İran, girişinde ordusuna ait bir otonom sualtı aracını ele geçirdi. Bu olay, aracın sahip olduğu teknolojiye yönelik dikkatleri üzerine çekti. Kaliforniya merkezli bir savunma şirketi tarafından geliştirilen Dive-LD, uzun süre insan müdahalesi olmadan görev yapabilen yeni nesil otonom sualtı araçları arasında yer alıyor. Araç, deniz mayınlarının tespiti, deniz tabanının haritalanması, istihbarat toplama ve denizaltındaki altyapıların incelenmesi amacıyla kullanılabiliyor. Dive-LD'nin uzunluğu yaklaşık 5,8 metre olup, 10 güne kadar görev yapabilme kapasitesine sahip ve 6 bin metre derinliğe inebiliyor.

İran, Teknolojiyi Kopyalayabilir Mi?

Aracın İran’ın eline geçmesi, Tahran’ın sistemi parçalarına ayırarak teknolojisini inceleyebileceği ve bazı bölümlerini yöntemiyle kopyalayabileceği yönünde değerlendirmelere yol açtı. Hudson Enstitüsü’nden Bryan Clark, İranlı mühendislerin özellikle Dive-LD’nin mekanik sistemlerini inceleyerek benzerlerini geliştirebileceğini belirtti. Ancak aracın yazılımında bu tür girişimlere karşı koruyucu sistemlerin bulunduğu ifade edildi. Washington Institute for Near East Policy’den Farzin Nadimi ise İran’ın ele geçirilen teknolojiden kendi insansız sistemlerini geliştirmek için yararlanabileceğini söyledi.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın Açıklamaları

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), olayın önemini küçümseyen bir açıklama yaptı. ABD Donanması Yüzbaşı Tim Hawkins, İran’ın eline geçen aracın eski bir model olduğunu ve ele geçirilmeden önce arızalandığını belirtti. Hawkins, Dive-LD’nin bir günden uzun süre denizde hareketsiz kaldığını ve araçta hassas veri, gizli sonar ya da radar sistemlerinin bulunmadığını savundu.

Anduril ve ABD Donanması Arasındaki Farklılıklar

Olay, aracın üreticisi Anduril ile ABD ordusunun Dive-LD hakkındaki açıklamalarındaki farklılıkları da gündeme getirdi. ABD Donanması, ele geçirilen aracın eski ve arızalı olduğunu vurgularken, Anduril, Dive-LD’yi daha önce büyük otonom sualtı araçları arasında yüksek güvenilirliğe ve esnekliğe sahip bir sistem olarak tanıtmıştı. Dive-LD aynı zamanda Avustralya'nın geliştirdiği Ghost Shark adlı büyük otonom sualtı aracının geliştirilmesinde test platformu olarak kullanıldı.

İran'ın Önceki Deneyimleri

Washington açısından asıl endişe, İran’ın daha önce ele geçirdiği Amerikan askeri sistemleri üzerinde yaptığı çalışmalar. İran, 2011 yılında ABD’ye ait RQ-170 Sentinel tipi hayalet keşif İHA’sını ele geçirmişti. Dönemin ABD Başkanı Barack Obama, İran yönetiminden uçağın iade edilmesini istemişti. Tahran, daha sonra RQ-170 üzerinde tersine mühendislik çalışması yaptığını açıklamış ve tasarımından izler taşıyan yerli İHA modellerini kamuoyuna tanıtmıştı. ABD ordusu, benzer bir olayın yaşanmasını 2022 yılında engellemişti. İran’a ait bir geminin Basra Körfezi’nde ABD’nin kullandığı Saildrone tipi insansız deniz aracını çekmeye başlaması üzerine ABD Donanması bölgeye savaş gemisi ve helikopter göndermişti.

İran'dan Alaycı Paylaşımlar

İran yönetimi, Dive-LD’nin ele geçirilmesini propaganda faaliyetlerinde kullanmaya başladı. İran’ın farklı ülkelerdeki diplomatik temsilcilikleri, sosyal medya üzerinden ABD’yi hedef alan alaycı paylaşımlar yaptı. İran’ın Haydarabad’daki diplomatik temsilciliği, aracın incelenmesine gönderme yaparak tersine mühendislik çalışmalarının başlayacağını belirten bir paylaşımda bulundu. Uzmanlara göre, olay İran’a savaş alanında belirleyici bir teknolojik üstünlük sağlamayabilir, ancak Tahran açısından önemli bir propaganda kazanımı oluşturuyor. Dive-LD’nin ele geçirilmesi, ABD ile İran arasındaki askeri gerilimin yoğunlaştığı Hürmüz Boğazı’nda insansız sistemlerin giderek daha fazla kullanılmaya başladığını da ortaya koydu. İran Devrim Muhafızları, aracı Hürmüz Boğazı’nın girişinde ele geçirdiğini açıklarken, ABD de aracın kaybedildiğini doğruladı.