. Gelen raporlarda betonun basınç testinin ve demir seviyesinin çok düşük bulunduğunu belirten avukat, her bir müteveffa açısından ayrı ayrı müebbet hapis cezası verilmesini talep etti.

Duruşmanın Gidişatı

Duruşmada savcı, sanık Abdullah Aybaba'nın tutukluluğunun devamını talep etti. Sanık Aybaba, kendisinin suçsuz olduğunu belirterek beraatını ve tahliyesini istedi. Ayrıca, 1975 yönetmeliği ile ilgili hiç kimsenin sorumlu tutulamayacağını kaydetti.

Sanıkların Avukatlarının Talepleri

Sanık Abdullah Aybaba'nın avukatı, müvekkilinin Adana'da yaklaşık 50 bina yaptığını, sadece Sami Bey Apartmanı'nın yıkıldığını ifade etti. Aynı dönemde ve aynı malzemelerle yapılan Ece Apartmanı'ndan karot alınarak yeniden bilirkişi raporu hazırlanmasını talep etti. Müvekkilinin kendi rızasıyla Türkiye'ye döndüğünü savunan avukat, Tayland makamlarından tek başına uçağa binerek geri döndüğünü belirtti. Duruşmada, cezaevi koşullarının ağır olduğunu vurgulayarak, ev hapsiyle tahliye edilmesini talep etti.

Eda Aybaba Çelik'in Durumu

Sanık Eda Aybaba Çelik'in avukatı, müvekkilinin 1994'te şirkete yalnızca yasal prosedür gereği ortak olduğunu, inşaatla ilgili bir faaliyetinin bulunmadığını belirtti. Eda Aybaba'nın tutuklamaya yönelik değil, ifade vermeye yönelik yakalama emri çıkarılmasını talep etti. Abdullah Aybaba ise kızının şirkete ortak olmasının gerekçesini, Limited şirketin iki ortak gerektirdiği şeklinde açıkladı.

Mahkeme Heyetinin Kararları

Mahkeme heyeti, sanık Abdullah Aybaba'nın tutukluluk halinin devamına, sanık Eda Aybaba Çelik hakkında kırmızı bültenle çıkarılan yakalama emrinin infazının beklenilmesine ve Abdullah Aybaba ile avukatının Ece Apartmanı'ndan yeniden bilirkişi raporu hazırlanması talebinin reddine karar verdi. Duruşmanın bir sonraki oturumu 26 Kasım 2026'da yapılacak.

Olayın Gelişimi

Yargılama sürecinde, sanık Abdullah Aybaba'nın depremden bir gün sonra İstanbul Havalimanı'ndan yurt dışına çıktığı, ancak daha sonra yurda dönmediği tespit edildi. Hakkında kırmızı bülten çıkarılan Abdullah Aybaba, İnterpol-Europol Daire Başkanlığı'nın çalışmaları sonucu Tayland polisi tarafından 24 Nisan 2026'da gözaltına alındı. Resmi işlemlerin tamamlanmasının ardından 15 Mayıs 2026'da Türkiye'ye getirilen Aybaba, SEGBİS aracılığıyla duruşmaya bağlandı ve tutuklanmasına karar verildi.