(ANKARA) - Temmuz ayına ait veriler, sanayi üretimi ve perakende satışlarda endişe verici sinyaller sunuyor. Petrol fiyatlarının 100 doları aşması, Merkez Bankası'nın geçen hafta faiz indirimine gitmesini engelledi. Ancak, bu daralmayı gösteren veriler ışığında, ekim ayında Merkez Bankası'nın faiz indirimine başlaması bekleniyor. Merkez yönetiminin, artan baskılar altında aslında faiz indirimine yönelik planlar yaptığı ifade ediliyor. Geçen haftaki toplantıda, faiz indiriminin gündeme geldiği ancak küresel petrol fiyatlarındaki belirsizlik nedeniyle hareketsiz kalındığı belirtiliyor. Bu durum, ekim ayında Merkez Bankası'nın faiz indirimine gitmesinin kaçınılmaz olduğu görüşünü güçlendiriyor.
Eylül Ayı Enflasyonunun Rolü
Ekim ayında 1 puanlık bir faiz indiriminin kesin olduğu, küresel şartlar ve eylül ayı enflasyonuna bağlı olarak bu oranının 2 puana çıkabileceği düşünülüyor. Eylül ayı enflasyonu, Merkez Bankası için kritik bir öneme sahip. Ağustos ayındaki fiyat artışları, geçen yıla göre daha düşük bir seyir izlerken, yıllık enflasyon da küçük bir gerileme göstermiştir. Ancak, mevsimsel etkilerden arındırılmış enflasyon oranı, Merkez Bankası için kritik seviye olan yüzde 2'nin altına düşmedi. Geçen hafta, Merkez Bankası'nın faiz indirimini düşünmesine neden olan asıl unsur ise petrol fiyatlarındaki artış oldu.
Önceki Veriler ve Beklentiler
Eylüle ilişkin öncü veriler, ay ortasına gelindiğinde artış göstermeye başladı. Web-tüfe sitesinin tahminlerine göre, ay sonunda enflasyon oranının yüzde 2,3'e çıkması bekleniyor. Son bir haftada akaryakıt fiyatlarının etkisiyle bu oran 0,4-0,5 puan artış gösterdi. Benzin fiyatlarına yapılan son zamlar sonrasında, motorin için de büyük bir zam ihtiyacı doğdu. Bu nedenle, öncü verideki aylık artışın yüzde 2,5'e doğru yükselebileceği öngörülüyor.
Büyüme Beklentileri
Eylülde manşet enflasyonun yüzde 2,4 üzerinde gelmesi durumunda, mevsimsellikten arındırılmış enflasyon oranı yüzde 2'nin altına inemeyecek. Bu durum, faiz indirimini zorlaştıracak. Ancak, Merkez Bankası yönetiminin bu kez kesinlikle faiz indirimine başlaması bekleniyor. Temmuz ayına ait veriler, hem satışlarda hem de üretimde alarm işaretleri veriyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), perakende satışlarda aylık yüzde 0,2 ile yılın en düşük artışını kaydetti. Aynı ayda sanayi üretiminin yıllık yüzde 0,3 daraldığı, bu düşüş serisinin ise üçüncü ayına girdiği bildirildi. Hizmet üretimi verileri de önümüzdeki hafta açıklanacak. İktisatçılar, piyasadaki öncü verilere bakıldığında, "ağustos ve eylülün ilk yarısının, temmuz ayındaki verilerden bile kötü gelme ihtimali"ne ağırlık veriyorlar. Bunun yıl sonuna doğru açıklanacak 3. çeyrek büyüme verisinde somutlaşmasını bekleyen iktisatçılar, "uzun aradan sonra 3. çeyrekte büyümenin eksiye dönmesini" bekliyorlar.
Seçim Havası ve Ekonomik Etkiler
Siyasi açıklamalar ve yargı süreçlerindeki gelişmeler, seçim atmosferine girildiğini gösteriyor. Bu süreçte, yüksek enflasyon ve düşük büyüme sarmalının belirginleşmesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ekonomi yönetimi üzerindeki baskısını artıracaktır. İktidar partisinin, eylülde faiz indiriminin başlamasını istediği biliniyor ve ekim ayında indirimin kaçınılmaz olduğu düşünülüyor. Önümüzdeki dönemde asgari ücret ve emekli maaş zamları gibi önemli kararların alınması gerekecek. Satın alma gücünün gerilemesi nedeniyle, AKP tabanından gelen şikayetlerin Erdoğan'a iletildiği açık. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, gelen şikayetlerin de etkisiyle, "emekli maaş zamlarıyla ilgili çalışma yapıldığını, yakında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sunulacağını" açıklamak zorunda kaldı. Özetle, hem üretimin gerilediği hem de enflasyonun düşürülemediği uzun bir ekonomik süreçten geçiyoruz. Bu durum, tüm toplumsal kesimlerin durumunu zorlaştırıyor. Seçim öncesinde, daralan ekonominin genişletilmesi için atılacak radikal adımlar, ekonomik dengeleri daha da zorlayabilir. Bir şekilde seçime ulaşılsa bile seçim sonrasında ekonomik tablonun iyice ağırlaşacağı ve radikal önlemler gerekeceği de açık.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.