Safranbolu, tarihi dokusu ve UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer almasıyla dikkat çeken bir ilçe olarak, coğrafi işaretle tescillenen üzüm sirkesi üretim sezonuna girdi. Osmanlı döneminden kalma han, hamam, cami, çeşme ve konaklarıyla yerli ve yabancı turistleri ağırlayan Safranbolu, turizm gelirleriyle ülke ekonomisine önemli katkılar sağlıyor. Ayrıca, coğrafi işaretli Çavuş Üzümü ve üzüm sirkesi, ilçenin ekonomik yapısında önemli bir yer tutuyor.
Geleneksel Üzüm Sirkesi Üretimi
Geleneksel yöntemlerle üretilen üzüm sirkesi, yaklaşık 200 ila 350 yıllık küplerde dinlendirilerek hazırlanıyor. Yazıköy köyünde üretilen ve geçen haziran ayında coğrafi işaretle tescillenen bu sirke, ilçenin asırlık lezzetleri arasında bulunuyor. Üretim süreci, Çavuş Üzümü'nün bağlardan toplanmasıyla başlıyor. Üzümler, hasat edildikten sonra ayıklanıyor, çiğnenerek suyu çıkarılıyor ve ardından maya eklenerek fermantasyon sürecine geçiliyor. Bu süreç yaklaşık 7 ay sürmekte ve sonunda sirke, asırlık küplerde dinlendirilerek satışa hazır hale getiriliyor.
Üreticilerin Deneyimleri
Sirke üretimi yapan Ahmet Karakurluk, yaklaşık 4 kuşaktır bu işi yaptıklarını belirtti. Coğrafi işaret almanın kendileri için büyük bir önem taşıdığını ifade eden Karakurluk, "Uzun zamandır üzüm sirkesinin coğrafi işaret alması için çaba gösteriyorduk. Bu, gerçekten hak ettiğimiz bir durumdu. Üzüm sirkesi, Yazıköy'ün Çavuş Üzümü ile birlikte olmazsa olmazdır. Bu süreçte emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz," dedi.
Karakurluk, üretim sürecini detaylandırarak, üzümleri hasat ettikten sonra ayıklayıp çiğnediklerini, suyunu çıkardıktan sonra maya ekleyerek fermantasyon sürecine bıraktıklarını açıkladı. Fermantasyon işleminin ardından sirkenin küplere aktarılıp bekletildiğini ve orada dinlendikten sonra satışa hazır hale geldiğini belirtti. Tamamen organik olan sirkelerinin talep gördüğünü vurgulayan Karakurluk, fiyatlarının 150 TL ile 250 TL arasında değiştiğini ifade etti. Yıllık yaklaşık 4 ton sirke üretim kapasitesine sahip olduklarını da sözlerine ekleyen Karakurluk, bu geleneğin dededen toruna geçtiğini ve gelecekte de devam edeceğini belirtti.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.