CEO'su , rakip havayolu şirketlerini "yüksek fiyatlı tecavüzcüler" olarak nitelendirerek büyük bir tartışma yarattı. Bu ifadeler, Dublin'de düzenlenen Ryanair Genel Kurulu öncesinde yaptığı basın toplantısında yer aldı. O'Leary, artan bilet fiyatları nedeniyle yolcuların Aer Lingus, Lufthansa ve British Airways gibi şirketlerden ayrılıp Ryanair'i tercih edeceğini savundu. Bu açıklamaları, birçok kişi tarafından cinsiyetçi ve son derece rahatsız edici olarak değerlendirildi.

O'Leary, gazetecilerin açıklamalarının uygun olup olmadığına dair sorusuna "Kesinlikle uygun" yanıtını vererek, ifadelerinin mağdurlar açısından incitici olabileceği yönündeki eleştirilere de yanıt verdi. Kendisi, bu havayolu şirketlerini memnuniyetle rencide edeceğini belirtti. O'Leary, "Ben, Lufthansa, BA ve diğerleri gibi yüksek ücretli havayollarını böyle adlandırıyorum" diyerek, cinsiyetçi dilini savunmaya devam etti.

Tepkiler Çığ Gibi Büyüdü

Dublin Tecavüz Kriz Merkezi Yöneticisi Rachel Morrogh, O'Leary'nin kullandığı dilin son derece rahatsız edici olduğunu ifade etti. Morrogh, bu tür açıklamaların tecavüzden kurtulan bireyler için son derece incitici ve öfkelendirici olduğunu belirtti. O'Leary'nin bu tür ifadelerinin toplumda cinsel şiddeti sıradanlaştırma etkisi yaratabileceğini vurgulayan Morrogh, Ryanair CEO'suna eğitim vermeyi teklif etti. "Bay O'Leary, insanların nasıl etkilenebileceğini hiç umursamadan manşetlik sözler peşinde koşuyor. Şüphesiz ki o mevkideki kişilerin sözleri, toplumumuzda cinsel şiddeti önemsizleştirmeye, sıradanlaştırmaya yol açabilir" dedi.

Siyasi Tepkiler

Siyasi arenada da O'Leary'nin açıklamalarına karşı sert tepkiler geldi. Sosyalist Parti milletvekili Ruth Coppinger, Ryanair CEO'sunun ifadelerini kınayarak, bu tür açıklamaların cinsel saldırı ve tecavüzü sıradanlaştırdığını ifade etti. Coppinger, O'Leary'nin sözlerinin incitici olmadığını savunmasına karşı çıkarak, "Bu, tecavüz ve cinsel saldırı mağdurlarına ve hayatta kalanlara karşı ofansiftir" dedi. Coppinger, O'Leary'nin kamuoyundan özür dileyerek ifadelerini geri alması gerektiğini vurguladı.

O'Leary'nin bu açıklamaları, yalnızca sivil toplum kuruluşları ve siyasiler tarafından değil, aynı zamanda geniş bir kamuoyu tarafından da eleştirildi. Cinsiyetçi dilin kabul edilemez olduğunu belirten birçok kişi, O'Leary'nin bu tutumunu eleştirerek, havayolu sektöründe daha saygılı bir dilin benimsenmesi gerektiğini savundu. Bu durum, Ryanair'in imajını olumsuz etkileyebilir ve şirketin müşteri ilişkilerine zarar verebilir. Cinsiyetçi ifadelerin toplumda cinsiyet temelli şiddeti normalleştirme riskini taşıdığına dikkat çeken uzmanlar, bu tür söylemlerin kabul edilemez olduğunu vurguladı. O'Leary'nin açıklamaları, Ryanair'in gelecekteki müşteri ilişkileri üzerinde olumsuz bir etki yaratma potansiyeline sahip.