(İZMİR) - İzmir 5 No'lu Şube Başkanı Savaş Candemir, okulların fiziki koşullarının eğitim sürecinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. Candemir, "Öğrencilerin güvenli ve sağlıklı ortamlarda eğitim alması, öğretmenlerin ise uygun koşullarda eğitim faaliyetlerini yürütmesi kamusal bir sorumluluktur" dedi. Eğitim Sen İzmir Şubeleri, 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde İzmir'deki okulların fiziki koşulları, öğretmenlerin norm kadro sorunları, temizlik ve güvenlik eksiklikleri ile üzerinden talep edilen bağışlar hakkında açıklama yaptı.

Açıklama, Eğitim Sen İzmir 1 No'lu Şube binasında gerçekleştirildi ve Savaş Candemir tarafından okundu. Candemir, Milli Eğitim Bakanlığı'nın 19 Ağustos 2026 tarihli "2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına ilişkin İş ve İşlemler Genelgesi"ni hatırlatarak, bu genelgenin eğitim sistemini daha merkezi ve denetim odaklı hale getirdiğini savundu. Ayrıca, genelgede öğretmenlerin mesleki süreçlerine dair düzenlemelerin yanı sıra kıyafet ve dijital platform kullanımı gibi konularda ayrıntılı talimatların bulunduğunu ifade etti.

Eğitim Politikaları Üzerine

Candemir, eğitim politikalarının öğrencilerin eleştirel düşünme ve farklı görüşleri değerlendirme becerilerini geliştirmeye odaklanması gerektiğini belirtti. Eğitim Sen olarak, öğretmenlerin kıyafetlerinden başlayarak okul yaşamının her ayrıntısını merkezden kontrol etmeye çalışmak yerine eğitim emekçilerinin sesini dinlemeye davet etti.

Norm Kadro Sorunları

Candemir, norm fazlası sorununu çözmek için öğretmenlerin resmi atamalarla yerinden edilmesi veya alanları dışında görevlendirilmesi yerine, öğretmen ihtiyacını, okul ve derslik sayısını, öğrenci mevcutlarını ve alan ihtiyaçlarını esas alan sağlıklı bir norm kadro planlaması yapılmasını talep etti. Ayrıca, okulların bütçe ve personel ihtiyacının kamusal kaynaklarla karşılanması gerektiğini vurguladı. Öğretmen açığının kadrolu ve güvenceli atamalarla giderilmesi gerektiğini ifade etti.

İnşaat Çalışmaları ve Eğitim Hakkı

Candemir, 2020'deki depremden sonra hasar gören ve dayanıksız olduğu tespit edilen eğitim kurumlarının yıkıldığını veya boşaltıldığını belirtti. Eğitim-öğretim yılının başlamasına rağmen birçok okulda yürütülen inşaat çalışmalarının tamamlanmadığını, bu durumun öğrenciler ve eğitim emekçilerinin eğitim faaliyetlerini sağlıklı bir şekilde yürütmelerini engellediğini ifade etti. Yıkılan ancak inşaatına başlanamayan okulların da bulunduğunu vurguladı.

"Yıkılıp yapılamayan ya da yapımı bitmeyen okullar nedeniyle İzmir merkez ilçelerinde onlarca okul aynı binayı kullanmak zorunda kalmıştır. Daha da vahimi, üç okulun aynı binayı kullandığı yerler vardır. Buca'da Necip Fazıl İlkokulu, Ali Rıza Efendi İlkokulu ve Mehmet Akif İnan Anadolu Lisesi ortak bina kullanıyorlar. Yine Buca'da Zübeyde Hanım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Ötüken Ortaokulu ve Buca BİLSEM aynı binayı kullanıyorlar. Konak Altıncak'ta bulunan Melih Özakat İlkokulu, Salih İşgören İlkokulu ve Gazi Ortaokulu aynı binayı kullanıyorlar" diye konuştu.

Tasarruf Tedbirleri ve Sınıf Birleştirmeleri

Candemir, tasarruf tedbirleri gerekçe gösterilerek 20-25 kişilik sınıfların birleştirildiğini, bu durumun öğretmenlerin norm kadro fazlası durumuna düşmesine neden olduğunu anlattı. Örneğin, Konak Kahramanlar'daki Mustafa Öğütveren İlkokulu ve Ortaokulu'nda sınıflar birleştirilerek kırk kişilik sınıflar oluşturulmuştur. Bu uygulama, öğretmenlerin norm kadro fazlası durumuna düşmesine yol açmıştır.

Okul Aile Birlikleri Üzerinden Bağış İddiası

Candemir, okulların bu eksiklikler ve sorunlarla açıldığını belirtti. Her okulda çocuk kaydı sırasında kesinlikle bir ücret talep edildiğini, bunun farklı yollarla yapıldığını ifade etti. Okul Aile Birlikleri aracılığıyla alınan bu paraların kaynağının sorgulanması gerektiğini vurguladı.

"Devlet böyle bir kaynak aktarmadığı halde okul aile birliklerinin hesaplarında yüz binlerce liralık paralar var. Bu durum açıkça ortada," dedi. Eğitim Sen İzmir Şubeleri, bu sorunların çözülmesi için yetkililere çağrıda bulundu. Eğitim sisteminin sağlıklı bir şekilde işleyebilmesi için okulların fiziki koşullarının iyileştirilmesi, öğretmenlerin norm kadro sorunlarının giderilmesi ve eğitim politikalarının gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti.

Eğitim Hakkı Sorunu

Candemir, eğitim hakkının yalnızca bir bina veya inşaat meselesi olmadığını, doğrudan eğitim hakkı ile ilgili olduğunu belirtti. Okulların fiziki koşullarının eğitim sürecinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Candemir, "Öğrencilerin güvenli, sağlıklı ortamlarda eğitim alması, öğretmenlerin ise eğitim faaliyetlerini uygun koşullarda yürütebilmesi kamusal bir sorumluluktur" dedi.

Sonuç

Eğitim Sen İzmir Şubeleri, bu sorunların çözülmesi için yetkililere çağrıda bulundu. Eğitim sisteminin sağlıklı bir şekilde işleyebilmesi için okulların fiziki koşullarının iyileştirilmesi, öğretmenlerin norm kadro sorunlarının giderilmesi ve eğitim politikalarının gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti.