İzmir'de yaşayan 76 yaşındaki Meral Karamanlılar, geçirdiği katarakt ameliyatı sonrasında yaşadığı komplikasyonlar nedeniyle görme yetisini kaybetme noktasına geldi. Yaklaşık bir buçuk yıl önce dış bir merkezde katarakt ameliyatı olan Karamanlılar, sağ gözünde ileri derecede kornea bozulması ve ödem sorunları ile karşılaştı. Zamanla görme kabiliyetinin tamamen kaybolma riskiyle karşı karşıya kalan Karamanlılar'ın imdadına, İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde 18 Ağustos itibarıyla açılan Kornea Nakil Merkezi yetişti. Korneasının delinme riski taşıması nedeniyle acil bir ameliyata alınan yaşlı kadın, Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Fahrettin Akay ve ekibinin gerçekleştirdiği başarılı kornea nakli operasyonu ile sağlığına kavuştu.
Ameliyat öncesinde, günlük yaşamında bağımsız hareket etme yeteneğini kaybetmiş olan Karamanlılar, taburcu olduktan sonra hayata yeniden tutunmanın mutluluğunu yaşıyor. Karamanlılar, balkonundan ağaçların dallarını yeniden seçebildiğini ve günlük işlerini kimseye muhtaç olmadan yapabildiğini belirtti. "Gözüm 1,5 sene önce katarakt ameliyatından sonra görmemi kaybetti, ödem oluştu dediler. Sıramı beklerken hiçbir işimi yapamıyordum, yalnız başıma yürüyemiyordum. Şimdi çok şükür her şey çok güzel gitti. Balkonumdaki ağacın dallarını bile artık seçebiliyorum. Tek başıma lavaboma gidiyor, ilaçlarımı kendim damlatabiliyorum. Dünyada görmek gibi hiçbir şey yok, her şey çok güzel. Hocamıza ve ekibine çok güvendim, Allah hepsinden razı olsun. Halkımızdan da bu duyarlı davranış için ricada bulunuyorum; lütfen herkes organ bağışına ilgi göstersin, yardımcı olsun. Başkaları da benim gibi şifasına kavuşsun" sözleriyle duygularını ifade etti.
Operasyonu gerçekleştiren Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Fahrettin Akay, hastanın tedavi süreci ve organ bağışının önemine dair şu detayları paylaştı: "Meral Hanım bize yaklaşık bir yıl önce, başka bir merkezde geçirdiği katarakt ameliyatı sonrası gelişen komplikasyon sebebiyle başvurdu. Gözün ışığı ilk odaklayan ve en fazla refraksiyon gücüne sahip saydam dokusu olan korneada zamanla yetmezlik meydana gelmişti. Görme seviyesi el hareketi düzeyine kadar inmişti. Ağustos ayı itibarıyla İzmir'deki 4. merkez olarak Göz Bankamızı ve Kornea Nakli Merkezimizi açtık. İzmir'de 200'e yakın, Türkiye genelinde ise 2 binin üzerinde kornea nakli bekleyen hastamız var. Meral Hanım'ın durumu aciliyet gerektirdiği, korneası perfore (delinmek) üzere olduğu için hemen çağırdık ve naklini gerçekleştirdik. Şu anda görme düzeyi kendi işlerini yapabilecek seviyeye çıktı. Organ nakli, hem hayat kurtarıcı hem de yaşam kalitesini artırıcı çok önemli bir olay. Meral Hanım da nakilden sonra bunun önemini bizzat yaşayarak anladı. Vatandaşlarımızı organ bağışı konusunda duyarlı olmaya davet ediyoruz."
İzmir'de 4. göz bankasını kurarak önemli bir eksikliği giderdiklerini vurgulayan İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Bülent Çalık, organ bağışının toplumsal bir sorumluluk olduğunun altını çizdi. Prof. Dr. Çalık, "Görme kaybının en önemli nedenlerinden birini kornea hastalıkları teşkil ediyor ve bunun genelde tek tedavisi halk arasında göz nakli olarak bilinen kornea naklidir. Hastalarımıza şifa olabilmek, nitelikli ve ulaşılabilir bir sağlık hizmeti sunmak adına İzmir İl Sağlık Müdürlüğümüzün de destekleriyle bu bankamızı kurduk. İzmir'imize hayırlı olmasını diliyoruz. Bu vesileyle organ bağışının önemine de dikkat çekmek istiyorum. Böbrek olsun, kornea olsun; yapılacak bağışlarla hastalarımıza şifa olunabilir. Herkesin bir gün bir organa ihtiyacı olabilir. Bu nedenle yaşarken bağış yapmak büyük önem arz ediyor. Tüm vatandaşlarımızı bu konuda daha duyarlı olmaya davet ediyoruz" açıklamasında bulundu.
Meral Karamanlılar'ın hikayesi, organ bağışının hayat kurtarıcı etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde gerçekleştirilen bu başarılı operasyon, yalnızca bir kadının yeniden görmesine yardımcı olmakla kalmadı, aynı zamanda organ bağışının önemini vurguladı. Türkiye genelinde 2 binin üzerinde kornea bekleyen hasta bulunması, bu konunun ne denli acil bir durum olduğunu ortaya koyuyor. Karamanlılar'ın durumu, organ bağışının sadece bir tedavi yöntemi değil, aynı zamanda bir yaşam kurtarma fırsatı olduğunu gösteriyor. Bu tür operasyonlar, hastaların yaşam kalitesini artırarak, topluma yeniden kazandırılmalarına olanak tanıyor.
Sonuç olarak, Meral Karamanlılar'ın yaşadığı bu deneyim, organ bağışının önemini bir kez daha hatırlatırken, sağlık hizmetlerinin erişilebilirliğinin de altını çizmektedir. İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin sunduğu bu hizmet, birçok hastanın yaşamını değiştirme potansiyeline sahip. Organ bağışına olan ilginin artması, daha fazla insanın hayata tutunmasına yardımcı olacaktır.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.