, 'deki İran destekli milislerin gerçekleştirdiği saldırılarda 73 kişinin yaralandığını bildirdi. 6 Eylül'de düzenlenen bu saldırılar, Suudi Arabistan'ın güneybatısındaki dört farklı şehri hedef aldı. Suudi Arabistan ordusu ve Enerji Bakanlığı, bazı petrol tesislerinde meydana gelen yangınların operasyonları geçici olarak durdurduğunu açıkladı.

Husi Saldırıları ve Suudi Yanıtı

Husi saldırıları sonrası Yemen'deki Suudi liderliğindeki , bu "tehlikeli tırmanışa" karşılık vereceklerini duyurdu. Husiler, Suudi Arabistan'ın Yemen'in kuzeybatısındaki kontrol ettikleri bölgelere yönelik gerçekleştirdiği saldırılara misilleme olarak bu eylemleri gerçekleştirdiklerini savunuyor. Husi grubu, Suudi Arabistan'ı 4 Eylül'de al-Hazm kentindeki bir cezaevine düzenlediği saldırıda en az 11 kişiyi öldürmekle suçladı. Ayrıca, bu saldırının ardından enkaz altında 20 tutuklunun daha bulunduğu iddia ediliyor.

Saldırının Detayları

Yemen'deki Suudi koalisyonunun sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, Husilerin insansız hava araçları ve füzelerle Abha, Khamis Mushait, Jazan ve Najran şehirlerindeki sivil ve ekonomik alanları hedef aldığını belirtti. Yaralananlar arasında kadınlar ve çocukların da bulunduğu ifade edildi. Enerji Bakanlığı, hedef alınan enerji tesislerinde yaralananların olduğunu ve bu saldırıların bazı operasyonların geçici olarak durmasına yol açtığını ekledi.

Maliki, Husi saldırılarını "terörist milislerin sorumsuz ve düşmanca yaklaşımını teyit eden tehlikeli bir tırmanış" olarak nitelendirdi. Suudi liderliğindeki koalisyonun, bu örgütü caydırmak için "tüm gerekli operasyonel önlemleri alacağını" vurguladı. Husi askeri sözcüsü Yahya Sarea, Suudi ordusunu son üç gün içinde Yemen'in Marib, el-Bayda, Hudeyde, Taiz ve Jawf vilayetlerine 120'den fazla hava saldırısı düzenlemekle suçladı. Sarea, Husi milislerinin bu "acımasız saldırıya" "onlarca balistik füze ve insansız hava aracıyla" karşılık verdiğini ve bu saldırıların "önemli hasara" yol açtığını iddia etti.

Koalisyonun Durumu

Arap ülkelerinden oluşan Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon, Yemen'deki iç savaşta on yılı aşkın bir süredir Husilere karşı Yemen hükümetini destekliyor. Dört yıl süren gayri resmi ateşkes, Temmuz ayında Husi milislerin Suudi Arabistan'a karşı "deniz ambargosu" ilan etmesi ve Suudi havaalanlarına, petrol tesislerine ve Kızıldeniz'deki tankerlere füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenlemesiyle bozulmaya başladı. Husiler, bu saldırıların Suudi Arabistan'ın kendi kontrolündeki liman ve havalimanlarına uyguladığı ablukaya ve Yemen'in başkenti Sana'daki havalimanına yapılan Suudi saldırısına misilleme olduğunu öne sürüyor.

Yemen'in güneybatı kıyısında, 6 Eylül'den bu yana şiddetli çatışmalar yaşanıyor. Husi milisler, Kızıldeniz'i Aden Körfezi'ne bağlayan Bab el-Mandeb Boğazı'nın kontrolünü ele geçirmek amacıyla Yemen hükümeti yanlısı güçlere karşı yeni saldırılar başlattı. Son çatışmalarda 300'den fazla kişinin hayatını kaybettiği, 18.500'den fazla kişinin evlerini terk etmek zorunda kaldığı bildiriliyor. Ayrıca, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı savaşla Hürmüz Boğazı'nın fiili olarak kapanmasının ardından, Kızıldeniz, Suudi petrolünün sevkiyatı için kritik bir öneme sahip.