(ANKARA) - Emek Partisi () Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, 'da gerçekleştirilen üniversiteler arası bir yarışma sırasında Hacettepe Üniversitesi öğrencisine yönelik davasında failin beraat etmesi üzerine Akın Gürlek'e önemli sorular yöneltti. Karaca, TBMM Başkanlığı'na sunduğu soru önergesinde, Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, somut deliller, bilimsel raporlar ve tanık beyanları olmasına rağmen "mağdurun rızası olduğu" gerekçesiyle Y. E. Ö. hakkında verdiğini belirtti.

Karaca, olay sonrası yapılan incelemelerde elde edilen delillerin, genç kadının cinsel saldırıya uğradığını ispatlar nitelikte olduğunu ifade etti. Ancak buna rağmen mahkemenin, delilleri toplamadan, failin çelişkili beyanlarını esas alarak ve olay yerinde olmayan tanıkların gerçek dışı ifadelerini dikkate alarak beraat kararı verdiğini savundu.

Adliye Koridorlarının Durumu

Karaca, yargılamanın hem ilk derece hem de istinaf aşamasında, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na bildirim yapılmadan yalnızca iki celsede tamamlandığını vurguladı. Kadınların her gün sokakta, iş yerinde ve üniversitelerde erkek şiddetine maruz kaldığını belirten Karaca, "Adliye koridorları kadınları korumak yerine failleri cesaretlendiren bir mekanizmaya dönüşmüştür" dedi.

Bakan Gürlek'e Yöneltilen Sorular

Karaca, Bakan Gürlek'e şu soruları yöneltti:

  • Somut raporlar, bilimsel deliller ve tanık beyanları dosyadayken çelişkili ve soyut beyanlara dayanarak beraat kararı veren mahkeme heyeti hakkında bir inceleme veya soruşturma başlatılmış mıdır?
  • Olay yerinde bulunmadığı halde fail lehine tanıklık yapan kişiler hakkında yalan tanıklık ve adli makamları yanıltma suçlarından işlem yapılmış mıdır?
  • Kadına yönelik şiddet ve cinsel saldırı davalarında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na bildirim yapılması kanuni bir zorunlulukken, bu davanın Bakanlıktan saklanması ve usul hükümlerinin ihlal edilmesi durumunda sorumlular hakkında HSK tarafından bir soruşturma yürütülecek midir?
  • Bölge Adliye Mahkemeleri'nin istinaf başvurularında gerekçe sunmadan reddetme alışkanlığı, cezasızlık politikalarının bir parçası haline gelmiştir.
  • Cinsel saldırı vakalarında adli ve idari süreçlerin hızlıca kapatılması, delillerin karartılması ve yargının rıza bahanesini cezasızlık gerekçesi yapmasını önlemek adına Bakanlığınızın aldığı somut bir tedbir var mıdır?

Karaca'nın bu soruları, cinsel saldırı davalarında adaletin sağlanması ve kadınların korunması adına atılması gereken adımları gündeme getiriyor. Özellikle, mahkemelerin kararlarının arkasındaki gerekçelerin sorgulanması ve kadınların yaşadığı şiddet olaylarının ciddiyetle ele alınması gerektiğini vurguladı. Bu bağlamda, kadınların haklarının korunması ve adaletin sağlanması için daha fazla önlem alınması gerektiğini belirtti.

Karaca, ayrıca, adli süreçlerin hızlandırılması ve şiddet mağdurlarının korunması için gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasının önemine de dikkat çekti. Bu tür davalarda, adaletin yerini bulması için tüm delillerin titizlikle incelenmesi gerektiğini ifade etti.

Sonuç olarak, Sevda Karaca'nın Bakan Gürlek'e yönelttiği sorular, cinsel saldırı davalarında adaletin sağlanması ve kadınların haklarının korunması adına önemli bir tartışma başlatmayı hedefliyor. Bu süreçte, kamuoyunun dikkatinin bu tür davalara çekilmesi ve gerekli önlemlerin alınması gerektiği vurgulanıyor.