TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay, Türkiye’nin Avrupa Birliği nezdinde mimarisine olan katkısının net bir şekilde görüldüğünü ifade etti. Oktay, Dışişleri Komisyonu üyeleriyle birlikte Prag’a gerçekleştirdiği resmi ziyarette, iki ülke arasındaki ilişkilerin parlamenter düzeyde geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Oktay, Prag'daki görüşmelerinin oldukça verimli geçtiğini belirterek, iki ülke arasındaki ilişkilerin parlamenter diplomasi boyutunda geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. İlk Ankara ziyaretinin ardından, ilişkilerin hızla ilerlemesi adına Prag'da ikinci bir toplantı düzenlediklerini ve bunun ardından üçüncü toplantıyı Ankara’da yapmayı planladıklarını dile getirdi.

Görüşmelerin İçeriği

Oktay, görüşmelerde ’nın Birinci Başbakan Yardımcısı ve Ticaret Bakanı ile Türkiye’nin yürütme boyutundaki ilişkilerinin geldiği noktayı değerlendirdiklerini aktardı. Ayrıca, Dışişleri, Güvenlik ve Savunma Komisyonu Başkanı ile yapılan görüşmelerde, bölgesel ve küresel konuların yanı sıra Türkiye-AB ilişkileri ve vize sorunları gibi önemli meseleler üzerinde duruldu.

Oktay, AB ile ilgili değerlendirmesinde, "Gittiğimiz her ülkede, özellikle AB ülkelerinde, AB'nin stratejik körlük içerisinde olduğunu hepsi kabul etmiş durumda. Yani AB'nin Türkiye ile ilişkileri noktasında nasıl geriden takip ettiğini, nasıl endişeleri ve korkularıyla hareket ettiğinden dolayı kendi çıkmazını kendisinin oluşturduğunu ve bunu da kendisinin sonunda fark etmeye başladığını; çok ciddi 'over regulation' dediğimiz, yani aşırı bir regülasyon boyutuna girdiğini, esnekliğini tamamen kaybettiğini ve üye ülkelere neredeyse ayak bağı olmaya başlayan hantal bir Avrupa Birliği'ni görüyor. Kültürel boyutta tamamen bir Hristiyan kulübüne dönüşmeye dönüşmüş olan bir AB'yi. ve belirli ülkelerin aşırı sağ, aşırı sol veya Türkiye ilişkileri boyutunda Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum kesiminin dış politika konularına esir olan bir AB dış politikasının olduğunu ve burada da yine buradan kaynaklanan stratejik kararlarda 28 Avrupa ülkesinin hep birlikte oy birliği ile karar vermesi gerektiği için stratejik konularda ileri adım atamadıklarından şikayet ettikleri bir ortamda biz şunu savunuyoruz; Türkiye'nin tezi de budur. Türkiye bu stratejik körlüğü kıracak ana etkendir, Avrupa Birliği ilişkileri boyutunda. Türkiye'nin AB'ye olan üyeliğinin aslında o körlükten vizyoner bir boyuta çıkaracak asıl etken Türkiye'dir burada. Dolayısıyla ciddi bir katma değer sağlayacaktır. Türkiye şu ana kadarki görüşmelerimizde ve özellikle Çekya'da yürekten bunu kabul ettiklerini ve onayladıklarını, beden dilleriyle de, sadece sözleriyle de değil, beden dilleriyle de bunu gördük. Bunu görmüş olmaktan da mutlu olduk. Türkiye'nin AB nezdinde, Avrupa güvenliği mimarisine olan katkısını çok net bir şekilde görüyorlar. Bunu NATO çerçevesinde görüyor ama AB ile bu birlikteliğin daha da güçlendirilmesi konusunda AB'nin aslında bir engelleyici faktör olduğunu farkındalar. Dolayısıyla ikili ilişkileri geliştirmenin yolunu açıyor herkes" açıklamasında bulundu.

Ekonomik İş Birliği

Oktay, iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğine de değinerek, "Ekonomik anlamda zaten ilişkilerimiz yedi buçuk milyarı Ticaret Bakanı'ndan öğrendiğimiz başbakan yardımcısı ifade ettiği bugün itibarıyla yedi buçuk milyar dolara yaklaşan bir seviyeye gelmiş durumda. Biz dolayısıyla hem Türkiye'nin buraya yatırımları hem savunma sanayii boyutundaki hem hava savunma sistemleri hem dron ve anti-dron sistemleri ile ilgili hem de buradaki bir firma var, orayı da ayrıca ziyaret ettik. Aerospace savunma sanayii yani MİG-20'lerden şimdi sonrasındaki kendi ileri uçaklarını tasarlayan, üreten bir firma. Türkiye'de Aselsan'la yakın bir iş birliği var. Bir-iki firma ile daha yakın iş birliği var ama burada hem tasarım hem de üretim boyutunda, testler buna dahil, simülasyon, simülatörler buna dahil, yedek parça tasarım ve imalat buna dahil ciddi bir iş birliğinin olduğunu görüyoruz. Tüm bu alanlarda birlikte çalışabileceğimiz otomotiv sektöründe yine Skoda'dan dolayı birlikte çalıştığımız bir alan var. Burada aynı zamanda Skoda'nın tedarik zincirinde bulunuyor. Onların Çekya'da yatırımla ilgili ilgi alanları var. Dolayısıyla buralarda da yatırımcılarımızın önünün açılmasıyla ilgili ciddi fırsatlar var ve biz parlamenterler olarak her iki taraftan da yatırımcılarımızın, iş dünyasının önünü açan, açacak kararları hem yasama boyutunda hem yürütme ilişkileri boyutunda destekleyelim, katkı verelim şeklinde ortak kanaat oluştu. Bir de bu 'Made in EU', 'Made in AB' diye belki ifade edebileceğimiz endüstriyel hızlandırma diye ifade edeceğimiz bir hızlandırma yasası diye Türkiye'de üretilen ürünlerin de AB'de üretilen ürünler gibi AB'deki her alana rahat girebilmesiyle ilgili alanda da katkı istedik ve orada da bunun hem Çekya-Türkiye ilişkilerine katkı vereceğini, aynı zamanda Türkiye-AB ilişkilerine katkı vereceğini ifade ettik ve onun da bu resmin burada alındığını net görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Çekya’nın Desteği

