Eğitim Sen İzmir şubeleri, 2026-2027 eğitim öğretim yılına yönelik değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştı. Eğitim Sen İzmir 5 No’lu Şube Başkanı Savaş Candemir, Millî Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) 19 Ağustos 2026 tarihinde yayımladığı genelgenin eğitim sisteminin temel sorunlarına köklü bir çözüm sunmadığını ifade etti. İzmir'de deprem sonrası yeniden yapılamayan okullar, ortak bina kullanımı ve norm kadro fazlası öğretmenlerden kaynaklanan sınıf birleştirmeleri gibi birçok sorun bulunduğunu belirtti. Candemir, "Bu tablo sadece bir bina veya inşaat sorunu değildir. Bu, doğrudan eğitim hakkı sorunudur" dedi.
Genelge Eğitim Sorunlarını Çözmüyor
MEB tarafından yayımlanan 2026/70 sayılı genelgeyi değerlendiren Candemir, genelgede öğretmenlerin kullanacağı dijital platformlardan kıyafetlerine kadar detaylı düzenlemelere yer verildiğini, ancak okulların bütçe, personel, derslik ve öğretmen ihtiyacına dair somut çözümlerin bulunmadığını vurguladı. Öğretmenlerin ihtiyacının önlük talimatı değil, insanca yaşayabilecekleri ücret, güvenceli çalışma ve mesleki özerklik olduğunu söyledi. Ayrıca okulların ihtiyaçlarının daha fazla proje ve bürokratik veri girişi değil; yeterli bütçe, öğretmen ve kadrolu yardımcı personel olduğunu belirtti.
Depremden Sonra Yıkılan Okullar Hâlâ Yapılmadı
İzmir’de 2020 depreminden sonra hasar gören veya dayanıksız olduğu belirlenen 300’den fazla eğitim kurumunun yıkıldığını veya boşaltıldığını hatırlatan Candemir, yıllar geçmesine rağmen birçok okulun inşaatının tamamlanmadığını ifade etti. Balçova’da Yusuf Uz ve Orhangazi ortaokulları, Buca’da Sabri Kolçak ve Necip Fazıl ilkokulları gibi birçok okulda inşaat çalışmalarının eğitim öğretim yılı başlamasına rağmen sürdüğünü belirtti. Bu durumun öğrenciler ve eğitim emekçileri için belirsizlik yarattığını söyledi.
Üç Okul Aynı Binaları Kullanıyor
Okul binalarındaki eksiklikler nedeniyle bazı eğitim kurumlarının aynı binayı kullanmak zorunda kaldığını kaydeden Candemir, Bayraklı’da Şehir Uğur Sarıkaya Ortaokulu ile Şehit Nazım İlkokulu’nun, Çiğli’de Fen Lisesi ile Sasalı İlkokulu’nun aynı binaları kullandığını belirtti. Ayrıca, bazı bölgelerde üç okulun aynı binaya yerleştirildiğini ifade etti. Buca’da Necip Fazıl İlkokulu, Ali Rıza Efendi İlkokulu ve Mehmet Akif İnan Anadolu Lisesi'nin aynı binayı kullandığını dile getirdi. Bu durum, farklı yaş ve eğitim kademelerindeki binlerce öğrencinin aynı binalarda eğitim görmesine neden olarak, ders saatlerinin kısalmasına, sınıfların kalabalıklaşmasına ve hijyen sorunlarının artmasına yol açıyor.
40 Kişilik Sınıflar Oluşturuluyor
Norm kadro uygulamaları ve sınıf birleştirmelerinin öğretmenlerin mağduriyetini artırdığını belirten Candemir, bazı öğretmenlerin norm fazlası duruma düştüğünü öne sürdü. Buca Burhan Özfatura Ortaokulu’nda müzik ve beden eğitimi öğretmenlerinin seçmeli ders uygulamaları nedeniyle norm fazlası hâline geldiğini söyledi. Ayrıca, 20-25 kişilik sınıfların birleştirilerek 40 kişilik sınıflar oluşturulmasının sorunları daha da derinleştirdiğini ifade etti. Konak Kahramanlar’da bulunan Mustafa Öğütveren İlkokulu ve Ortaokulu’nda sınıfların birleştirilmesi sonucunda 40 kişilik sınıflar oluşturulduğunu belirtti.
Anasınıfı ve Okul Kapatmalarına Tepki
Yıkılan okullardaki bazı anasınıflarının kapatıldığını belirten Candemir, İzmir merkezde okul öncesi eğitim ihtiyacının giderek arttığını vurguladı. Velilerden gelen şikayetlerin artış gösterdiğini dile getirdi. Ayrıca, Buca Süleyman Şah Endüstri Meslek Lisesi’nin Dünya Bankası ile yapılan anlaşma kapsamında boşaltıldığını, ancak anlaşmanın daha sonra iptal edildiğini belirtti. Bu durum, okulun işlevsiz ve atölyesiz bir binaya taşınmasının öğrenci sayısını azalttığını ve öğretmenlerin norm fazlası hâline gelmesine neden olduğunu ifade etti.
Liyakatsiz Atamalar Devam Ediyor
İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğü bünyesindeki bazı yönetici görevlendirmelerini eleştiren Candemir, bazı atamaların liyakat tartışmalarına yol açtığını ifade etti. Okullardaki güvenlik ve temizlik sorunlarına da dikkat çekti. Bazı okullarda hâlâ güvenlik görevlisi bulunmadığını, bazı eğitim kurumlarında ise gerekli temizlik çalışmalarının yapılmadığını belirtti. Bu durum, eğitim ortamlarının kalitesini olumsuz etkiliyor.
Eğitim Hakkının Takipçisi Olacağız
MEB’e çağrıda bulunan Candemir, öğretmenlerin sesini dinlemeleri gerektiğini belirtti. Eğitim emekçilerinin ve öğrencilerin geleceği için sorunların bir an önce çözüme kavuşturulması gerektiğini ifade etti. Eğitim hakkının takipçisi olacaklarını vurguladı. Eğitim, çocukların ve toplumun geleceğidir. Bu gelecek, tekçi, piyasacı ve merkezî politikalarla değil; öğretmenlerin, öğrencilerin, velilerin ve eğitim bileşenlerinin demokratik katılımıyla kurulmalıdır. Eğitim Sen, yaşanan sorunların bir an önce çözülmesi için mücadele etmeye devam edecektir.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.