Türk edebiyatının önemli isimlerinden biri olan ’ın 1914 yılında doğduğu ev, ’da bulunan üç katlı ahşap köşk, 2026 yılının şubat ayında 80 milyon TL bedelle satışa çıkarıldı. Bu durum, gazeteci Adil Bali’nin sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşım ile gündeme geldi ve halkın tepkisini topladı. Konunun Meclis gündemine taşınmasının ardından Yeni Parti İzmir Milletvekili Sedâ Kaya Ösen, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a yanıtlaması için 5 Mart’ta bir önerge sundu. Önergede, Orhan Veli’nin doğduğu evin müzeye dönüştürülmesi gerektiği vurgulandı ve Bakanlıktan bu konuda sorumluluk alması talep edildi.

Ösen, önergesinde, “Kültür ve Turizm Bakanlığı, Orhan Veli Kanık’ın doğmuş olduğu evin müzeye dönüşümü noktasında sorumluluk almalıdır” ifadelerini kullandı. Ayrıca, Bakan Nuri Ersoy’a, “Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2026 bütçesi içerisinde 80 milyon lira olan evin bedeli için gerekli harcama yapılabilecek durumda mıdır?” sorusunu yöneltti. Bu sorular, Bakanlığın bu konudaki tutumunu sorgulayan bir nitelik taşıyordu.

Bakanlığın Yanıtı

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 18 Ağustos’ta verdiği yanıtta, Orhan Veli Kanık’ın doğduğu evin özel mülkiyete ait olduğunu ve bu nedenle bakanlığın bu taşınmazın satışında bir yetkisi bulunmadığını belirtti. Ersoy, evin Beykoz’un Yalıköy Mahallesi’nde yer aldığını, 2. Grup Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı olarak tescilli olduğunu ifade etti. Bakan, ayrıca, evin korunması için bakanlıktan izin alınması gerekmeyeceğini de ekledi. Bu yanıt, birçok kişi tarafından eleştirildi çünkü geçmişte bakanlık, çeşitli taşınmazları kamulaştırarak müzeye dönüştürmüştü.

Kamulaştırma Örnekleri

Bakanlığın bu yanıtı, geçmişteki uygulamalarla çelişiyor. Örneğin, Diyarbakır’daki Cahit Sıtkı Tarancı Evi, Ordu’daki Paşaoğlu Konağı Etnografya Müzesi ve Sivas’taki Âşık Veysel Müzesi gibi birçok kültürel miras, bakanlık tarafından kamulaştırılarak müze haline getirilmiştir. Bu durum, Orhan Veli’nin doğduğu ev için benzer bir yaklaşım sergilenmemesi nedeniyle eleştiriliyor. Örneğin, Mehmet Akif Ersoy Hatıra Evi, 2010’lu yılların başında kamulaştırma girişimleriyle gündeme gelmiş ve 2018’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şairin yaşamını yitirdiği Mısır Apartmanı’nın dördüncü katındaki daireyi kamulaştırdıklarını açıklamıştı. Bu ev, 2 milyon 500 bin TL karşılığında kamulaştırılmış ve 2021’den beri müze olarak hizmet vermektedir. Bu örnekler, Bakanlığın Orhan Veli’nin doğduğu ev için benzer bir yaklaşım sergilememesinin eleştirilmesine neden olmaktadır.

Evin Satış Durumu

Şubat ayında 80 milyon TL’den satışa sunulan Orhan Veli’nin doğduğu evin fiyatı şu an 65 milyon TL’ye düşmüştür. İlanda, bu tarihi köşkün Türk edebiyatının önemli isimlerinden biri olan Orhan Veli Kanık’ın doğduğu yapı olarak tanıtıldığı ve yüksek tavanları ile ahşap dokusunun korunmuş olduğu belirtiliyor. Ayrıca, bu evin kültür evi veya prestijli bir yaşam alanı olarak değerlendirilebileceği ifade ediliyor. İlanda, “Bazı yapılar sadece bir ev değildir. Bir dönemin hafızasını taşır” ifadesi yer alıyor. Bu durum, Orhan Veli’nin doğduğu evin sadece bir taşınmaz olmanın ötesinde, kültürel bir miras olarak yaşatılması gerektiğini ortaya koymaktadır.

Sonuç olarak, Orhan Veli Kanık’ın doğduğu evin durumu, hem edebi miras açısından hem de kültürel değerler bakımından önemli bir tartışma konusu olmaya devam ediyor. Bu evin müze olarak yaşatılması gerektiği düşüncesi, birçok kişi tarafından savunuluyor. Orhan Veli’nin edebi mirası, Türk edebiyatının gelişiminde önemli bir yer tutmaktadır ve bu nedenle onun doğduğu evin korunması, kültürel bir sorumluluk olarak değerlendirilmektedir. Orhan Veli’nin doğduğu ev, sadece bir yapı değil, aynı zamanda Türk edebiyatının önemli bir parçası olarak da kabul edilmektedir. Bu nedenle, evin geleceği, kültürel mirasımızın korunması açısından büyük bir önem taşımaktadır.