Yemen'in kuzeyinde yer alan El-Cevf vilayetinde, Husilerin kontrolündeki bir hapishane, 7 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen bir hava saldırısına maruz kaldı. Bu saldırıda 23 kişinin yaşamını yitirdiği, 7 kişinin ise kaybolduğu bildirildi. Husilere ait yetkililer, saldırının Suudi Arabistan'a ait F-15SA savaş uçağı tarafından yapıldığını öne sürdü. Ancak Riyad yönetimi, bu iddialara herhangi bir yanıt vermedi.
Saldırının Zamanı ve Yeri
Saldırının, 7 Eylül günü saat 16.30 civarında Suudi Arabistan'ın Hamis Muşayt kentindeki Kral Halid Hava Üssü'nden havalanan bir savaş uçağı tarafından gerçekleştirildiği iddia ediliyor. Uçak, hapishaneye iki ayrı hava saldırısı düzenledikten sonra saat 16.45'te geri dönmüştür. Saldırı, Yemen'deki çatışmaların yeniden tırmanmasıyla dikkat çekti.
Saldırı Sonrası Gelişmeler
Saldırının hemen ardından başlatılan arama kurtarma çalışmaları, enkaz altında kalanların sayısının artmasına yol açtı. İlk açıklamalarda 7 kişinin öldüğü bildirilmişti, ancak yapılan çalışmalar sonucunda ölü sayısının 23'e yükseldiği belirtildi. Ayrıca, en az 7 kişinin yaralandığı ve 7 kişinin kaybolduğu ifade edildi. Ölenler arasında bir çocuğun da bulunduğu kaydedildi.
Husilerin Suudi Arabistan'ı Suçlaması
Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, saldırının Suudi Arabistan'a ait F-15SA savaş uçağı tarafından gerçekleştirildiğini yineledi. Saldırı sırasında hapishanede hem mahkumların hem de ziyaretçilerin bulunduğu bilgisi verildi. İlk bilgilere göre, hapishanede 35 mahkum ile eşini ziyarete gelen bir kadının da enkaz altında kaldığı aktarılmıştı.
Suudi Arabistan'dan Yanıt Yok
Husilerin iddialarına ilişkin Suudi Arabistan yönetimi henüz bir açıklama yapmamıştır. Bu nedenle, F-15SA uçağının saldırıda kullanıldığına dair bilgiler, yalnızca Husilerin açıklamalarına dayanmaktadır ve bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmamıştır. Bu durum, uluslararası gözlemcilerin dikkatini çekmekte ve Yemen'deki çatışmaların daha da tırmanabileceği endişelerini artırmaktadır.
Birleşmiş Milletler'in Çağrısı
Birleşmiş Milletler Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg, son çatışmaların ardından taraflara çatışmaları durdurma ve itidal çağrısında bulundu. Grundberg, Yemen'deki askeri tırmanışın geniş çaplı bir savaşa dönüşme riski taşıdığına dikkat çekti. Yemen'deki insani durumun kötüleşmesi ve sivil kayıpların artması, uluslararası toplumun bu konuda harekete geçmesini zorunlu kılmaktadır. Yemen'deki bu tür olayların, sivil halk üzerinde yarattığı olumsuz etkiler, uluslararası insan hakları kuruluşlarının da gündeminde yer almakta ve bu durumun önüne geçilmesi için acil önlemler alınması gerektiği vurgulanmaktadır.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.