Bolu'nun ilçesinde yaşayan 72 yaşındaki , çocuk yaşta başladığı ayakkabıcılık mesleğini 59 yıldır aralıksız sürdürüyor. 13 yaşında çırak olarak bu sektöre adım atan Demir, yaşına rağmen her gün tezgahının başında çalışmaya devam ediyor. Gerede'deki atölyesinde, kalıpları, el aletleri ve dikiş makineleri ile eski ayakkabıları yeniden kullanılabilir hale getiriyor.

Ayakkabı Tamiri ve Geleneksel Mest Üretimi

Salih Demir, ayakkabı tamirinin yanı sıra geleneksel üretimi de yapıyor. 59 yıllık meslek hayatında birçok ayakkabıyı onardığını ve mest ürettiğini ifade eden Demir, geçmişteki yoğun iş temposunun artık kalmadığını belirtiyor. "Eskiden sürekli ayakkabı yapıyordum ama artık herkes fabrikasyon ayakkabı giyiyor," diyen Demir, bu durumun işlerini olumsuz etkilediğini dile getiriyor.

Mesleğin Geleceği ve Gençlerin İlgisi

Demir, gençlerin bu mesleğe olan ilgisinin azaldığını ve ayakkabıcıların sayısının giderek düştüğünü vurguluyor. "İlerleyen yıllarda insanlar ayakkabılarını ettirecek kimse bulamayacak," diyen Demir, mesleğin yok olması durumunda insanların yeni ayakkabı almak zorunda kalacaklarına dikkat çekiyor. Ayrıca, mestlerin giyilme oranının düştüğünü belirterek, "Mesti de artık herkes giymiyor. Kışa doğru ne satarsak o kar oluyor. Mesti, namaz kılanlar, yaşlı insanlar ve kilosu fazla olanlar tarafından tercih ediliyor," şeklinde konuşuyor.

Sağlık ve Devam Etme Kararlılığı

Salih Demir, sağlığı el verdiği sürece bu mesleği yapmaya kararlı olduğunu ifade ediyor. Gerede'de kendisi gibi tamir işi yapan çok az kişinin kaldığını belirten Demir, İstanbul ve Ankara'dan ayakkabı tamir ettirmeye gelen müşterileri olduğunu da ekliyor. Bu durum, mesleğinin hala bir talep gördüğünü gösteriyor. Demir, "Bu iş, heves eden insanlar olursa belki devam eder. İnsanlar parasına bakıp, 'Ben buradan gelir elde ederim.' deyip meslek edinirse belki devam eder," diyerek mesleğin geleceği için umut taşıyor. Salih Demir'in hikayesi, ayakkabıcılığın geleneksel yönlerinin yaşatılması açısından önemli bir örnek teşkil ediyor ve bu mesleğin sürdürülebilirliği için gençlerin ilgisinin artırılması gerektiğini vurguluyor.