İzmir Milletvekili İbrahim Akın, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’a yönelttiği soru önergesinde, Mersin'de inşası devam eden Akkuyu Nükleer Santrali'nden elde edilecek yüksek ve düşük seviyeli nükleer atıkların Ankara 'da inşa edilecek bir merkezde toplanacağına dair iddialara dikkat çekti. Akın, bu merkeze yalnızca Akkuyu'dan değil, ülke genelinde üretilen radyoaktif atıkların ve 1986 Çernobil felaketi sonrası toprağa gömülen tonlarca çayın da taşınmasının planlandığını belirtti. Polatlı'nın İç Anadolu'nun önemli tarım havzalarından biri olduğunu vurgulayan Akın, burada yapılacak bir tesisin toprakların ve yer altı su kaynaklarının radyoaktif sızıntı riskiyle karşı karşıya kalmasına yol açabileceğini, bunun da insan sağlığı ve diğer canlıların yaşamı açısından büyük bir tehdit oluşturduğunu ifade etti.

Bakanlığın Açıklaması

Bakan Bayraktar, önergeye verdiği yanıtta, kurulması planlanan tesislerin “nükleer atık tesisi” değil, “yakın yüzey bertaraf tesisi” olarak adlandırıldığını bildirdi. Radyoaktif atıkların sadece nükleer enerji faaliyetlerinden değil, sağlık, sanayi, araştırma ve çeşitli teknolojik uygulamalardan da kaynaklandığını belirten Bakan, Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu () İstanbul Yerleşkesi’nde uzun yıllardır geçici olarak depolanan radyoaktif atıkların, modern ve çevresel sürdürülebilirliği artırılmış bir tesisle yönetilmesi amacıyla altyapı ve saha değerlendirme çalışmalarının sürdüğünü kaydetti.

ÇED Süreci ve Güvenlik Analizleri

Ayrıca, mevcut durumda herhangi bir yer için başlatılmış bir Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinin bulunmadığı, TENMAK tarafından hazırlanan ilerleme raporları çerçevesinde saha tahsisi ve hazırlık faaliyetlerinin devam ettiği ifade edildi. Tesisin kurulacağı sahaya ilişkin tüm jeolojik, hidrojeolojik ve çevresel değerlendirmelerin Nükleer Düzenleme Kurumu (NDK) mevzuatı ve uluslararası standartlar çerçevesinde gerçekleştirileceği belirtildi. Bakanlık, çevre ve su kaynaklarının korunabileceğine dair bilimsel veriler ortaya konulmadığı sürece hiçbir tesisin uygun kabul edilmeyeceğini vurguladı.

Radyoaktif Maddelerin Taşınması

Radyoaktif maddelerin ve atıkların taşınması işlemlerinin ise NDK tarafından yetkilendirilmiş kuruluşlarca, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) standartları ve "Radyoaktif Maddenin Güvenli Taşınması Yönetmeliği" hükümleri doğrultusunda güvenlik tedbirleri alınarak gerçekleştirileceği bildirildi. Bakan, nükleer santrallerde ortaya çıkan kullanılmış yakıtların santral sahası dışına çıkarılmasının veya taşınmasının planlanmadığını da belirtti. Projelendirme, saha onayı ve ÇED süreçlerinde kamuoyundan bilgi gizlenmediği, tüm işlemlerin şeffaflık ve yerel paydaşların katılımı esasları çerçevesinde yürütüleceği ifade edildi. Akın, Polatlı’nın tarımsal önemine dikkat çekerek, bu tesisin kurulmasının yaratacağı risklerin altını çizerken, çevresel etkilerin göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladı. Bu bağlamda, radyoaktif atıkların yönetimi konusunda uluslararası standartların dikkate alınması gerektiği de belirtildi. Akın, yapılan çalışmaların ve ilerleme raporlarının kamuoyuyla paylaşılmasının önemine vurgu yaparak, bu süreçte yerel halkın da bilgilendirilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca, radyoaktif atıkların depolanması ve taşınmasıyla ilgili güvenlik önlemlerinin yeterli olup olmadığının sorgulanması gerektiğini dile getirdi. Bu bağlamda, Bakanlığın açıklamaları ve süreçler hakkında daha fazla şeffaflık talep etti.