19 Mart 2025'te başlayan İBB davası kapsamında, (ADA) Silivri Duruşma Salonları önünde 44. buluşmasını gerçekleştirdi. Bu buluşmaya, YENİ Parti yöneticileri, milletvekilleri, belediye başkanları, ilçe başkanları, tutuklu yakınları ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı. Dilek Kaya İmamoğlu, eşi Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu olduğu süreçte dayanışmanın önemini vurguladı.

Dilek Kaya İmamoğlu, yaptığı açıklamada, "Ne olursa olsun sesimizi duyurmak için yeni mecralar bulmaya, yeni yollar açmaya devam edeceğiz" dedi. İBB davasının insan sağlığını riske atan koşullarda ve uzun oturumlarla ilerlediğini belirten İmamoğlu, adil yargılanmanın bir hak olduğunu ve yargılama koşullarının bu hakkın ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

Adil Yargılanma Hakkı

Dilek Kaya İmamoğlu, 19 Mart 2025'ten beri devam eden İBB davasının, insan sağlığını tehdit eden koşullarda yürütüldüğünü ve oturumların bazen 15 saate kadar uzadığını belirtti. Bu durumun, insanların kendilerini ifade etmesini ve savunmalarını yapmasını zorlaştırdığını ifade etti. İmamoğlu, "Adil yargılanma bir haktır ve yargılamanın yürütüldüğü koşullar da bu hakkın ayrılmaz bir parçasıdır" dedi.

Tutuksuz Yargılanma Talebi

Dilek Kaya İmamoğlu, tutuksuz yargılamanın esas olması gerektiğini vurgulayarak, "Verilen her ifadeyle birlikte iddianamede yer alan suçlamaların temel dayanakları birer birer çöküyor" şeklinde konuştu. Tutukluluğun istisna bir tedbir olması gerektiğini, ancak şu anda kural haline geldiğini belirtti. İnsanların, iddianame hazırlanmadığı halde uzun süre tutuklu kaldığını hatırlatarak, bu durumun anlayışına aykırı olduğunu ifade etti.

Canlı Yayın Talebi

Dilek Kaya İmamoğlu, davanın TRT'den canlı yayınlanması talebini yineleyerek, "Yayınlansın ki tüm Türkiye bu davada neler yaşandığını kendi gözleriyle görsün" dedi. Bu şekilde kamuoyunun iddiaları ve savunmaları doğrudan dinleyerek kendi değerlendirmelerini yapabileceğini savundu.

Ailelerin Mağduriyeti

İmamoğlu, yaşananların bedelinin yalnızca seçilmişler değil, tüm toplum tarafından ödendiğini vurguladı. Çocukların, anne ve babalarının hasretiyle eğitim hayatlarına başladığını belirterek, ailelerin temel taleplerinin sevdiklerinin özgürlüklerine kavuşması olduğunu ifade etti.

Hukukun Üstünlüğü

Dilek Kaya İmamoğlu, hukukun ve adaletin toplum için her zaman gerekli olduğunu belirtti. 18 Mart 2025'te başlayan süreçte, suçlamalara karşı hiçbir somut delil ortaya konulamadığını vurguladı. "Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğu siyasi değil de nedir?" diyerek, bu durumun toplumda yarattığı etkilere dikkat çekti.

Avukatların Hak İhlalleri

İBB Davası avukatlarından İ. Emre Telci, sanıkların ve avukatların maruz kaldığı hak ihlallerine dikkat çekti. Duruşmaların zamanında başlamadığını ve insani saatlerde sona ermediğini belirtti. Telci, "Burası bir cezaevi kampüsüdür. Müdafiler ve aileler her gün İstanbul'un merkezine 100 km uzaklıktaki cezaevi kampüsünde gecenin kör karanlığında ellerinde mumlarla ışık tutarak adalet aramaktadır" dedi.

Duruşma Salonundaki Sorunlar

Telci, duruşma salonunun mimarisinin sanıklar ve avukatlar için uygun olmadığını, yüz yüzelik ilkesinin ihlal edildiğini ifade etti. Duruşmaların insani şartlarda yapılması gerektiğini vurguladı.

YENİ Parti Milletvekili'nin Açıklamaları

YENİ Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, Silivri'deki duruşmaların bir hukuk skandalına dönüştüğünü belirtti. Ailelerin yaşadığı zorluklara dikkat çekerek, temel insan haklarının ihlal edildiğini ifade etti. Özçağdaş, "Silivri gibi İstanbul'un en uzak noktalarından birine her gün iki saat gidip 2 saat gelmek, gece yarısından sonra eve gidip sabahın erken saatlerinde geri gelmeye zorlanmak bile temel bir insan hakları ihlalidir" dedi.

Dilek Kaya İmamoğlu, tüm bu yaşananların toplumun vicdanında derin izler bıraktığını ve adaletin herkes için eşit bir şekilde işlemesi gerektiğini belirtti. Dayanışma içerisinde olan herkese teşekkür etti. Ayrıca, yaşananların bedelini yalnızca seçilmişlerin değil, aileler, anneler, babalar ve çocuklar gibi tüm toplumun ödediğini ifade etti. İmamoğlu, adaletin her birey için eşit şekilde işlemesi gerektiğini savundu ve bu büyük dayanışmaya güç veren, seslerine ses katan herkese yürekten teşekkür etti.