Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) meydana gelen bir deniz kazasında kaybolan Mehmet Bayhan'ın kardeşi Ahmet Bayhan, olayla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. 30 Ağustos'ta, KKTC'den Mersin'in Taşucu Limanı'na gitmek üzere hareket eden bir katamaran tipi Türk yolcu gemisi alabora oldu. Bu trajik olayda 14 kişi hayatını kaybetti ve Mardinli Mehmet Bayhan'ın da aralarında bulunduğu 14 kişi kayboldu.
Ahmet Bayhan, ağabeyinin kendisini kazadan önce aradığını ve geminin alt kısmının su aldığını söylediğini aktardı. Bayhan, "Ağabeyim, ilk defa böyle bir gemiye biniyordu. Beni aradığında, 'Geminin altı çok su alıyor, herkes dönelim diyor ama kaptan bize kulak vermiyor' dedi. Ben de ona, 'Ağabey, böyle bir şey olabilir mi? Geminin altı hiç su alır mı? Kaptana söyleyin geri dönsün' dedim. Yaklaşık bir dakikalık bir görüşmemiz oldu. Ardından 'Yukarı gitmem gerekiyor' diyerek telefonu kapattı. O andan sonra ne kadar ulaşmaya çalışsak da maalesef kendisine ulaşamadık" şeklinde konuştu.
Kazanın Detayları
Kazanın ardından yapılan araştırmalarda, geminin 267 yolcu ve mürettebat taşıdığı bildirildi. Alabora olan gemide kaybolan kişilerin bulunması için arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. Ahmet Bayhan, ağabeyinin kaybolmasının ardından yaşanan acının yanı sıra, bu olayda sorumluluğu olan kişilerin hatalarının da büyük bir acıya neden olduğunu vurguladı. "Burada birçok insanın hatası, başarısızlığı var. Sorumluluk sahibi olmayan insanların sorumluluk almaya çalışmasından ötürü çok canlar yandı, çok kişiler ağladı. Bu olayın peşini bırakmayacağız" ifadelerini kullandı.
Ailelerin Beklentisi ve Hukuki Süreç
Aile avukatı Gurbet Bilbay, geminin daha önce hasar alıp almadığı, kaza günü hava koşullarının nasıl olduğu ve gemi personelinin gerekli belgelere sahip olup olmadığı gibi konuların da araştırılması gerektiğini belirtti. Bilbay, "Bizim için facia halen devam etmektedir. Çünkü müvekkilimiz hala kayıp. Bize göre bu, bir tedbirsizlik ya da dikkatsizlik değildir; kesinlikle kasten işlenmiş bir suçtur. Bununla ilgili hukuki sürecin takipçisi olacağız. Bu geminin daha önce bir hasarı var mıydı ya da çalışan kişilerin belgeleri gerekli yerlerden mi alındı, gibi soruların cevaplanması lazım. Tabii ki bunlar sonraki aşama. Bizim için öncelikle önemli olan müvekkilimizin bulunması ve buradan bakanımıza sesleniyoruz. Aileler çaresiz. Onlara 'Bekleyin' demekle olmuyor. Belirsizlik en kötü şeydir. Aileler, kötü de olsa gelecek bir haberi bekliyorlar" şeklinde konuştu.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.