(ANKARA) - İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliği, Derneği ve 'nin internet siteleri ile birçok LGBTİ+ örgütü ve aktivistlerin hesaplarına getirdi. Karar doğrultusunda, 14 X hesabı Türkiye'den erişilemez hale gelirken, 11 Instagram hesabı için henüz bir uygulama yapılmadığı belirtildi. Erişim engeli getirilen hesaplar arasında avukat ve insan hakları savunucusu Levent Pişkin, oyuncu ve trans hakları aktivisti Seyhan Arman, tiyatrocu ve LGBTİ+ aktivisti Zeynep Esmeray Özadikti, gazeteci ve KaosGL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar ile gençlik ve LGBTİ+ hakları savunucusu Enes Hocaoğulları'nın sosyal medya hesapları da yer alıyor. Bu hesaplar, sosyal medya platformlarında Türkiye'den görünmez kılındı.

Erişim Engeli Kapsamı

İfade Özgürlüğü Derneği'nin (İFÖD) EngelliWeb projesi aracılığıyla yapılan açıklamada, KaosGL Derneği'nin "kaosgldernegi.org" ve Velvele'nin "velvele.net" alan adlarının yanı sıra, birçok LGBTİ+ örgütünün sosyal medya hesaplarının erişime kapatıldığı kaydedildi. Bu karar, 12 Eylül 2026 tarihinde ve 2026/9559 sayılı dosya numarasıyla alındı. Erişim engeli getirilen hesaplar arasında, Boğaziçi Üniversitesi LGBTİA+ Çalışmaları Kulübü, Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği, KaosGL, Özgür Renkler Derneği, Queer Adana, Bilkent Üniversitesi LGBTİQA+ öğrenci topluluğu, Velvele, İnter Dayanışma, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği, İzmir LGBTİ+ Onur Haftası ve LİSTAG Derneği'ne ait 14 X hesabı Türkiye'den görünmez kılındı.

Instagram Hesapları Hakkında

Karar kapsamında, Seyhan Arman, SPoD, Pembe Hayat Derneği, Boğaziçi Üniversitesi LGBTİA+ Kulübü, 17 Mayıs Derneği gibi hesaplara da erişim engeli getirilmiş durumda. Ancak, bu 11 Instagram hesabının henüz Türkiye'den erişime kapatılmadığı ifade edildi. Erişim engeli uygulaması, sosyal medya platformlarında LGBTİ+ hakları savunucularının ve aktivistlerin seslerini duyurmasını engellemeyi amaçlıyor. Bu durum, ifade özgürlüğü ve insan hakları açısından tartışmalara yol açabilir. Erişim engelinin gerekçeleri ve detayları hakkında henüz resmi bir açıklama yapılmadı. LGBTİ+ topluluğuna yönelik bu tür uygulamaların artması, hak savunucuları tarafından endişeyle karşılanıyor. Sosyal medya hesaplarının kapatılması, bu toplulukların görünürlüğünü azaltırken, hak ihlalleri konusunda farkındalığın da düşmesine neden olabilir. Bu karar, Türkiye'deki LGBTİ+ hakları mücadelesinde yeni bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.