DİSK Basın-İş, son günlerde bazı sosyal medya hesaplarına uygulanan erişim engelleri hakkında bir açıklama yaptı. Açıklamada, bu hesapların "jet hızıyla" erişimden kaldırılmasının, keyfi ve denetimsiz bir müdahale olarak değerlendirildiği ifade edildi. Sivil toplum kuruluşlarının ve bağımsız medya organlarının susturulmasının, çoğulcu demokrasinin temel unsurlarına yönelik doğrudan bir saldırı olduğu belirtildi.
Açıklamada, demokratik bir hukuk devletinde kamuoyunun bilgi alma hakkı, basın özgürlüğü ve örgütlenme özgürlüğünün Anayasa ile güvence altına alındığı hatırlatıldı. Ancak son gelişmeler, bu ilkelerin dijital ortamda sistematik bir şekilde aşındırıldığını gösteriyor. 12 Eylül'de LGBTİ+ dernekleri ve aktivistlerine yönelik başlayan erişim engellerinin ardından, 13 Eylül'de 32 X hesabının daha erişime kapatıldığı kaydedildi. Bu hesaplar arasında çok sayıda üniversite LGBTİ+ topluluğunun da bulunduğu belirtildi.
Bugün, Evrensel Gazetesi, Uluslararası Af Örgütü Türkiye, Barış Akademisyenleri ve Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) gibi çeşitli hesapların da erişime engellendiği bildirildi. Bu durum, sansür uygulamalarının kurumsallaşmış bir boyuta ulaştığını ve belirli hesapların erişilebilirliğini ortadan kaldırmanın yanı sıra, toplumun haber alma, örgütlenme ve hak arama kapasitesini hedef aldığını gösteriyor.
Erişim Engellerinin Sonuçları
Sansürün dijital platformlar aracılığıyla ve "hız" vurgusuyla meşrulaştırılması, hukuki denetimden yoksun bir müdahale alanı yaratmaktadır. İfade özgürlüğüne getirilen her sınırlamanın hukuki, şeffaf ve orantılı olması gerektiği vurgulandı. Kamuoyunu bilgilendiren ve hak temelli çalışmalar yürüten aktörlerin susturulması, "milli güvenlik" veya "kamu düzeni" gibi soyut gerekçelerle savunulamaz. Demokrasiler, en zor konuların bile tartışılabildiği, sorgulanabildiği ve raporlanabildiği rejimlerdir.
Açıklamada, X platformunun kararının derhal geri alınması, erişim engellerinin kaldırılması ve uygulamalara ilişkin şeffaf bir gerekçe sunulması talep edildi. Ayrıca, yetkili kamu kurumlarının, dijital alanda ifade özgürlüğünü fiilen ortadan kaldıran bu tür müdahaleleri soruşturmaya ve Anayasa’nın güvence altına aldığı temel hakları korumaya davet edildi. Susturma operasyonlarının genişlemesi durumunda, demokratik kamusal alanın daralacağı ve toplumun hakikatle kurduğu bağın zayıflayacağı vurgulandı. Basın özgürlüğü, yalnızca gazetecilerin değil, her yurttaşın özgürlüğüdür. Bu nedenle, bu engellemeye karşı sessiz kalmanın, sansürün bir parçası olmak anlamına geleceği ifade edildi.
Sonuç ve Çağrı
DİSK Basın-İş, kamuoyunu bilgilendiren, hak temelli çalışma yürüten aktörlerin susturulmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, yetkilileri bu durumu göz önünde bulundurmaya ve gerekli adımları atmaya davet etti. Bu tür müdahalelerin, toplumun demokratik haklarını zedeleyeceği ve ifade özgürlüğünün önünü tıkayacağı konusunda uyarıda bulundu. Erişim engellerinin kaldırılması ve ifade özgürlüğünün korunması için gerekli adımların atılması gerektiği vurgulandı. Bu bağlamda, yetkililerin harekete geçmesi ve bu tür uygulamaların son bulması için derhal önlem alması gerektiği ifade edildi.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.