Çin merkezli teknoloji şirketi hakkında uzun süredir devam eden bir soruşturmanın ardından açılan ceza davası, New York’un Brooklyn bölgesindeki federal mahkemede görülmeye başladı. Adalet Bakanlığı adına jüriye hitap eden savcı Taylor Stout, Huawei’nin yaklaşık 20 yıl boyunca Amerikan şirketlerinin teknolojilerini yasa dışı yollarla elde etmeye çalıştığını öne sürdü. Savcı Stout, şirketin faaliyetlerini "hırsızlık, yalan ve örtbas" olarak tanımlayarak, Huawei’nin bu yöntemlerle dünya telekomünikasyon pazarındaki etkisini artırmaya çalıştığını savundu.

Savcılığın iddialarına göre, Huawei, Cisco Systems ve T-Mobile gibi önemli Amerikan şirketlerine ait ticari sırları ele geçirmek amacıyla hareket etti. dosyasında, Cisco’nun internet yönlendiricilerinde kullanılan işletim sistemine ait kaynak kodlarının yanı sıra T-Mobile’ın cep telefonlarını test etmek için kullandığı robotik kolun teknolojisinin de hedef alındığı belirtiliyor. Savcı Stout, Huawei çalışanlarının Amerikan teknolojilerini çalmaya çalışırken yakalandığını gösteren tanık ifadeleri ve görüntülerin mahkemeye sunulacağını ifade etti. Ayrıca, bir Huawei çalışanının T-Mobile’a ait robotik kolun parçalarını izinsiz olarak aldığına dair görüntülerin delil olarak sunulacağı kaydedildi.

Huawei'nin Savunması: Rekabet Mi?

Huawei’nin avukatları, savcılığın iddialarını kesin bir dille reddetti. Şirketin avukatlarından Brian Heberlig, davanın bir suç komplosundan ziyade teknoloji sektöründeki rekabetten kaynaklandığını savundu. Heberlig, "Bu dava komplo değil rekabet, hırsızlık değil inovasyon, suç faaliyeti değil olağan ticari ilişkilerle ilgilidir" şeklinde konuştu. Huawei’nin başarısının yasa dışı yöntemlerle değil, kendi faaliyetleriyle elde edildiğini öne süren savunma, şirket yönetiminin sistematik bir suç planı yürüttüğü iddiasını kabul etmedi.

Savunmaya göre, Cisco ve T-Mobile ile ilgili olaylar, şirket politikasından ziyade bazı çalışanların bireysel davranışlarından kaynaklandı. Heberlig, Huawei yönetiminin söz konusu olayları öğrendikten sonra gerekli adımları attığını belirtti. Ayrıca, bir Huawei çalışanının Fujitsu’ya ait bir ağ cihazını teknoloji fuarında izinsiz olarak fotoğrafladığı olayın da bireysel bir davranış olduğunu ve çalışanın işten çıkarıldığını ifade etti.

İran'daki Faaliyetler

Davanın önemli bir bölümünü Huawei’nin İran’daki faaliyetleri oluşturuyor. Savcılık, Huawei’nin İran’daki ticari ilişkilerinin gerçek niteliğini bankalardan gizlediğini ve böylece ABD yaptırımlarına rağmen Amerikan finans sistemi üzerinden dolar transferleri gerçekleştirdiğini iddia ediyor. Ayrıca, şirketin İran hükümetinin ülkedeki kişileri izlemesine yardımcı olduğuna dair suçlamalar da gündeme getirildi. Huawei’nin avukatları ise şirketin söz konusu para transferlerinin ABD yaptırım yasalarını ihlal ettiğini bildiğine yönelik yeterli kanıt bulunmadığını savundu.

Savunma ayrıca, Huawei ile çalışan bankaların şirketin İran’daki faaliyetlerinden haberdar olduğunu ve buna rağmen şirketle çalışmayı sürdürdüğünü belirtti. Huawei hakkındaki ceza süreci 2018 yılında hazırlanan iddianameyle başlamıştı. Şirket ve dönemin Mali İşler Direktörü Meng Wanzhou, İran’daki faaliyetlere ilişkin bankalara yanıltıcı bilgi vermek, ABD yaptırımlarını aşmak ve Amerikan finans sistemi üzerinden milyonlarca dolarlık işlem gerçekleştirmekle suçlanmıştı.

Meng Wanzhou'nun İfadeleri

Meng Wanzhou, ABD’nin talebi üzerine 2018 yılında Kanada’nın Vancouver kentinde gözaltına alınmıştı. Meng, yaklaşık üç yıl boyunca ABD’ye iade edilmesine karşı hukuk mücadelesi verdi. ABD, Çin ve Kanada arasında yürütülen diplomatik sürecin ardından serbest bırakılan Meng’in Çin’e dönmesine izin verildi. Meng hakkındaki suçlamalar, varılan ertelenmiş kovuşturma anlaşması kapsamında 2022 yılında düşürüldü. Ancak Meng’in anlaşma kapsamında kabul ettiği bazı hususların, yaklaşık üç ay sürmesi beklenen Huawei davasında delil olarak jüriye sunulması bekleniyor.

Davanın bir bölümü, Reuters’ın 2012 ve 2013 yıllarında yayımladığı Huawei ile İran’da faaliyet gösteren Skycom arasındaki ilişkilere yönelik haberlere dayanıyor. Skycom’un 2010 yılında İran’ın en büyük cep telefonu operatörüne ambargo kapsamındaki Hewlett-Packard bilgisayar ekipmanlarını satmayı teklif ettiği bildirilmişti.

Çin'in Tepkisi

Çin yönetimi de davaya tepki gösterdi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, ABD’li savcıların Huawei hakkındaki suçlamalarına ilişkin yaptığı açıklamada, Washington yönetimini Çinli şirketleri baskı altına almaya çalışmakla suçladı. Sözcü, Çin hükümetinin ABD’nin Çinli şirketlere yönelik “baskı ve çevreleme” politikalarına karşı olduğunu belirterek, Çinli şirketlerin meşru hak ve çıkarlarını korumasını desteklediklerini ifade etti.