OECD Seçim Süreci
Bakan Tekin, PISA sınavında okulların seçim sürecinin yalnızca OECD ile ortak yapıldığını belirtti. Öğrenci sayısına göre okulların belirlendiğini ifade eden Tekin, Türkiye'nin tüm okulların listesini sunduğunu ve bu okulların OECD tarafından seçildiğini vurguladı. Ayrıca, deprem bölgelerindeki illerin okullarının da bu seçim sürecinde yer aldığını belirtti. Öğrencilerin ve okulların seçiminde OECD'nin belirleyici olduğunu vurguladı. Türkiye'nin bu süreçte müdahale etme yetkisi bulunmadığını, sadece sınavın gerçekleştirilmesi için gerekli tedbirleri aldıklarını açıkladı.
Eğitimde İstikrar ve Kararlılık
Bakan Tekin, 2013 yılında Türkiye'deki eğitim sisteminin başarılı olabilmesi için eğitim üzerindeki vesayet çemberinin kırılması gerektiğini savundu. Eğitimdeki başarının, dershanelerin etkisinin azaltılmasıyla mümkün olacağını ifade etti. Dershanelerin yerine açılan kursların Milli Eğitim müfredatıyla uyumlu hale getirilmesi gerektiğini belirtti. Bu bağlamda, dershanelerin yerine açılan kursların Milli Eğitim onayı ile yapıldığını ifade etti. Tekin, dershanelerin eğitim sistemine olan etkisini eleştirerek, Milli Eğitim müfredatıyla uyumlu hale getirilmesi gerektiğini belirtti.
2015 Sonrası Sıçrama
OECD Eğitim ve Beceri Direktörü Andreas Schleicher'in, 2015 sonrası Türkiye'nin eğitimdeki olağanüstü sıçramasını diğer ülkelere anlatmasını istediğini aktaran Tekin, öğretmenlerin okullarda daha dominant hale geldiğini vurguladı. Eğitimde yapılan değişikliklerin, öğretmenlerin etkinliğini artırdığını belirtti. Tekin, eğitim sistemindeki bu değişikliklerin, öğretmenlerin okullarda daha etkin olmasını sağladığını ifade etti. Eğitimdeki bu dönüşümün, Türkiye'nin uluslararası başarılarını artırdığını söyledi.
Müfredat Değişiklikleri
Bakan Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çerçevesinde müfredatın yüzde 35 oranında azaltıldığını duyurdu. Bu değişikliklerin öğretmenlerin etkinlik yapma sürelerini artırdığını ve eğitim ortamının iyileştiğini ifade etti. Müfredatın sadeleştirilmesiyle öğretmenlerin daha verimli çalışabileceğini belirten Tekin, bu durumun öğrencilerin öğrenme süreçlerini olumlu etkilediğini vurguladı. Ayrıca, bu modelin eğitimdeki başarıyı artırmak için önemli bir adım olduğunu belirtti.
Sınıf Mevcudu ve Eğitim Ortamı
Eğitim öğretim ortamının iyileştirilmesi için yapılan adımlar arasında, ortaöğretimde derslik başına düşen öğrenci sayısının yarıya düştüğünü belirten Tekin, öğrencilerin konforunun arttıkça başarılarının da yükseldiğini söyledi. Öğrencilerin eğitim ortamındaki konforunun artmasının, başarıyı olumlu yönde etkilediğini ifade eden Tekin, eğitimdeki bu iyileşmelerin Türkiye'nin uluslararası başarılarına yansıdığını belirtti. Ayrıca, 660 bin sınıfta etkileşimli tahtaların bulunduğunu ve öğretmenlerin eğitim içeriklerine kolayca erişebildiğini vurguladı. Bu durumun, öğretmenlerin derslerini daha etkili bir şekilde planlamalarına yardımcı olduğunu söyledi.
Kademeli Yükseliş
Bakan Tekin, 2015 sonrası eğitimde kademeli bir yükseliş yaşandığını ifade etti. Türkiye'nin eğitimdeki başarılarının kalıcı hale gelmesi için düzenli bir şekilde yükselişin sürdürülmesi gerektiğini belirtti. Eğitimdeki bu kademeli yükselişin, Türkiye'nin uluslararası başarılarını artırdığını ve bu başarıların kalıcı hale gelmesi için sürekli çaba gösterilmesi gerektiğini vurguladı. Tekin, Türkiye'nin eğitim alanındaki bu gelişmelerinin, uluslararası standartlarla uyumlu hale gelmesi için önemli bir fırsat sunduğunu belirtti.
Eleştiriler ve Hedefler
Tekin, kendisine yöneltilen eleştirilere takılmadığını, Türkiye'nin OECD ülkeleri içinde ilk 5'te yer almayı hedeflediğini söyledi. PISA sonuçlarının ardından bazı ülkelerin yaşadığı düşüşleri Türkiye'nin yükselişi ile karşılaştırarak, Türkiye'nin elde ettiği başarıyı ön plana çıkardı. Eğitimdeki bu başarıların, Türkiye'nin uluslararası alanda daha fazla tanınmasına katkı sağladığını belirtti. Tekin, Türkiye'nin eğitim alanındaki hedeflerinin, uluslararası başarılarını artırmak ve kalıcı hale getirmek olduğunu ifade etti.
Eğitimde Karşılaşılan Sorunlar
Bakan, eğitimdeki sosyoekonomik eşitsizlikler, devamsızlık, motivasyon eksiklikleri gibi sorunların devam ettiğini kabul etti. Öğrencilerin sosyal medyaya olan odaklanmalarının eğitimdeki başarıyı olumsuz etkilediğini belirtti. Ancak tüm bu zorluklara rağmen elde edilen başarıların öğrencilerin ve öğretmenlerin çabasıyla gerçekleştiğini ifade etti. Eğitimde karşılaşılan sorunların çözülmesi için daha fazla çaba gösterilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, eğitimdeki başarıların kalıcı hale gelmesi için sürekli bir değerlendirme ve iyileştirme sürecinin gerekliliğini belirtti. Öğrencilerin düşünme ve araştırma yerine hazır bulunuşu çok daha kolay olan sosyal medyaya odaklanmalarının, matematik kaygısının hâlâ çok yükseklerde seyretmesi, zorlayıcı öğrenmeye karşı isteksizlik, okulöncesi eğitimin hâlâ diğer ülkelere göre geride olması ve okul türleri arasındaki farklılıklara daha fazla dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. Tüm bunlara rağmen elde edilen bu başarı, öğrencilerin ama en çok da öğretmenlerin eseri olarak değerlendirildi. Şimdi önümüzde Türkiye için umut veren ama üzerinde ciddi düşünmemiz gereken bir tablo var. Her ne kadar ortalamamız yükselse de matematik korkusu devam ediyor, çocukların bilgiyi yorumlaması ve arasında bağlantı kurmasında, çözüm üretmesinde hâlâ sorunlar yaşanıyor. Fen liselerindeki öğrencilerin çok yüksek başarı göstermesi, diğer okul türlerinde tablonun aynı olmaması üzerinde çalışılması gerektiğini belirtti.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.