Oktay, Çekya'nın Türkiye’ye olan desteğini vurgulayarak, "Yetmiş yıldır devam eden bir süreçte artık bir dertleşme boyutunda, bir şikayet boyutunda veya yıllık yazılan raporlar çerçevesinde teknik değil de sadece siyasi saiklerle AB'nin hareket etmesinin bir anlamı yok. Biz de bunları konuşmak istemiyoruz. Bizim konuşmak istediğimiz: Samimiyseniz, eğer kendinize ve tezlerinize inanıyorsanız, buyurun fasılları açalım. Fasıllar boyutunda tüm teknik konuları konuşalım, her şeyi açacağız biz. Konuşalım ve yapısal anlamda bu dönüşümü sağlayıp, tekrar konuşmayacak şekilde ileriye dönük şekilde ilişkileri yapısal şekilde geliştirelim diyoruz. Bu anlamda da Çekya'da çok net bir destek gördüğümüzü sadece fark etmedik, aslında burada bir görüş birliği oluştu. Hatta bu çerçevede de biraz önceki ifade ettiğim dostluk grubundaki hukuk profesörü olan Elena'nın yaklaşımları, Tomas'ın yaklaşımları etkiliydi yine Oberfalzer'da Başkanvekilinin görüşleri de benzer şekilde aslında belki hem AB'nin hem değişmekte olan dünyadaki düzenin arayışı içerisinde bulunduğumuz dünya düzeni de dahil. BM'de çalışmıyor çünkü sorunlara çözüm üretmiyor. Burada içinde bulunan bu stratejik körlükten çıkılacak yeni bir sistem arayışı noktasında daha informal bir yapı, herkesin rahat konuşabileceği, hem kendi fikirlerinin ama asıl ülkelerin fikirlerinin de beraber getirileceği, bir savunma modunda değil de bir açılım modunda neler olabileceğine dair bir yuvarlak masa oluşturalım ve bunu hukuk boyutunda geleneksel hale dönüştürelim şeklinde bir fikir gelişti. Burada fikir kaldı: İlkinin Prag'da, Prag Yuvarlak Masası yapılır; ikincisini Ankara'da, Ankara Yuvarlak Masası diye devam ettirebiliriz diye bunun oluşturulmasıyla ilgili hemfikir ortak bir karar oluştu. Şimdi buna Çekya ile birlikte çalışacağız.

Bölgesel Güvenlik Konuları

Oktay, Rusya-Ukrayna ve İsrail-Gazze konularında Türkiye’nin barış sağlama çabalarını sürdürdüğünü belirtti. Çekya ile birlikte Avrupa güvenliği mimarisine katkı sağlamak için iş birliği yapacaklarını ifade etti. Oktay, iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için TBMM Dışişleri Komisyonu olarak çalışmalarına devam edeceğini belirtti. Bu bağlamda, Çek Cumhurbaşkanı ve Başbakanı ile de yakın diyalogların sürdüğünü vurguladı.

Oktay, ayrıca, Gazze’de yaşananlarla ilgili Çekya’nın dost olarak İsrail’e durumu daha samimi bir şekilde anlatması gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin İsrail ile olan ilişkilerinin, İsrail’in Gazze’de uyguladığı politikalar nedeniyle değiştiğini belirten Oktay, bu bağlamda Çekya’nın dost olarak İsrail’e mesaj vermesinin önemini vurguladı.

Oktay, Türkiye’nin Avrupa güvenliği mimarisine katkısının önemini vurgulayarak, bu katkının sadece Türkiye için değil, Avrupa için de kritik olduğunu ifade etti. Türkiye’nin AB ile olan ilişkilerinin geliştirilmesi için gerekli adımların atılması gerektiğini belirten Oktay, bu konuda kararlı olduklarını yineledi.

Sonuç olarak, Fuat Oktay, Türkiye’nin Avrupa güvenliği mimarisine olan katkısının her iki taraf için de önemli olduğunu ve bu konuda yapılacak iş birliğinin her iki ülkenin de yararına olacağını ifade etti. Türkiye’nin AB ile olan ilişkilerinin güçlendirilmesi ve ekonomik iş birliğinin artırılması noktasında atılacak adımların, iki ülke arasındaki dostluğu daha da pekiştireceğine inandığını belirtti.