YOL-İŞ Sendikası, 9 Eylül 2026 tarihinde Genel Başkan Ramazan Ağar başkanlığında Ankara'daki genel merkezinde olağanüstü bir toplantı gerçekleştirdi. Bu toplantıda, 4 Eylül 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı'nın ulaşım politikaları, kamu hizmetlerinin geleceği ve yol işçilerinin çalışma koşulları üzerindeki etkileri kapsamlı bir şekilde ele alındı. Toplantının ardından yapılan açıklamada, otoyolların özelleştirilmesinin yalnızca ekonomik bir model değişikliği olarak değerlendirilemeyeceği ifade edildi. Özelleştirmenin, kamu kaynaklarının özel sektörün kâr anlayışına terk edilmesi anlamına geleceği ve bunun sonucunda geçiş ücretlerinin artacağı, kamu gelirlerinin azalacağı, çalışanların iş güvencesinin ve sosyal haklarının zayıflayacağı gibi ciddi sonuçlar doğuracağı belirtildi.
Otoyolların Stratejik Önemi
Açıklamada, otoyolların ülkenin ekonomik yapısı, ulaşım güvenliği ve afet durumlarındaki lojistik kapasitesi açısından stratejik bir öneme sahip olduğu vurgulandı. Özelleştirmenin ayrıntılarının kamuoyuna açıklanmasının gerekliliği dile getirildi. Devletin yaptığı büyük yatırımlarla inşa edilen bu stratejik altyapının, kamu yararı gözetilerek mi işletileceği yoksa özel sektörün kârlılığı için mi kullanılacağı konusunda netlik sağlanması gerektiği ifade edildi. İhale şartları, işletme süreleri, gelir paylaşımı ve çalışanların durumu gibi konuların toplumun anlayabileceği bir biçimde açıklanması talep edildi.
Kamu Hizmetinin Temel Amacı
YOL-İŞ'in açıklamasında, kamu hizmetlerinin temel amacının kâr elde etmek değil, vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamak olduğu vurgulandı. Vatandaşın yolun müşterisi değil, kamu hizmetinin sahibi olduğu belirtildi. Devletin görevinin yalnızca yolu yapmak değil, aynı zamanda o yolun güvenli, erişilebilir ve toplumun tüm kesimleri tarafından kullanılabilir olmasını sağlamak olduğu ifade edildi. Özelleştirmenin geçiş ücretlerinde artışa yol açabileceği ve ulaşım maliyetlerindeki yükselişin ekonominin tamamına yansıyacağı kaydedildi.
Kamu Varlıkları ve Uzun Vadeli Kazanç
Açıklamada, otoyolların toplumun ortak kaynaklarıyla oluşturulmuş kamu varlıkları olduğu ve işletme haklarının özel sektöre devredilmesi halinde ortaya çıkacak ekonomik tablonun şeffaf bir şekilde kamuoyuna sunulması gerektiği ifade edildi. Bugün kısa vadeli bir gelir elde etmek adına, devletin ve milletin gelecekte elde edeceği uzun vadeli gelirlerden vazgeçmenin doğru olmadığı vurgulandı. Kamu varlıklarının değeri yalnızca ihale bedeliyle ölçülemez; bu değerlerin milletin menfaatleri gözetilerek korunması gerektiği belirtildi.
Stratejik Ulaşım Altyapısında Devletin Kontrolü
Açıklamada, karayollarının ticari bir işletme olmadığına dikkat çekildi. Deprem, sel, yangın ve büyük kazalar gibi olağanüstü durumlarda yolların açık tutulmasının ve ulaşımın kesintisiz sürdürülmesinin hayati önem taşıdığı ifade edildi. Bakım, onarım ve güvenlik giderlerinin tasarruf alanı olarak görülemeyeceği vurgulandı. Otoyollarda yapılan bir tasarrufun bedelinin kimi zaman bir insan hayatı olabileceği belirtildi. Ayrıca, kârlılığı yüksek güzergâhlarla trafik yoğunluğu düşük bölgeler arasında hizmet farkı oluşabileceği uyarısında bulunuldu. Özelleştirmenin bölgesel eşitsizlikleri artırabileceği de ifade edildi.
Çalışanların Hakları ve İş Güvencesi
Açıklamada, özelleştirme kararının yol işçilerinin çalışma koşulları üzerindeki olası etkilerine de değinildi. Hiçbir çalışanın iş güvencesinin zayıflatılmasını, ücret ve sosyal haklarının geriletilmesini kabul etmediklerini belirttiler. Aynı işi yapan çalışanların farklı statülerde çalıştırılmasının, çalışma barışını bozacağı ifade edildi. Araç ve gelir garantileri gibi uygulamaların kamu maliyesine getireceği yüklerin açıklanması istendi. Kârın özel sektöre, zararın kamuya bırakılacak bir sistemin kabul edilemeyeceği vurgulandı. YOL-İŞ, kararın geri çekilmesi için demokratik ve sendikal mücadeleyi sürdüreceğini belirtti. Bu yolların yalnızca asfaltını değil, emeğini de savunacaklarını ifade ettiler. Kamu malını savunmanın, milletin hakkını savunmak olduğu ve emekçinin iş güvencesini korumanın ailenin geleceğini korumak anlamına geldiği vurgulandı. Güvenli yolları savunmanın insan hayatını savunmak olduğu belirtildi. YOL-İŞ, ülkenin yollarında yıllardır olduğu gibi hakkını, ülkenin ve milletin menfaatlerini korumak için bilimden ve hukuktan aldıkları güçle; omuz omuza, tek yürek ve örgütlü bir biçimde mücadelelerine devam edeceklerini ifade etti.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.