Kör gözüm parmağına ifadesinin kökeni belirsiz olsa da, günümüzdeki anlamı oldukça açıktır. İktidarın, muhalefeti göz ardı ederek hareket etmesi, Üsküdar özelinde dikkat çekici bir durum oluşturuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 Nisan 2017 referandumunda muhalefetin itirazları üzerine, "Atı alan Üsküdar'ı geçti" diyerek, muhalefetin geç kaldığını vurgulamıştı. Bu ifade, Üsküdar'ın siyasi tarihinde önemli bir yer edinmiş durumda.
2024 seçimlerinde, muhalefet adayı Sinem Dedetaş'ın Üsküdar'da öne çıkması, iktidarın tepkisini çekti. Seçim sonuçları, muhalefetin lehine gelişince, iktidar ve muhalefet arasında bir hukuk mücadelesi başladı. İktidar, muhalefet üyelerini tehdit ederek, üyelerin partilerini değiştirmeleri için baskı yapıyor. Yeni Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, muhalif üyelerin içeri atılmakla tehdit edildiğini belirtti.
Üsküdar'daki bu durum, iktidarın gücünü pekiştirdiği bir ortamda, muhalefetin yaşadığı zorlukları gözler önüne seriyor. İktidarın, muhalefet temsilcilerini hedef alarak, güçlünün hukuku anlayışını benimsemesi, yerel siyasetteki çatışmayı derinleştiriyor. Üsküdar, kültürel ve sembolik önemiyle de dikkat çekiyor; burada bulunan Erdoğan Camisi ve diğer büyük projeler, iktidarın stratejik hamlelerinin merkez üssü konumunda.
Sonuç olarak, Üsküdar'da iktidarın uygulamaları, muhalefetin varlığını tehdit ederken, siyasi dengeyi de sarsıyor. Bu durum, yerel seçimlerin ve siyasi mücadelenin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.