İstanbul Güngören’de, 14 Ocak 2026 tarihinde meydana gelen bir olayda, 14 yaşındaki , 16 yaşındaki ’ı bıçaklayarak öldürdü. İki grup genç arasında ‘yan bakma’ nedeniyle çıkan kavgada E.Ç., Atlas Çağlayan’ı göğsünden ve karnından bıçakladı. Olayın ardından tutuklanan E.Ç. hakkında yargılama süreci başladı. Çocuk Ağır Mahkemesi, E.Ç.’yi suç tarihinde yürürlükte olan Türk Ceza Kanunu’nun 31. maddesi gereğince ‘çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan 14 yıl 9 ay, ‘silahlı tehdit’ suçundan 3 yıl 9 ay ve ‘6136 sayılı Kanun’a muhalefet’ suçundan 4 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı. Toplamda E.Ç.’ye verilen ceza 18 yıl 10 ay oldu. Mahkeme, E.Ç.’ye verilen cezada takdiri indirim uygulamadı, çünkü suç işlemeyeceğine dair olumlu bir kanaat oluşmadığı belirtildi.

Verilen cezanın tartışılması

Atlas Çağlayan’ın öldürülmesine ilişkin verilen ceza, kamuoyunda tartışma konusu haline geldi. Deneyimli hukukçular, dava sonucunu, 18 yaş altındaki suç işleyen çocuklar için 18 Ağustos 2026’da yürürlüğe giren yeni kanun ile eski kanun arasındaki farklılıkları değerlendirerek inceledi. Avukat Mehtap Yılmaz, mahkemenin E.Ç.’ye verdiği cezanın infaz süresini açıkladı. Yılmaz, ceza sürelerinin ayrı ayrı hesaplandığında, E.Ç.’nin şartlı tahliyeye kadar cezaevinde geçireceği sürenin 11 yıl 10 ay 22 gün olduğunu belirtti. Bu sürenin son 7 yılının açık cezaevinde geçirileceği ifade edildi. Eğer E.Ç. yeni yasadan ceza almış olsaydı, toplamda 31 yıl 10 ay hapis cezası alabileceği ve yatarının yaklaşık 20 yıl olacağı vurgulandı. Ancak, yeni yasa geriye dönük olarak uygulanmadığı için E.Ç.’ye eski kanuna göre ceza verildi.

Yeni yasa ve infaz düzenlemeleri

E.Ç. artık 15-18 yaş grubunda yer alıyor. Yeni ile birlikte, Çocuk Eğitim Evi’ne gönderilme şartları da ağırlaştırıldı. Bu değişiklik, yalnızca kasti suçlardan 3 yıl hapis cezası ve altı, taksirli suçlardan ise 5 yıl ve altı ceza alanların Çocuk Eğitim Evi’ne gönderilebileceği anlamına geliyor. E.Ç. bu nedenle kapalı cezaevinde infazını tamamlayacak. Ceza kanunlarındaki ceza süresini artıran değişiklikler geriye yürümemekle birlikte, infaz düzenlemeleri geriye yürüdüğü için E.Ç. için de geçerli hale geldi.

Ceza artırımı ve yeni düzenlemelerin etkisi

Mattia Ahmet Minguzzi’nin ailesinin avukatı Ersan Barkın, yeni yasa değişikliğinin 15-18 yaş aralığındaki sanıkların ceza tayinleri açısından önemli olduğunu belirtti. Bu yaş grubundaki bir sanık, kasten öldürme eylemi gerçekleştirdiğinde, yetişkinler gibi yargılanabilme konusunda hâkim takdir yetkisi kullanabilecek. Yeni yasa, 12-15 yaş aralığındaki sanıkların ceza tayininde bir üst yaş kategorisine (15-18) göre cezalandırılabilmesine olanak tanıyor. Verilecek cezanın 12-15 yıl arasında değil, 19-27 yıl arasında olabileceği hüküm altına alınıyor. Eğer bu yasa değişikliği daha önce gerçekleşmiş olsaydı, E.Ç. cinayet suçundan 27 yıl ceza alabilecekti. Bu durum, yaklaşık 12 yıllık bir ceza artışı anlamına geliyor. Şu anki cezası kesinleşirse, toplam yatarı 12 yıl 7 ay olacaktır.

Cezaevindeki yaşam koşulları

E.Ç., cezaevinde geçireceği süre boyunca, kapalı cezaevinde infazını tamamlayacak. Ancak, Çocuk Eğitim Evi’ne gönderilme şartlarının ağırlaşması nedeniyle, E.Ç. bu kuruma yerleştirilemeyecek. Çocuk Eğitim Evleri, dışarı çıkıp geldikleri için bir nevi otel gibi algılanıyor. Bu durum, cezaevindeki gençlerin çektikleri cezanın ağırlığını hissetmemelerine neden oluyor. Aile ortamı kötü olan veya suç ortamında büyüyen gençler için bu yerler, bazen bir kurtuluş yolu olarak görülüyor. Ülkede çocukların suç işleyip cezaevinden kahraman gibi çıktıkları bir dönemde, daha ağır tedbirlerin alınması gerektiği ifade ediliyor. Gençlerin eylemlerinin sonuçlarına katlanmalarını sağlamak, belki de onların gelecekte daha farklı davranmalarına yardımcı olabilir. Ceza almadıklarında, gençler "Zaten ne yatacağım ki, otel gibi, 1-2 yıl yatarım, bir suç daha işlerim" düşüncesine kapılabiliyorlar. Bu durum, gençlerin suça sürüklenmesine de yol açabiliyor.

Sonuç olarak, E.Ç. gibi genç suçlular için yeni yasaların uygulanması, ceza sürelerinin artması ve infaz düzenlemelerinin gözden geçirilmesi, toplumda daha sağlıklı bir adalet sistemi oluşturmak adına önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Ayrıca, bu tür yasaların, gençlerin suç işleme oranlarını azaltma potansiyeli taşıdığı düşünülüyor. Yargı sisteminin, genç suçluların rehabilitasyonu için daha etkili yöntemler geliştirmesi gerektiği vurgulanıyor.