Münih merkezli Ekonomik Araştırma Enstitüsü (Ifo), Alman hükümetinin 2025 yılında uygulamaya koyduğu " ve güvenlik harcamaları muafiyeti" çerçevesinde üstlendiği ek borcun %38,5'inin amacı dışında harcamalar için kullanıldığını belirtti. Ifo, bu durumu " Freni Olmadan Savunma" başlıklı analizinde ele aldı.

Ifo'nun araştırması, Berlin yönetiminin bütçe kısıtlamalarını aşmak için devreye aldığı mali reformların, savunma kapasitesini artırmak yerine ana bütçedeki günlük kamu harcamalarını finanse etmek ve diğer bakanlıklara mali alan açmak için kullanıldığını ortaya koyuyor.

Çekirdek Bütçeye Harcama Alanı Oluşturuldu

'da 2025 yılından itibaren, ülkenin Gayri Safi Yurt İçi Hasılası'nın (GSYH) %1'ini aşan savunma ve güvenlik harcamalarının doğrudan borçlanmayla finanse edilmesine izin veren bir "sektörel muafiyet" dönemi başladı. Ifo araştırmacısı Emilie Hoeslinger, bu muafiyet kapsamında yasal sınırların üzerinde borçlanma yapıldığını ve çekirdek bütçede oluşan yeni alanının savunma yerine diğer amaçlar için kullanıldığını vurguladı.

Söz konusu muafiyet, askeri harcamaların yanı sıra Ukrayna'ya yapılan yardımlar, siber güvenlik, sivil savunma, nüfusun korunması ve istihbarat servislerini de kapsıyor. Rapora göre, bu alanlardaki kamu harcamaları 2024 yılında 54,6 milyar avro iken, 2025'te 72,2 milyar avroya yükseldi. Böylece ilgili sektörlerdeki harcama artışı 17,6 milyar avro seviyesinde kaldı.

Hükümetin aynı muafiyete dayanarak 2025 yılında yaptığı ek borçlanma miktarı ise 28,6 milyar avro olarak kaydedildi. Ifo'nun analizine göre, bu borcun 11 milyar avroluk kısmı savunma ve güvenlik harcamalarına dönüştürülmedi. Bu durum, Alman hükümetinin 2025 yılında yürürlüğe giren "savunma ve güvenlik harcamaları muafiyeti" kapsamında üstlendiği ek borcun %38,5'inin amacı dışında başka harcamalar için kullanıldığını gösteriyor.

Maliye Bakanlığı'nın Tepkisi

Alman hükümeti, son dönemde bütçe disiplini kurallarını esneterek elde ettiği mali gücü, yapısal askeri dönüşüm yerine rutin harcamaları desteklemek için kullanmakla eleştiriliyordu. Ifo'nun araştırmasına göre, savunmaya aktarılan sınırlı kaynakların da yanlış alanlara yönlendirildiği belirtildi. Ek ödeneklerin büyük ölçüde mühimmat ve askeri araç alımlarına harcandığı, kısmen de savunmayla ilgisi olmayan kalemlere yönlendirildiği ifade edildi.

Almanya ise Ifo Enstitüsü'nün analizini kesin bir dille reddetti. Bakanlık yetkilileri, harcanan bazı fonların dolaylı olarak savunma altyapısına hizmet ettiğini savunarak, Ifo'nun hesaplama yönteminin yanlış olduğunu iddia etti. Bu tartışmanın temelinde, 2025 yılında Federal Meclis ve Federal Konsey'de kabul edilen anayasa değişikliği yatıyor. Bu değişiklikle, yıpranan altyapının yenilenmesi ve iklim değişikliğiyle mücadele hedeflerine ulaşmak amacıyla 12 yıl vadeli 500 milyar avroluk "Altyapı ve İklim Nötrlüğü Özel Fonu" oluşturulmasına onay verilmişti. Aynı değişiklikle, GSYH'nin %1'ini aşan savunma harcamaları da anayasal "borç freni" uygulamasından muaf tutulmuştu.

Ifo'nun raporu, hükümetin savunma alanında yaptığı harcamaların ne denli etkili olduğunu sorgularken, bu kaynakların doğru bir şekilde kullanılıp kullanılmadığına dair önemli sorular ortaya koyuyor. Analiz, Almanya'nın savunma bütçesinin geleceği hakkında da endişeleri artırıyor.

Sonuç olarak, Ifo'nun bulguları, Alman hükümetinin savunma için aldığı ek borcun önemli bir kısmının başka alanlara kaydırıldığını ve bu durumun, savunma kapasitesinin artırılması hedefinin gerisinde kalmasına neden olduğunu göstermektedir. Bu durum, kamuoyunda ve siyasi arenada tartışmalara yol açarken, bütçe disiplininin sağlanması adına atılacak adımların ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.