ABD'de İslam karşıtlığı üzerine araştırmalar yapan akademisyen ve aktivist Prof. Dr. Khaled Ali Beydoun, Adidas'ın son reklamında yer alan İsrail ordusundan emekli asker Shalev Biton'u eleştirdi. Beydoun, Gazze'de yaşanan insani krizlere rağmen, Adidas'ın bir Filistinli çocuğu değil de bir İsrail askerini öne çıkarmasını sert bir şekilde kınadı. Gazze, modern tarihte en fazla çocuğun uzuvlarını kaybettiği yer olarak bilinirken, Beydoun bu durumun Adidas'ın siyasi duruşunu gözler önüne serdiğini ifade etti.
Adidas'ın Seçimi ve Eleştiriler
Beydoun, Adidas'ın bu tercihini "tek ayakkabı hizmeti" olarak tanımladı ve bu durumun, Gazze'deki Filistinlilerin yaşadığı acıları görmezden geldiğini vurguladı. Gazze'de binlerce Filistinlinin uzuvlarını kaybetmesine neden olan İsrail ordusunun bir askerinin reklam yüzü olarak seçilmesi, Beydoun'a göre, dünyanın en büyük spor giyim markalarından birinin siyasi duruşunu sorgulatıyor. Adidas'ın bu kararının, Filistin halkının yaşadığı zorlukları hiçe sayarak, İsrail devletinin yanında yer aldığını gösterdiğini belirtti.
Boykot Çağrıları ve Toplumsal Tepkiler
Dünya genelinde birçok insan, Adidas'ın bu tavrını kınayarak boykot çağrısında bulundu. Beydoun, bu boykotların gücüne dikkat çekerek, tüketicilerin harcamalarıyla büyük şirketlerin politikalarını etkileyebileceğini dile getirdi. Adidas, bu reklamla birlikte, Gazze'deki Filistinlilerin yaşadığı zor koşulları görmezden geldiği için eleştirilerin hedefi oldu. Beydoun, "Eğer aynı fikirde değilsek ya da bunları tatsız ya da iğrenç buluyorsak, Adidas'ı desteklemekten kaçınmayı seçeceğim," diyerek, bireylerin bu tür durumlarda seslerini yükseltmelerinin önemine vurgu yaptı.
Sesimizi Yükseltmek ve Boykotun Gücü
Beydoun, sosyal medya üzerinden yapılan boykot çağrılarının etkili olduğunu ve insanların seslerini yükseltmeye devam etmeleri gerektiğini vurguladı. Adidas'ın bu kampanyayı geri çekmemesi durumunda, gelecekte benzer hatalar yapmamak için daha dikkatli olacağını düşündüğünü belirtti. Beydoun, "Harcadığımız dolarlar, harcadığımız para bir güce sahip ve bu, büyük şirketlere ne yapmaları ve ne yapmamaları gerektiğini gösteriyor," diyerek, tüketicilerin gücünü hatırlattı.
Adidas'ın Özrü ve Tepkiler
Adidas, Arapça Instagram hesabı üzerinden İsrailli askerin yer aldığı reklam kampanyası nedeniyle özür diledi. Ancak Beydoun, bu özrün samimi olup olmadığını sorguladı. "Eğer insanlar itirazlarını dile getirmeye devam ederse ve boykotlar güçlenmeye devam ederse, o zaman iki şey görebiliriz. Birincisi, bu pazarlama kampanyası iptal edilebilir ve ikincisi, Adidas bundan sonra İsrail'in yaptığı soykırımı destekleyen bir tavır alırken her zaman iki kez düşünecektir," dedi. Beydoun, bu durumun, bireylerin ve toplulukların seslerini yükseltmelerinin ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini ifade etti.
Gazze'deki Durum ve İnsan Hakları
Beydoun, İsrail'in Gazze'de soykırım işlemeye başlamasının üzerinden neredeyse 3 yıl geçtiğini belirtti. Bu süreçte, sosyal medya hesapları ve kitapları aracılığıyla soykırıma karşı sesini yükseltmeye devam ettiğini vurguladı. Beydoun, Gazze'deki durumun hız kesmediğinin altını çizerken, "Nerede olursak olalım, sesimizi yükseltmeye, boykotu sürdürmeye ve soykırımın yanında yer alıp, yanlış yerde duran Adidas gibi güçlü şirketlere ve hükümetlere karşı durmaya devam etmemiz önemli," dedi.
Sosyal Medya Tepkileri
Reklamın yayımlanmasının ardından sosyal medyada da Adidas'a karşı büyük bir tepki dalgası başladı. Filistin destekçisi hesapların paylaşımlarıyla, İsrail askeri Biton'un yer aldığı reklama yanıt olarak markaya yönelik boykot çağrıları çığ gibi büyüdü. Adidas, bu baskılar altında Arapça Instagram hesabı üzerinden özür diledi. Adidas'ın Arapça hesabının 1,4 milyon, küresel hesabının ise 29 milyondan fazla takipçisi bulunuyor. Beydoun, bu tür boykotların, toplumsal bir hareketin parçası olarak büyük bir etki yaratabileceğini vurguladı.
Sonuç Olarak
Adidas'ın bu reklamı ve ardından gelen tepkiler, sadece bir marka için değil, aynı zamanda toplumsal bir bilinçlenme sürecinin de göstergesidir. Beydoun, bu tür olayların, insanların hakları ve adalet için seslerini yükseltmelerinin önemini bir kez daha hatırlattığını belirtiyor. Gazze'deki insani kriz devam ederken, bu tür tepkilerin ve boykotların, büyük şirketlerin politikalarını etkileme potansiyeli taşıdığına dikkat çekti.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.