İsviçre Alpleri'nde, kar ve buz yüzeylerini korumak amacıyla dikkat çekici bir yöntem uygulanıyor. Corvatsch, Diavolezza, Laax, Titlis ve Zermatt gibi popüler kayak bölgelerinde, mısır nişastası ve laktik asit gibi doğal hammaddelerden üretilen biyoplastik örtüler, toplamda 20 bin metrekarelik bir alana seriliyor. 2025 yılında başlatılan bu geniş çaplı uygulama ile yeni nesil örtüler, beş farklı dağ işletmesine gönderildi. İlk saha sonuçları, bu örtülerin yıllardır kullanılan plastik malzemelere alternatif olabileceğini ortaya koyuyor.
Buzun Üzerini Güneşten Koruma Yöntemi
İsviçre'deki kayak merkezlerinde, yaz aylarında kar ve buz yüzeylerini korumak için beyaz örtülerle kaplama uygulaması yaklaşık 20 yıldır devam ediyor. Bu örtüler genellikle mayıs ayında seriliyor ve yaz boyunca yüzeyde kalıyor. Ağustos sonu veya eylül başında tekrar kaldırılıyor. Beyaz yüzey, güneş ışığını önemli ölçüde geri yansıtarak kar ve buzun sıcak havayla doğrudan temasını azaltıyor. Yapılan ölçümlere göre, bu yöntemle örtünün altında kalan kar ve buzun erimesinin yerel olarak %60'a kadar azaldığı belirlenmiştir.
Önceki uygulamalarda kullanılan örtülerin büyük bir kısmı polipropilen adı verilen plastikten üretiliyordu. Bu malzemeler, yüksek dağlarda güneş ışığına, yağmura ve rüzgâra maruz kaldıklarında küçük plastik liflerin çevreye yayılmasına neden oluyordu. Bu durum, çevresel sorunların başında geliyordu. Bu sebeple, mikroplastik oluşturmayan alternatif malzemeler üzerinde çalışmalar başlatıldı.
Yeni Biyoplastik Örtü Üretimi
Yeni geliştirilen örtüler, PLA olarak bilinen bir malzemeden üretiliyor. Laboratuvar ortamında üretilen bu biyoplastikte yenilenebilir hammaddeler kullanılıyor ve temel bileşenleri arasında mısır nişastası ile laktik asit bulunuyor. Bu malzemenin biyolojik olarak parçalanabilir ve kompostlanabilir yapıda olduğu ifade ediliyor. 2025 yılının ilkbaharında, 20 bin metrekareden fazla PLA örtü üretilerek İsviçre'deki beş farklı noktada kullanılmaya başlandı. Corvatsch'ta yapılan karşılaştırmalarda, yeni örtünün altında kalan kar tabakasının, geleneksel plastik örtünün altındaki kara göre 15 ila 20 santimetre daha kalın kaldığı tespit edildi. Diğer denemelerde de yeni malzemenin geleneksel örtülerle benzer koruma sağladığı bildirildi.
Yeni örtünün dezavantajı ise daha ağır olması. Bu durum, parçaların birbirine dikilmesi ve sezon sonunda toplanması için daha fazla iş gücü gerektiriyor. Bu yöntem, tüm buzulları kurtarabilecek bir çözüm olarak görülmüyor; İsviçre'de yalnızca çok küçük alanlarda uygulanabiliyor. Geniş buzul alanlarının tamamını kaplamak ise son derece maliyetli. Amaç, özellikle kayak tesisleri ve altyapının bulunduğu kritik noktalarda erimeyi yavaşlatmak ve yıllardır kullanılan plastik örtülerin oluşturduğu mikroplastik sorununu azaltmaktır. Bu yeni yaklaşım, çevre dostu bir çözüm sunarak, dağ ekosistemlerinin korunmasına katkıda bulunmayı hedefliyor. Ayrıca, bu uygulama ile birlikte kayak merkezlerinin sürdürülebilirliğine de önemli bir katkı sağlanması bekleniyor.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.