Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Levent Öztürk, yaz tatilinde geç yatma ve geç kalkma alışkanlığı edinen öğrencilerin, yeni eğitim dönemine başlamadan önce uyku düzenlerini kademeli bir şekilde değiştirmeleri gerektiğini ifade etti. Yeterli uyku almanın öğrenme ve akademik başarı açısından ne denli önemli olduğunu belirten Öztürk, yaz döneminde öğrencilerin genellikle geç yatıp geç kalktığını ve okulların açılmasıyla birlikte erken kalkmanın sorun haline gelebileceğini vurguladı.

Öztürk, uyku düzeninin okullar açılmadan önce değiştirilmesi gerektiğini belirterek, öğrencilerin kademeli olarak erken yatmaya ve erken kalkmaya alıştırılması gerektiğini dile getirdi. Özellikle hafta sonu geç yatıp geç kalkmış bir öğrencinin, pazar akşamı bir anda erken yatırılmaya çalışılmasının biyolojik açıdan zorluk oluşturabileceğine dikkat çekti. "Uyku düzenini bir anda değiştirmek yerine kademeli bir geçiş yapmak gerekiyor. Okullar açılmadan yaklaşık bir hafta önce yatış ve kalkış saatlerini aşamalı olarak erkene çekmek daha doğru olur. Öğrencinin ihtiyaç duyduğu uykuyu mutlaka alması lazım," dedi.

Uyku İhtiyacı ve Etkileri

Prof. Dr. Öztürk, uyku ihtiyacının yaş gruplarına göre değiştiğini belirterek, özellikle ortaokul çağındaki öğrencilerin 9 ila 11 saat, lise dönemindeki öğrencilerin ise 8-9 saat uykuya ihtiyaç duyduğunu anlattı. Yeterli uyku alınmadığında öğrenme süreçlerinin olumsuz etkilenebileceğini ve uyku eksikliğinin öğrencinin psikolojik durumunu da olumsuz yönde etkileyebileceğini kaydetti. Ayrıca, yeterli uykunun öğrencinin çalışma verimini ve öğrendiklerini hatırlama oranını artırdığını vurguladı.

Öztürk, "Uykudan fedakarlık edilmez. Uyku, öğrenme sürecinin önemli bir parçasıdır. Hafta içinde az uyuyup hafta sonu daha uzun uyuyarak bunu telafi etmeye çalışmak doğru değil. Daha uzun uyumak kişiyi daha fazla dinlendirmiyor. Uyku süresi uzadıkça, hızlı göz hareketlerinin görüldüğü REM uykusu dediğimiz dönem artıyor. Bu dönemde beyin uyanıklık kadar aktif çalışıyor ve enerji harcıyor. Dolayısıyla olağan uyku süresini uzatmak, aksine daha fazla yorgunluğa yol açabiliyor," dedi.

Elektronik Cihazların Etkisi

İyi bir uyku için hazırlık döneminin oluşturulması gerektiğini belirten Öztürk, özellikle uyku öncesindeki son 1-2 saatte telefon, tablet, bilgisayar ve televizyon gibi elektronik cihazlardan uzak durulmasını önerdi. Yatak odasında bu tür cihazların bulundurulmamasının faydalı olacağını ifade eden Öztürk, biyolojik saatin çevreden gelen uyarılarla kendisini yenilediğini, bunların en önemlilerinden birinin ışık olduğunu söyledi. Parlak ışığın uyku için önemli olan melatonin hormonunun salgılanmasını baskıladığını anlatan Öztürk, öğrencilerin uyku öncesinde loş bir ortama geçmeleri gerektiğini dile getirdi.

Öztürk, uykuya geçişi kolaylaştırmak amacıyla kişisel bakım yapmak, rahat kıyafetler giymek ve ders dışı kısa okumalar yapmak gibi uyku öncesi ritüeller oluşturulabileceğini kaydetti.

Sabit Uyku-Uyanıklık Döngüsü

Hafta içi ve hafta sonu farklı uyku düzenlerinin "sosyal jetlag" olarak adlandırılan duruma yol açabileceğini belirten Öztürk, "İdeal olan, hafta içi ve hafta sonu ayrımı yapmadan sabit bir uyku-uyanıklık saat döngüsünü korumaktır. Hafta içi erken yatıp erken kalkarken hafta sonu geç yatıp geç kalkılması uyku döneminde bir kaymaya neden oluyor. mümkün olduğunca uyku düzenlerini bozmasınlar. Özellikle uyku öncesindeki son bir saatte telefon, tablet, bilgisayar ve televizyon gibi elektronik cihazların yaydığı ışıktan uzak dursunlar," dedi.

Prof. Dr. Levent Öztürk, kafeinli içecekler, enerji içecekleri ve kola gibi içeceklerin de uyku düzenini olumsuz etkileyebileceğini sözlerine ekledi. Öğrencilerin bu tür içeceklerden mümkün olduğunca uzak durmaları gerektiğini vurguladı. Yeterli uyku ve sağlıklı bir , öğrencilerin akademik başarılarını artırmak için kritik öneme sahiptir. Bu nedenle, uyku düzeninin sağlıklı bir şekilde oluşturulması, eğitim hayatında başarı için gereklidir.