Ercüment Akman ve Türk Sineması Bülteni
Ercüment Akman, Türk sinemasını yurt dışında tanıtmak amacıyla 20 yılı aşkın bir süredir ABD ve Kanada'da film programları düzenliyor. Bu süreçte, "Turkish Cinema Newsletter" (Türk Sineması Bülteni) adıyla bir bülten yayımlayarak Türk filmlerinin uluslararası alanda tanıtımına önemli katkılarda bulunuyor. Akman, Türk filmlerinin daha geniş kitlelere ulaşabilmesi için 6-10 filmi bir araya getirip Boston'dan San Diego'ya kadar dolaşan bir gezici film programı oluşturulması gerektiğini ifade ediyor.
Sinema Kariyerine Başlangıç
Akman, Türkiye'de sinema dergileri ve gazetelerde eleştiriler yazarak sinema kariyerine adım attı. 1969-1974 yılları arasında Devlet Arşivi'nde film programcılığı yaptıktan sonra, 1978 yılında Kanada'ya taşındı. Kanada'ya yerleştikten sonra, mimarlık mesleği ile birlikte sinemaya yönelmeye karar verdi. Toronto Film Society'nin yönetim kuruluna katılması, Türk sinemasını tanıtma yolculuğunun başlangıcı oldu.
Yurt Dışında Sinema Gösterimleri
Yurt dışında yaşadığı dönemde, kendisini yabancı bir ülkede bulduğunda hissettiği boşluğu kapatma isteğiyle sinemaya yöneldiğini belirten Akman, Toronto'da bir sinema kulübü kurarak Türk filmlerini göstermeye başladı. 1998 yılında Washington'daki Smithsonian Müzesi'nden Türk sinemasıyla ilgili bilgi talebi gelince, film programlarını ABD'ye genişletme fırsatı buldu. Zamanla, bir sinema bülteni çıkarmaya karar verdi ve bu bülten aracılığıyla Türk sinemasının güncel gelişmelerini takip etmeye başladı.
Bültenin İçeriği
"Turkish Cinema Newsletter" bülteni, Türk sinemasına dair güncel gelişmelerin yanı sıra festivallerde gösterilen Türk filmlerine yer veriyor. Akman, bültenin internet sayesinde kendiliğinden geliştiğini ve Cannes Film Festivali'ndeki Türk Pavyonu'nu düzenleyenlerin kendisiyle iletişime geçtiğini belirtiyor. Bülteni, "https://turkfilm.blogspot.com" adresinde yayımlıyor ve bu sayede Türk sinemasının uluslararası alanda daha fazla tanınmasına katkıda bulunuyor.
Türk Diasporası ve Film Gösterimleri
Akman, Türk diasporasının da katkısıyla Almanya gibi birçok ülkede Türk film gösterimlerinin yapıldığını hatırlatıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın daha çok duygusal ilişkiler kurduğu ülkelere ağırlık verdiğini, ancak Kanada ve ABD gibi İngilizce konuşan ülkelerin de ön plana çıkarılabileceğini ifade ediyor. Türk filmlerinin vizyona girmesi mümkün olmasa da, üniversiteler, müzeler ve festivallerde gösterim yapılabileceğini aktarıyor. Bu bağlamda, Türk film haftaları düzenleme planları da mevcut.
Finansal Zorluklar
Akman, Türk filmlerinin gösterimi için dağıtımcıların yüksek maliyetler talep ettiğini, bu nedenle Türk filmlerinin gösterimlerinin kısıtlı kaldığını belirtiyor. Ödüllü festival filmleri dışındaki Türk filmlerinin daha çok komedi türüne odaklandığını, melodram altyapısının kullanılmasının gerektiğini savunuyor. Türk filmlerinin yurt dışında daha fazla ilgi görmesi için melodram unsurlarının ön plana çıkarılması gerektiğini düşünüyor.
Fonlama Sorunları
Türkiye'deki farklı kuruluşların filmlere daha fazla fon ayırması gerektiğine dikkat çeken Akman, mevcut fonların New York'ta çekilmiş bağımsız bir filmin tanıtım bütçesini aşmadığını ifade ediyor. Ortak yapımların bazen Türkiye'yi iyi tanıtan konularda olmamakla birlikte, yabancı dağıtımcılar sayesinde filmlerin gösterim şansı bulduğunu belirtiyor. Bu durum, Türk sinemasının uluslararası alanda daha fazla tanınmasına katkı sağlıyor.
Sinema ve Yumuşak Güç
Akman, filmlerin halkların düşünüş tarzını yansıttığını ve yumuşak güç olarak kullanıldığını vurguluyor. Türk filmlerinin izlenmesinin, Türklerin düşünce yapısını anlamak için önemli olduğunu ifade ediyor. Ayrıca, Türk dizilerinin sosyal medyada oluşturduğu algının da dikkat çekici olduğunu belirtiyor. Türk dizilerinin, kültürel geçirgenliği artırdığına ve Türk sinemasının uluslararası alanda daha fazla tanınmasına katkı sağladığına inanıyor.
Akman'ın Anıları ve Gözlemleri
Akman, Türk dizileriyle ilgili bazı anekdotlar paylaşarak, Türk kültürünün yurt dışında nasıl algılandığını gösteriyor. Bulgaristan'daki bir seminerde Türk dizilerinin popülaritesinin arttığını ve bu dizilerin Bulgar izleyiciler tarafından sevildiğini belirtiyor. Ayrıca, Türk filmlerinin izlenmesinin, Türklerin düşünce yapısını anlamak için önemli bir araç olduğunu ifade ediyor. Akman, Türk sinemasının melodram altyapısının kullanılmasının gerektiğini savunarak, Türk kültürünün yurt dışında daha iyi temsil edilmesi gerektiğini düşünüyor. Türk dizilerinin başarısının, Türk sinemasına olan ilgiyi artırabileceğine inanıyor.
Sonuç
Ercüment Akman, Türk sinemasının yurt dışında tanıtımını yapmak için uzun yıllardır çaba sarf ediyor. Film programları ve bülten çalışmaları ile Türk filmlerinin uluslararası alanda daha fazla tanınmasına katkıda bulunmayı hedefliyor. Türk diasporasının desteği ile bu çabaların daha da güçlenmesi bekleniyor. Akman’ın çalışmaları, Türk sinemasının yurt dışındaki görünürlüğünü artırmak için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.