ve Bakanı Mehmet , Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen " Uluslararası Medya Buluşması" etkinliğinde önemli açıklamalarda bulundu. Şimşek, kendilerine yöneltilebilecek en makul eleştirinin hedeflerde "fazla iddialı" davranmaları olduğunu ifade etti. Bu iddialı yaklaşımın bazı maliyetler doğurduğunu kabul eden Bakan, yine de programa bağlılıklarının tam olduğunu vurguladı. Dezenflasyonu sağlamak ve programı kararlılıkla sürdürmek için ellerinden geleni yapacaklarını belirtti.

İmalat Sanayisine Yönelik Krediler

Bakan Şimşek, özellikle imalat sanayisine yönelik uyguladıkları selektif kredi politikalarının kararlılıkla devam ettiğini ifade etti. İmalat sektörünün yanı sıra sanayi dönüşümü, dijital dönüşüm ve yeşil dönüşüm konularında da önemli adımlar atıldığını belirtti. Emek yoğun geleneksel sektörlere destek vermek için hem mali yardımlar hem de seçici kredi programları uygulandığını aktardı. Bu çabalar, mevcut istihdamı korumayı ve yeni istihdam alanları yaratmayı hedefliyor.

Gelir Dağılımındaki İyileşme

Gini katsayısına bakıldığında Türkiye'de gelir dağılımında anlamlı bir iyileşme sağlandığını belirten Şimşek, "Katsayı hala yüksek, ancak dezenflasyon programı başladığından bu yana belirgin bir ilerleme kaydedildi" dedi. Son üç yıl içerisinde iş gücünün GSYH'den aldığı payda ciddi bir artış gözlemlendiğini ifade etti. Bu durum, muhalefetin belirli çevrelerince dile getirilen eleştirilerin aksine, ücretlerin milli gelir içindeki payının belirgin şekilde arttığını gösteriyor.

Asya ile Ticaret Hedefleri

Bakan Şimşek, "İkinci Çin Şoku" konusuna da değinerek, Türkiye'nin Çin ile olan ticaret hacminin önemli bir açık verdiğini belirtti. Çin'in kümülatif ihracatının Türkiye'ye olan etkisini değerlendiren Şimşek, bu yıl Türkiye'nin Çin'e olan ihracatının yıllıklandırılmış bazda 4 milyar doların hemen altında, ithalatının ise 52 milyar dolar civarında olduğunu kaydetti. Bu veriler, Türkiye'nin Çin ile olan ticaretinde büyük bir dengesizlik olduğunu ortaya koyuyor. Asya'nın büyük bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Şimşek, bu bölgeye yönelik yenilenmiş bir odaklanma içinde olduklarını ve Asyalı ortaklarla ilk fırsatta temas kurmayı planladıklarını açıkladı.

Nihai Hedef: Sürdürülebilir Büyüme

Bakan Şimşek, programın nihai amacının Türk halkının refahını artırmak olduğunu belirterek, sürdürülebilir yüksek büyüme oranı ve daha adil bir gelir dağılımı hedeflediklerini vurguladı. Dezenflasyon sürecinin ilerlemesiyle birlikte, büyüme ile diğer politika öncelikleri arasında daha dengeli bir yapı oluşacağını ifade etti. 1990'larda enflasyon ortalama yüzde 70 civarındayken, reel GSYH büyüme oranının yüzde 3 civarında olduğunu hatırlatan Şimşek, 2002'den 2013'e kadar enflasyonun tek hanelere gerilemesiyle birlikte ortalama reel büyüme oranının neredeyse iki katına çıktığını belirtti.

Ekonomi Programının Esnekliği

Bakan Şimşek, ekonomi programlarının sabit olmadığını, sürekli değişen dış koşullara göre güncellenmesi gerektiğini belirtti. Hedeflerinin, sıkı para politikası etkisi altında bile sürdürülebilir büyümeyi sağlamak olduğunu kaydetti. Ayrıca, çiftçilere ve küçük işletmelere sübvansiyonlu krediler yoluyla destek sağladıklarını ve imalatçıların krediye erişimini kolaylaştırdıklarını anlattı. İşsizlik konusunda hedeflerini gerçekleştirdiklerini bildiren Şimşek, Kur Korumalı Mevduat'tan (KKM) çıkış ve rezervlerin yeniden güçlendirilmesi gibi diğer önceliklerden de önemli sonuçlar aldıklarını kaydetti. Şimşek, bu programın pek çok hedefi başardığının altını çizerken, enflasyon noktasında petrol fiyatları gibi birçok gelişmenin dezenflasyon sürecini olumsuz etkilediğini belirtti. Sonuç olarak, asıl önemli olan gidilen istikamettir ve bu yolda kararlılıkla devam edeceklerini ifade etti.