Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 'deki İran destekli Husilere karşı bir talebiyle ABD Başkanı 'ı iki kez aradı. Bu telefon görüşmeleri, Husilerin Kızıldeniz'deki stratejik öneme sahip Mocha kentini ele geçirmesinin ardından gerçekleşti. Selman, ilk görüşmesinde, Husilerin Babülmendep Boğazı'na yaklaşması nedeniyle bölgedeki durumun kötüleştiğini Trump'a bildirdi.

Selman'ın İkinci Araması

Selman, birkaç saat sonra Trump'ı tekrar arayarak, ABD'nin Husilere yönelik bir saldırı düzenlemesini istedi. Ancak Trump yönetiminin, bu aşamada Husilere karşı doğrudan askeri müdahalede bulunma planının olmadığı ifade edildi. İki ABD'li yetkili, Trump yönetiminin Suudi Arabistan'a, Amerikan güçlerinin İran ve Hürmüz Boğazı'na odaklanması ve yeni bir cephe açılmasından kaçınılması gerektiği yönünde talimat verdiğini aktardı.

İstihbarat Desteği

Haberlerde, ABD yönetiminin Suudi Arabistan'a Husilerle ilgili istihbarat ve hedefleme verileri sağlamayı planladığı da belirtiliyor. Suudi Arabistan'da şu anda yaklaşık 200 Amerikan askerinin bulunduğu bildirildi. Yetkililer, ABD'nin Kızıldeniz'de seyrüsefer özgürlüğünü koruma amacı güderken, bölgesel güvenlik sorunlarının yönetiminde liderliği bölgesel ortaklarına bırakma stratejisini izlediğini vurguladı.

CENTCOM Komutanı'nın Ziyareti

Ayrıca, ABD Merkez Kuvvetler Komutanı (CENTCOM) Brad Cooper'ın, acil koordinasyon toplantıları için 8 Eylül'de Suudi Arabistan'a gittiği kaydedildi. Bu durum, Suudi Arabistan'ın doğrudan ABD'den askeri harekât talep etmesinin dikkat çekici bir politika değişikliğine işaret ettiğini gösteriyor. Daha önce Riyad yönetimi, Husilerle tek başına mücadele edebileceğini belirtmişti. Ancak bu son talep, Suudi Arabistan'ın bu tutumdan geri adım attığını ortaya koyuyor.

Sonuç olarak, Suudi Arabistan'ın Husilere karşı askeri bir müdahale talebi, hem bölgedeki güvenlik dinamiklerini hem de ABD'nin Orta Doğu'daki stratejisini etkileyebilecek önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Bu süreçte, ABD'nin Suudi Arabistan'a sunduğu destek ve sağladığı istihbaratın, bölgedeki istikrarı sağlama çabaları açısından kritik öneme sahip olduğu ifade ediliyor. Suudi Arabistan'ın Husilere yönelik askeri eylem talebi, bölgedeki güç dengelerini değiştirebilir ve uluslararası ilişkilerde yeni bir dönemi başlatabilir.