İngiltere'de haziran sonunda meydana gelen hava trafiği kaosu, sektörünün gelecekte karşılaşabileceği sorunların bir örneği olarak öne çıkıyor. Şiddetli fırtınalar, iki hava sahasında 900 uçuşun gecikmesine neden olurken, bazı gecikmeler 11 saate kadar ulaştı. Bu olayda, uzmanlar iklim değişikliği nedeniyle fırtınaların daha etkili hale geleceğini ve yoğun hava trafiği bölgelerinde benzer aksaklıkların sıklaşacağını belirtiyor.

Fırtınalar, kullanılabilir hava sahasını daraltarak uçakların rotalarını değiştirmesine ve diğer havalimanlarına yönelmesine neden oluyor. Bu durum, uçuş sürelerini uzatırken yakıt tüketimini de artırıyor. Uzmanlar, hava koşullarına bağlı gecikmelerin yaygınlaşması halinde havayollarının uçaklara daha fazla yedek yakıt yüklemek zorunda kalabileceğini vurguluyor. Yakıt, havacılık sektörünün en büyük maliyet kalemlerinden biri olduğu için, bu durumun bilet fiyatlarına yansıması bekleniyor.

Ayrıca, Reading Üniversitesi'nden Prof. Paul Williams, Kuzey Atlantik üzerindeki açık hava türbülansının 1979'dan bu yana yüzde 55 arttığını belirtiyor. Yoğun uçuş rotalarında şiddetli türbülansın gelecekte iki veya üç katına çıkabileceği tahmin ediliyor. Havalimanları da yüksek deniz seviyesi ve sel tehdidi ile karşı karşıya. Dünya genelinde 269 havalimanının halihazırda sel riski altında olduğu belirtiliyor. Amsterdam Schiphol, Londra City ve Newark Liberty, en fazla risk taşıyan havalimanları arasında yer alıyor.